• $7,3768
  • €8,9347
  • 435.268
  • 1459.77
06 Ocak 2011 Perşembe

Belge var araştıran yok

Futbolda temiz eller operasyonu yapılacaksa, 7 Şubat 2007 tarihindeki televizyon programından başlanılmalı

O gün Haluk Ulusoy'un sırdaşı, yönetim kurulu üyesi Hüsnü Hayali canlı yayında şöyle demişti: 'Eğer Aziz Yıldırım, Ulusoy ile diyalog içinde olsa Fenerbahçe, Denizli'den galip ayrılır, şampiyon da olurdu.'... Ve Denizli Başkanı Ali İpek'in televizyonlara çıkıp, günlerce 'Federasyonda çantacılar dolaşıyor. Maç bitsin isimlerini açıklayacağım' sözü ve sonraki suskunluğu. İşte karanlık bir dönemin şifreleri:

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın 'Denizli maçı araştırılsın' sözü sulandırılmadan, gerçekten incelenmek isteniyorsa ve Türk futbolunda temiz eller operasyonu yapılmak isteniyorsa, 07.02.2007 tarihinde Hüsnü Hayali'nin atv'de Ahmet Çakar ve Ersin Düzen ile yaptığı programdan başlamalı.
Önce Hüsnü Hayali kim onu hatırlayalım:
O dönem Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy'un arkadaşı, sırdaşı ve federasyonun yönetim kurulu üyesi.
Ne demişti;
'Aziz Yıldırım ile Haluk Ulusoy'un yıldızları hiç barışmadı. Fenerbahçe Kulübü Başkanı, Federasyon Başkanı'nın yüzüne karşı, ona karşı olduğunu söyledi. Başkaları gibi yalakalık yapmadı. 'Emrindeyim', deyip aleyhine oy kullanmadı. İyi diyalog içinde olsaydılar F.Bahçe, Denizli'den galip ayrılır, şampiyon da olurdu.'

NEREDE ÇANTACILAR
Canlı yayındaki konuşma devam ediyor: 'Haluk Ulusoy, Aziz Yıldırım gerginliğinde hakemlerin etkisi olur mu derseniz, her şey olabilir derim..'
Hatırlayın o günü.
Tribünlerden sahaya atılan konfetiler yüzünden maç 17 dakika uzatıldı.
Ve o maç öncesi her televizyon kanalına çıkan, 'Futbol Federasyonu'nda çantacılar geziyor. Hepsini açıklayacağım' diyen Denizli Başkanı Ali İpek'in sözlerini!
Ne oldu!
Nerede çantacılar. Kim sordu, araştırdı. Kamyonlarla stada taşınan konfetileri kim ortaya çıkardı.
Neden hakem iki dakikada bir sahaya atılan konfetiler karşısında, 'Bunun adı futbol değil' diyerek tavır almadı. Alamadı. Soyunma odasına gitmedi! Doğrular öğrenilmek isteniyorsa bunlar araştırılmalı.

BAŞKAN çizmeyi giydi
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, futbolcularını televizyon kanalında, gazete sayfalarında tenkit etmeyi sevmez.
Sorun varsa, çağırır yüzlerine karşı söyler. 12 yıl bunu hep böyle yaptı.
Şimdi ise onlara güvendiğini, inandığını söylüyor. 'Performanslarını üst düzeye değil, normal çizgiye getirsinler şampiyon oluruz' derken, kalitelerini oyuna yansıtmamaları durumunda sezon sonunda büyük operasyonun sinyallerini veriyor.
Bunu derken de geleceğe yatırım yapan Aykut Kocaman'a sahip çıkarak, futbolculara, 'Siz sahada başarısız olursanız, bunun sorumlusu ne hoca ne de yönetimdir. Artık o  devirler bitti' mesajını veriyor. Yedek kalınca küsen oyuncuya da 'Ayağını denk al' diyor. Bunlar televizyon konuşmalarının şifreleri.
Bir de ikinci yarı hazırlıklarındaki sıcak görüntüler var.
Mesaj yerine gitmişki, herkes idmana erkenden geldi. Kimse 'Uçağı kaçırdım, hastaydım' bahanesine sığınamadı.
Daha da önemlisi Samandıra'da ilk gün, idmandan saatinde çok önce futbolcular, yakın buldukları gazetecilere, dostlarına devamlı başkanı, o konuşmasını sormaları...
Futbolcuların tedirgin olmaları...
Samandıra'daki rahat düzen 4 Ocak tarihi itibariyle bitti. İki saat idman yap, sonra kafana göre takıl rahatlığından, tam gün mesaini kulübüne ver olağanüstü döneme dönüşün işaretidir.
Başkan Aziz Yıldırım çizmelerini giydi.
Her gün idmana giderse kimse şaşırmasın. Bunun anlamı,  Aykut Kocaman'ın işine karışmak de- ğil, sorunları çözmek.

