• $7,4176
  • €9,0208
  • 442.369
  • 1542.45
12 Şubat 2011 Cumartesi

Duygusallık gömleğini çıkardı

Kocaman, Malatya yenilgisinden sonra istifa etme yerine, hatalarını düzeltmeyi bildi

'Çok koşuyor' diye vazgeçmediği Caner'i yedeğe çekti, Santos'u kazandı, Dia'ya da sırt çevirmedi

Fenerbahçe'de antrenör olmak kolay değil. Aykut Kocaman'ı taraftar seviyor.
Futbolcu olarak sevenler, antrenörlükte de başarılı olmasını istiyorlar.
Hatta takım şampiyon olmasa dahi gelecek sene görevine devam etmesini isteyenler bile var.
Sevmeyenler ise 'Tecrübesiz buluyorlar.'
Kolay değil!
Daha önce hangi takımları çalıştırdı. Konyaspor, Malatyaspor, Ankaraspor.
Ne seyircisi var ne de medyası.
Maçı kaybetse bile normal karşılayıp, kızanı, bağıranı yoktu... Antrenmanlarını izleyen ne yöneticisi ne de taraftarı vardı.
Oysa Fenerbahçe'de...
Her gün her saat gündemde.
Yüzlerce kamera, binlerce taraftarın baskısı var.
Bu stresi yaşamak kolay değil.
Tecrübe de parayla alınan bir şey değil.
Önemli olan da hatalardan ders almak. Doğruyu bulmak.
İlk yarıya göre Kocaman'da büyük değişim var. Ruhuna, bedenine yapışan duygusallık gömleğini çıkardı. Satranç oyununun hamlelerini kurallara, mantığına göre yapmaya başladı.
12 hafta ısrar ettiği, bilgisayarcıların 'Hocam en çok koşan oyuncumuz' dediği Caner'den vazgeçti.
Carlos'tan sonra son on yılın gerçek sol beki Santos'u kazandı. Küsen Cristian'ı ateşledi... Niang'ı havaya soktu. Altı yabancıya takılan Dia'ya sırtını çevirmedi. Tam tersine moral vererek diri tuttu. Kayseri'de ağa olan, sadece hücumda rol alan Topuz'u iki yönlü futbolu ile takımın savaşan oyuncusu yaptı.
Oynayan, oynamayana kucak açtı.
Peki bunlar nasıl oldu.
Malatya yenilgisinden sonra, o gece duygusallığı bırakıp, istifa yerine yanlışların düzeltilmesini düşündü.
Bir günde kırmızı kriz düğmesinden elini çekerek, kendisini doğrulara götürecek hamlenin yeşil butonuna bastı.
İstifadan vazgeçti, herkese kucak açtı.
Başkan Aziz Yıldırım'ın 'Hep hoca, başkan suçlu. Hiç mi futbolcunun günahı yok' sözünden sonra herkes taşın altına elini soktu.
Farklılık, değişim de böyle oldu.

Topuz'a haksızlık yapılıyor
Kayseri'de ağaydı. Her şey ondan sorulurdu. Hocaları takımın oyun kurgusunu bile onun üzerine yaparlardı.
Sadece hücumu, golü düşünürdü.
Adam kovalamak, defansa yardım etmek onun kitabında yoktu.
Fenerbahçe'ye geldi, ilk sene bocaladı.
Sonra futbolun iki yönünün olduğunu öğrendi. Şimdi takımın vazgeçilmezi oldu.
Haftalardır iyi top oynuyor. Arkadaşları ona 'Milli takımın kapıları açıldı' diyorlar ama her aday kadro belirlendiği ismini göremeyince üzülüyor. Niye yokum diye kızıyor. Belki bu hırsı Fenerbahçe'deki futboluna olumlu yansıyor ama milli takıma çağrılmaması haksızlık değil mi!
Neden alınmaz. Söyle Oğuz hoca!
Beğenmiyor musun?

Kavganın temeli DERBi!
3 maçta 9 puan. İçeride Trabzon, deplasmanda Antalya ve Manisa maçları. Beklenmeyen başarı. F.Bahçe yara alsa, G.Saray, Beşiktaş ile zirveden 10 puan geride olsa kimse ağzını açmazdı. Panik F.Bahçe'nin şampiyonluk yarışına ciddi ortak olması. Kavganın esas nedeni ise iki hafta sonra oynanacak olan Beşiktaş-F.Bahçe maçı öncesi Federasyonu, MHK'yı, hakemi etkileme operasyonu.
Kafa karıştırma yöntemi.
Çünkü Türkiye'de yıllardır böyle yapılıyor. Bugün Beşiktaş, G.Saray. Yarın Bursa, belki de Fenerbahçe. İstanbul Büyükşehir maçından sonra Mete Düren 'Şampiyonluktan çok uzaklaştık ama kimin şampiyon olacağını biz tayin edeceğiz' dedi. Karabük maçından sonra da Serdar Adalı, 'Bize stat dışındaki olaylardan ceza verildi. Bundan sonra sorumluluk kabul etmiyoruz' açıklamasını yaptı.
Ateşin altına odunlar atıldı.
Allah o maçın hakemine yardımcı olsun.

Aşırı yükleme düşüş yapar mı?
Soru 1: Fenerbahçe'nin 7 içerde, 7 dışarda 14 maçı var.
42 puanın kaçını kazanır.
Herkesin elinde kağıt kalem hesap yapıyor.
Soru 2: Devre arası kampında Antalya ve Trabzon maçlarını düşünerek aşırı yükleme yapılan takımda 5 maç sonra düşüş olur mu!
Bu işi bilenler, bilimsel izleyenlere göre her takımda belli zamanlarda düşüş yaşanabilir. Bunun hızı rotasyonlarla azamiye indirilebilir. Çünkü kadrosu geniş, kulübe de oturanlar da kaliteli. Fenerbahçeli futbolcuların en büyük avantajı, 'Yalnız kendilerinin maç kazanması değil, Trabzon'un kaybettiği puanlarla moral kondisyonlarının yükselmesi, havaya girmeleri. İlk yarıdaki defans hatalarını yapmamaları, bireysel değil takım oyunun oynamaları.
Ortak kanı: Şampiyonluğa 75 veya 76 puan yeter. Düğümü de Kadıköy'deki Bursa maçı çözer. Erken zirve hesapları yapanlar bile var.

150 BiN DOLAR 41 sayılık farkı getirdi
Fenerbahçe'nin bayan basketbolcuları, Galatasaray sayesinde zengin oldular.   19 Ocak'ta Fenerbahçe Ekateringburg'a yenilse Euroleague'de daha zayıf bir takımla oynayacaktı.
Yönetim 100 bin dolar prim vererek bu maçı bayanlardan kazanmalarını istediler.
Amaç; yenerse Fenerbahçe grup birincisi olacak ve bir Avrupa maçında da Galatasaray ile karşılaşacaktı.
Öyle de oldu.
Birisini 22 diğerini de 19 sayı farkla olmak üzere rakibini iki maçta da yendi. Ve yönetim kurulu da işi üçüncü maça bırakmayan bayan basketbolculara 150 bin dolar prim daha verdi.
Yani; Fenerbahçe'nin bayanları  3 maçta toplam 250 bin dolar prim kazandılar...

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazı çıkışı basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Erdoğan

Kafe ve restoranlar ne zaman açılacak? Başkan Erdoğan açıkladı!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yarıyıl tatili zilini çaldı

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Brüksel'de NATO Genel Sekreteri ile görüştü