• $7,3662
  • €8,9476
  • 438.973
  • 1539.69
12 Nisan 2012 Perşembe

Bir dakikada gelen mucize

Futbolda şansa inanırım... Hatta topun sevmesine de... Futbol oynayanlar bu iki sihirli sözcüğü hep söylerler. F.Bahçe ilk yarıda tanınmayacak kadar kötüydü. Gökhan'ın hazırladığı Sow'un kafa şutundan başka pozisyonu da yoktu. Sahada yürüyen, mücadele etmeyen, ruhsuz, isteksiz bir F.Bahçe vardı. Üstelik ikinci yarının başında Kayseri 2-0 öne geçmişti. Herkesin bitti dediği oyun, bir dakika sonra yeniden başladı.
Kayseri kalecisi Gökhan'ın Cristian'ın olmayan pozisyonda çektiği şutta topu içeri çekmesi F.Bahçe'yi canlandırdı. İşte o andan sonra her şey değişti. Sahada gezen, mücadele etmeyen F.Bahçe'ye sanki sihirli bir el değmişti. O dakikaya kadar santrayı geçmeyen, üç metrelik alanda yan ve geri pasla vakit geçiren Cristian ileri çıkıp Alex'in rolünü üstlendi.
Haftalardır kötü oynayan Stoch ile Dia'nın yerine Özer ve Bienvenu'nün girmesi takımı canlandırdı. O dakikaya kadar olmayan ateşleme görevini bu ikili üstlendi. En azından sahada ileri oynayan, gol pozisyonu arayan bir takım vardı. Hele hele haftalardır oynatılmayan Semih'in de oyuna katılmasıyla F.Bahçe'nin bu maçı uzatmalara taşıyacağı gün gibi belli olmuştu. Çünkü 2-0'a kadar sahada futbol oynayan Kayseri, kalecilerinin yediği hatalı golle paniğe girmişti. F.Bahçe ise oyunun kontrolünü eline almıştı.
Oynatılmayan, kulübede oturtulan Özer-Semih ikilisinin hazırladığı Sow'un altın vuruş yaptığı gol F.Bahçe'ye kupada ikinci bir şans verdi. Uzatmalarda ise kaleci Mert'in kurtarışı vardı ve F.Bahçe, farklı yenileyeceği maçı penaltılara kadar götürdü.
Sonunda da maçı kazanarak tur atlamasını bildi. Ancak bu maçtan alınacak çok dersler var.
1- Alex'in rolünü üstlenecek oyuncu yok. Bunu ne Caner ne de Stoch yapabilir.
2- Emre'nin de boşluğu dolmuyor. Çünkü orta sahada savaşan, takıma tempo getiren 2. bir oyuncusu yok.
3- F.Bahçe, Kayseri maçında oynadığı futbolu oynarsa pazar günü kendi sahasında çok zorlanır.

Bu maçta dikkatimi çeken bir şey oldu. Penaltılarda, futbolcular, malzemeci, masör, doktor kim varsa hepsi saha kenarında omuz omuzaydı. Her penaltı atışında heyecan duydular. Dikkat ettim Aykut Kocaman o futbolcular arasında yoktu. Yedek kulübesinin bir kenarında tek başına olanları seyrediyordu. Acaba F.Bahçe'nin kötü futboluna mı üzülüyordu, yoksa bel bağladığı futbolcuların acı haline mi!

<p>EGE'DE TÜRKİYE'NİN HAKLILIĞI ÇOK AÇIKTIR'</p><p>'Adına Egeler denilen, aslında bizim Adala

'Ege'de Türkiye'nin haklılığı çok açıktır'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Muğla'da tarım alanları su altında kaldı

Mehmetçik yeni kamuflajlarıyla görev başında