• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
28 Haziran 2013 Cuma

Keşke o kişiler de orada olsaydı

Basın toplantısında, başkanın sağında Genel Sekreter Talat Yılmaz, solunda Asbaşkan Mithat Yenigün oturunca şöyle düşündüm:
“Keşke eski başkanlardan Ali Şen, Metin Aşık, Faruk Ilgaz, Tahsin Kaya ile Yıldırım’a karşı olan Mehmet Ali Aydınlar, Sadettin Saran, Aziz Yılmaz, Hakan Bilal Kutlualp gibi isimler de F.Bahçe’nin davasında, F.Bahçe başkanının yanında olsaydı”.
Kulüp sevgisi her şeyden önde ise “Bu geçici barış, kriz aşılıncaya kadar gösterilemez miydi!”
Eski yöneticilerden Recep Özcan, mahkeme kararı ile F.Bahçe’nin başkanı ve iki yöneticisinin görev yapmalarını engelliyor, akil insanlardan ses yok.
Aziz Yıldırım basın toplantısını “Kulüp başkanı olarak değil, şirket yönetim kurulu başkanı olarak yapıyorum” dedi. Mahkemede karar bozulmazsa, Yıldırım sadece futbol takımını yönetecek, amatör branşların sorumlusu başkanvekili ile diğer yöneticiler olacak. Ama Abdullah Kiğılı da yok. Sonra kulübe geldi. Meğersem trafiğe takılmış.
Ne oluyor? O 3 Temmuz’daki sevgi, desteğin enerjisi mi bitti?
Başkanın “UEFA sürecinden sonra kongre yapalım. Yasaklı, yasaksız herkes aday olsun” sözünün altında, “Beni sevmeyebilirsiniz, sevmek zorunda değilsiniz. Ama kulübümüzü düşünelim. El ele verelim” mesajı var.
Aynı gün öğlen mahkemede 8 sayfalık gerekçeli kararının (Dikkat edin 10 gün içinde alındı), akşam UEFA cezalarının açıklanmasının “Bir tesadüf” olduğuna inanmıyor. Birçok kişi de Başkan gibi düşünüyor.
Çünkü aylarca içeriden-dışarıdan yapılan baskılarla bunalan UEFA’nın adalet terazisinin doğru tarttığına kimse ihtimal vermiyor. Futbolun kurallarına da ters düştüğünü söylüyorlar.

OTYAKMAZ NE DEDİ?

Daha da önemlisi “Birileri düğmeye bastı. Kalemi kırdı. Ne büyükmüş Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe Kulübü. Denizli maçından bu yana oynanan oyunlarla yıkamayanlar, 3 Temmuz sürecinde taraftarı ile kenetlenen camiaya şimdi böl parçala taktiği uyguluyor” görüşündeler.
Başkan basın toplantısında beklenenin aksine gergin değil, sakindi. Ama yine de birtakım yerlere mesajlar gönderdi. “Ölene kadar mücadele edeceğim” demesi “Asla pes etmem” anlamında. “Kongrede herkes aday olsun” sözü de “Ben olmayacağım” değil, aksine, “Gelin, genel kurulda kongre üyelerinin önünde mücadele edelim” anlamında.
Bu olayın bir şike değil, “F.Bahçe ve başkanı üzerine yapılan operasyon” sözünün de açılımı şu olmalı;
“Benim dönemimde F.Bahçe çok büyüdü. Bunu kıskananların oyunları.”
Kim mi? Aziz Yıldırım’ı ve F.Bahçe’yi sevmeyenler.
60’ın üzerindeki gazeteci en çok Aziz Yıldırım’ın “Kulüpler Birliği’nde, şike ile ilgili Trabzon başkanına, Sivas başkanı ne söyledi” sözüne kilitlendi. Cevabını da iki dakika sonra sosyal medyadan aldı. Herkesin birbirine gösterdiği mesajda Mecnun Otyatmaz, Trabzon’un yeni başkanına ‘Sizin o günkü yöneticilerin bana neler teklif ettiğini biliyor musunuz?’ demiş. Acaba tapelerdeki gibi balık mı?
O sezon bir F.Bahçe’nin oynadığı maçlara bakıyorum, bir de Trabzon’un. Sonra F.Bahçeli futbolcuların “Bizim sahadaki alın terimizi kimse lekeleyemmez” sözüne.
Hepsi boş.
“Adı konulmamış gizli bir güç” deniyor ya, acaba Yıldırım ile F.Bahçe o bilinmeyen kuyunun içine mi çekildi?
Yazık, hayatını F.Bahçe’ye adayan 14 yıl omuzlarda taşınan bir başkanın iki senedir çektiği acılar. Bildiklerini yazsa, satış rekoru kırar kitabı. Herhalde, “Bu işi temizledikten sonra” görevi bırakınca yapar. Ama benim tanıdığım F.Bahçe sevdalısı Aziz Yıldırım bu işleri düzeltmeden teslim olmaz.

<p>Bedir Acar: </p><p>'Kur'an'da iki yerde geçen ve Hz. Ya'kūb'un ikinci adı veya lakabı olan İ

Vicdan öldüğünde geriye ne kalır?

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı

İşgalci İsrail, içlerinde hamile bir kadınında bulunduğu ailenin tüm fertlerini öldürdü

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi