• $7,3966
  • €9,0042
  • 442.466
  • 1551.57
25 Mayıs 2011 Çarşamba

Kaptan geç direksiyona

Deivid, Önder gönderildi. Kazım'a 'Kulüp bul' denildi. Başkan Aziz Yıldırım, Alex'i de çağırıp şöyle dedi:

Başkan'ın bu sözleri üzerine Alex şaşırdı... Ve ağzından bir tek söz çıktı: 'Peki, nasıl isterseniz...' Bu gergin ortamda seyircisiz Antalya maçı oynandı. Alex, Semih coştu. F.Bahçe herkesi yanıltarak lige 4-0 gibi farklı bir galibiyet ile başladı

Dokuz branşın yedisinde başarılı olmak, F.Bahçe'nin bir 'Spor kulübü' olduğunun belgesi olsa da Denizli'den sonra, Trabzon maçında da şampiyonluğu kaybetmek büyük camia için oldukça yıkıcı olmuştu.
O gece sabaha kadar televizyonda oturan Başkan Aziz Yıldırım hiç konuşmadı. İçinde fırtınalar kopsa da bir hafta düşündü.
Sonra Sportif Direktör Aykut Kocaman'ı yazıhanesine çağırarak, 'Daum gidecek. Takımın başına sen geç' dedi.

G.SARAY'I YENMEK GÜZEL DE
BİR yıl sportif direktörlük yapmıştı. Takımı yakından tanıyordu. Başta Alex olmak üzere futbolcular da 'Aykut hocayı' istiyorlardı.
Medya, taraftar desteği de vardı... Hazırlık maçlarında alınan sonuçlar, oynanan futbol birçok kişiyi mutlu etmese de herkes 'biraz zaman tanınmasından' yanaydı...
Almanya'da oynanan Gurbet Kupası'nda takım 80 dakika 10 kişi kalmasına rağmen maçı 1-0 kazanması, 'ezeli rakiplerini yenme açısından güzel' görünmesine rağmen şampiyonluğa giden yolun sancılı geçeceğinin bir işaretiydi.
NEDENİ de istenilen transferlerin bir türlü yapılamaması, golcünün alınamaması gösteriliyordu...
F.Bahçe'nİn Şampiyonlar Ligi ön eleme maçında Young Boys'a elenmesi lig öncesi ortamı iyice gerdi.
BİR hafta sonra lig başlayacaktı.
Önce Dia, sonra Niang alındı.
Ama ikisi de Antalya maçında yoktu. Üstelik seyircisiz oynanacaktı.

RADİKAL KARARLAR
Ve de uzun süredir gündemde 'Aykut Kocaman'ın hızlı, çabuk futbol anlayışında Alex'in olmaması, Semih'in satılma noktasına gelmesinin' tartışmaları vardı.
İSTEDİĞİ kadar Kocaman 'Benim hiçbir futbolcu ile sorunum yok' dese de, kapalı kapılar arkasında Alex'i istemediği konuşuluyordu.
Sorun bir tek Alex miydi!
BREZİLYALILAR bir grup olmuş...
KAZIM akıllanmamış. Young Boys maçında gördüğü kırmızı kartla takımı 10 kişi bırakarak Şampiyonlar Ligi hedefinden uzaklaştırmıştı.
Önder ile kaleci Volkan Babacan bulunduğu bir başka grup takımın havasını bozan eski alışkanlıklardan vazgeçmemişlerdi.
MİLYON dolarları alırken, transferde profesyonel, iş icraata gelince de 'Bana ne, paramı alır, keyfime bakarım' havasındaydılar.
Ve o gün, lig başlamadan 3 gün önce beklenen radikal kararlar alınmaya başlandı.
Deİvİd, Önder gönderildi. Kazım'a 'kulüp bul' denildi.
PEKİ Alex!
BAŞKAN kulübe çağırdı.
'F.Bahçe'ye yaptığın hizmetleri kimse inkar edemez. Türkiye'den ayrılsan da bir gün buraya tatile geldiğin vakit, seni herkes el üstünde taşıyacak' diye söze başladı.

PARA ÖNEMLİ DEĞİL
Sonra şöyle devam etti:
'Kaptan geç direksiyona'.
Taraftar protesto ettiği vakit tek başına ayağa kalkan, kaptanını alkışlayan ve 7 yıl hep yanında olan Başkan'ın bu sözleri üzerine Alex şaşırdı...
Ve ağzından bir tek söz çıktı:
'PEKİ, nasıl isterseniz...'
Taraftarların heykelini dikecek kadar sevdiği Alex'in A.Gücü'ne beş gol attığı maça kadar uzanan başarı öyküsünde hep Fenerbahçe sevgisinin yarattığı özveri var.
Devre arasında tedirgin olan yöneticilere 'Benim için para değil söz önemli' demesi ve arkasından 'Benden memnun değilseniz bavulumu toplar başka ülkeye giderim. Türkiye'de F.Bahçe'den başka takımda forma giymem' sözü bunun en güzel kanıtı.
İKİ yıllık sözleşme imzalarken bile 'indirim isteyen yöneticilere' bir dakika düşünmeden yılda aldığı 3.5 milyon eurodan vazgeçip 2 milyon 250 bin euroya imza atması da öyle.

İSTESEM SEMİH'İ SATARDIM
Neyse biz gelelim sezon başına... Başkan Alex ile konuşmasından sonra yan odaya geçti. İçerde Lugano vardı.
F.Bahçe'de sakatım diyor, Uruguay milli takımına gidiyordu.
Ona da 'Bu sene şampiyon olmak istiyoruz. Bizimle birlikte isen sorumluluk al. Yok bizimle değilsen, gitmek istiyorsan, sen bilirsin' diyerek bir yerde kapıyı gösterdi. Ve o gün Semih'i sordum...
Çünkü fısıltı gazetesine göre senede aldığı 1 milyon 300 bin euroyu beğenmeyen, yönetimin bir yıl uzatma hakkını kullandığı 100 bin euroyu az bulan Semih'i başkanın oynatmak istemediği konuşuluyordu. Güldü...
'Ben başkanım. İstemesem, sezon bittiği vakit satardım. Niye böyle bir şey yapayım?' dedi.

GALADA HERKES ŞAŞIRDI
Bu gergin ortamda seyircisiz Antalya maçı oynandı.
Ne mi oldu?
Alex, Semih coştu...
FENERBahçe herkesi yanıltarak lige 4-0 gibi farklı bir galibiyet ile başladı.
Daha da önemlisi o maçta takımın oynamak istediği göze hoş gelen, istekli, çabuk, az pas hatalı futbol vardı.

"kptncccc.jpg"Kim bu çocuk!

Manisa maçı öncesi herkes 'karalar bağlayan' bir havadaydı. Ya F.Bahçe bu maçı da kaybederse! 5 bin liraya transfer edilen genç' adeta harikalar yarattı

Trabzonspor maçı öncesi kaleci Volkan'ın sakatlanması tam bir kabusa döndü. Defans hataları yüzünden genç kaleci Mert'in eline top değmeden Trabzon iki gol attı.
En önemlisi ise Alex ilk 11'de yoktu.
Trabzonlular kaleci Volkan'ın olmamasından çok Alex'in oynamamasına sevinmişlerdi. Çünkü herkes Alex'ten 'Sahada ne zaman ne yapacağı belli olmuyor. Çok tehlikeli oyuncu' diye bahsediyorlardı.
SEMİH sakatlanınca Alex oyuna girdi. F.Bahçe 2-0 yenik durumdan skoru 3-2'ye getirdi. Son dakikada kazanılan frikik beraberlik için bulunmaz bir fırsattı. Alex topun başına geldi. Kaleye baktı. O anda kafasında düşünce olarak 'Ben bu vuruşu gol yaparım vardı'.
F.BAHÇELİLER de 'Beraberlik için bulunmaz bir fırsat olarak' görüyorlardı. Ama Alex, eski Alex değildi. Sadece duran toplar değil, top ayağına gelince de heyecan veremiyordu.
İlk yenilgisini deplasmanda alan F.Bahçe, arkasından PAOK'a yenilince ortam gerildi.
SEYİRCİSİZ oynanan Manisa maçı öncesi deyim yerinde ise herkes 'karalar bağlayan' bir havadaydı.
Ya F.Bahçe bu maçı da kaybederse!
TEDİRGİNLİĞİ Gökhan'ın yerine sağ bekte oynayan genç Okan bozdu. Televizyon başında maçı izleyen birçok kişi 'Kim bu çocuk' derken, kanat bindirmeleri, isabetli ortaları, kademe anlayışı ile '3 yıl önce Mardin'den 5 bin liraya transfer edilen genç' harikalar yarattı. Alex'e, Niang'a goller attırdı. 4-1 kazanılan maç bir süre için de olsa camia üzerindeki kara bulutları dağıtmaya yetti.
Ve bu maçın iki kahramanı vardı. Biri Okan, diğeri de genç Mert.

YARIN: Niang'ı hangi hakem övdü?

<p>Trump'ın ayrılışının ardından ABD'nin 46'ncı başkanı Joe  Biden ailesiyle birlikte yemin ederek r

Joe Biden, AB ile buzları eritir mi?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Binlerce su maymunu taşkın nedeniyle Edirne'ye geldi

Rusya'dan görenlerin aklını başından alan kareler