• $9,5963
  • €11,1926
  • 553.5
  • 1479.93
26 Nisan 2013 Cuma

Bu mücadeleye şapka çıkartılır

F.Bahçe takımı saat 20.00'de Samandıra'dan ayrıldı. Kocaman ve ekibi otobüse bindi. Futbolcular yoktu. Sonra öğrendim, kendi aralarında toplantı yapmışlar.

Bu, futbolcuların maça nasıl konsantre olduğunu gösterir. Sonra gözüm Sow'a takıldı. omzunda sırt çantası vardı. Ayakkabısı, forması soyunma odasında olduğuna göre o çanta neydi? Meğer içinde Kuran'ı Kerim varmış. Devamlı onu okuyormuş.

F.Bahçe, ilk yarıda futbol ve pozisyon olarak Benfica'dan bir adım öndeydi. Sow'un 90'dan dönen kafa şutu, ondan iki dakika önce de direğin dibinde nokta vuruşunu yapamadığı pozisyonlar vardı.

Hatta kaçan bir de penaltı.
Topu Cristian eline aldığı vakit, tribünde birçok kişinin aklına Lazio maçında Webo'nun attığı penaltı geldi. Bir anda "Neden atmıyor" diye kafalar karıştı. Oysa takımın 1. penaltıcısı Cristian'dı ve o maçta oyundan çıkmıştı. İkinci yarıda da iyi futbolunu devam ettirmesine rağmen yine direkten dönen topları vardı. Kuyt'ın direğin içinden dönen topu ve bir de Benfica'nın vardı. Güzel olan direkten dönen toplara ve kaçan penaltıya rağmen takımın maç kazanma hırsını kaybetmemesiydi. Sonunda şanssızlık Egemen'in golüyle kırıldı. Hem de nasıl? Bu kez top direğin içine vurarak girdi.

F.Bahçe'nin Benfica karşısında oynadığı futbol şapka çıkartılacak kadar güzeldi. Oyun disiplini, mücadele, yardımlaşma en üst düzeydeydi. Özellikle defans kusursuzdu.

Ama ben Gökhan ile Egemen'e ayrı bir paragraf açmak istiyorum. Gökhan, takımın yorulmayan dinamosuydu. Devamlı kanat bindirmeleri yaptı, takımı ileriye taşıdı.Egemen altın değerinde gol attı. Onun dışında mücadelesiyle F.Bahçe'deki en iyi futbolunu oynadı. Yobo da öyleydi.

Sıkıntı nerede biliyor musunuz? Sow ile Kuyt'ın arkadaşlarına yardım ederek alan daraltmaları güzel düşünce ama enerjilerini o bölgede harcadıkları için hücumda istenilen etkiyi gösterememelerinde. Salih'in oyuna girdikten sonra beklenen lokomotif enerjiyi sahaya yansıtamaması. Cristian ile Webo'nun çok basit sarı kart görerek rövanş maçında olmamaları.

Güzel olan ise çok şey var. İlk maçı kazanarak rövanşa avantajlı gitmeleri. Kupada oynadıkları futbolla dikkat çekmeleri. Kolay değil beyler! Bir sene kriz yaşayan, Şampiyonlar Ligi'ne gitme hakkı elinden alınan, Emenike, Niang, Santos ve Lugano gibi yıldızlarını kaybetmelerine rağmen küllerinden yeniden doğarak bu başarıyı yakalamaları. Helal olsun hepsine. Bu onurlu mücadeleleri ayakta alkışlanmalı. Şimdi önlerinde Portekiz'de oynayacakları bir 90 dakika var. Ondan sonra ver elini Amsterdam. Rüya gibi değil mi!

<p>Futbol, sahaları aşıp evlerimizdeki televizyonlara, günlük  aktivitelere ve tabi ki son olarak oy

Neden PES Atarız?

Kütahyalı marangoz ahşaptan susuz ceviz soyma makinesi icat etti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ekim 2021)

Eren-13 operasyonları kapsamında 4 terörist etkisiz hale getirildi