Garanti para tembelliğe itiyor
TÜRK futbolunun bugün en büyük sorunu futbolcularla yapılan garanti para sözleşmesidir.
Belki diyeceksiniz ki, 'Yabancı oyuncu başka türlü gelmiyor.'
Bu konuda haklı olabilirsiniz.
Ama 'Oynasa da, oynamasa da o parayı nasıl olsa alacağını bilen' yabancı kendini sıkıntıya sokmuyor.
Yerlilerin ise büyük takımlara gelince hedefi  bitiyor.
Yabancı para için geliyor, yerli büyükleri son durak olarak görüyor. Ondan sonra da kimseyi takmıyor. Garanti para yerine daha fazlasını ver ama maç başına böl.
'11'e girersen tam, 18'e girerken yarım, kadroya giremezsen hiç yok de' bakalım ne olacak!
İdman şekli bile değişir.

Türkiye'de güzel işler de yapılıyor
Her şeyi beğenmiyoruz. Güzellikleri görmek istemiyoruz. Kavgayı, muhalefeti, ön plana çıkarıyoruz. Bunun adına da 'Reyting' diyerek 'Halk böyle istiyor'a sığınıyoruz..
Oysa Türkiye'de güzel işler de yapılıyor.
Sporda son 15 yılda neredeyse çağ atladık.
Hatırlayın.
20 milyon nüfusu olan İstanbul'da bir tek Spor Sergi Sarayı vardı.
Bugün her taraf salon dolu. Seyircide patlama var.
Salonları müessese takımlarının otobüslerle götürdüğü işçiler değil, para veren çocuklu aileler dolduruyor.
Ya statlar!
Onu da hatırlayın.
Tribünlerde oturacak koltuk yoktu. Zeminler balçık çamurdu. Yağmur yağdığı vakit göl olurdu. Topa vuran futbolcunun ayağından ayakkabısı çıkardı.
Şimdi!
Hepsi pırıl pırıl... Yemyeşil çim. Alttan da ısıtmalı.
Tribünler lüks, sahalar güzel. Her takımın kamp tesisleri Avrupa ayarında. En az 3-4 tane de antrenman sahası var.
15 yıl önce Türkiye'ye gelen yabancıları hatırlayın.
Sıradan, basit, hava olsun diye getirilen beşinci sınıf oyunculardı.
Şimdi? Dünya yıldızları geliyor. Televizyonlarda hayran hayran izlediğimiz, posterlerini duvarlarımıza astığımız ünlüler şimdi Türkiye'de.
Nasıl oldu!
Milyon dolarlara çıkan naklen yayın gelirleriyle.
Büyük düşünen yönetimlerle.
Yöneticiler eskiden forma reklamı almak için televizyonculara maçlarını yayınlamaları için dil dökerlerdi.
Şimdi Digitürk sayesinde 250 milyon dolar kazanıyorlar. Onun için de Anadolu takımları, büyüklere meydan okuyor. Tek eksiğimiz bizim çocuklarımız. Yetenekli gençler çıkaramıyoruz.
Amatör, profesyonel 6 bin 828 futbol kulübümüz  var.
Futbol Federasyonu kayıtlarına göre lisanslı futbolcu sayımız 544.572.
Ama gelecek vadeden 50 isim sayamıyoruz. Çıkanları da koruyamıyoruz.
İşte Arda'ya yapılanlar.
Bu sorunu aştığımız anda Türk futbolu daha büyür.
Bunun da yolu iyi eğitimci ve Avrupa'daki devşirmeler değil, Türkiye'deki gençlerdir.

<h3>Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu, CHP'nin 'Militan' provokasyonunu AKŞAM TV

CHP neden 'Militan' provokasyonu yapıyor?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Tırnağınıza diş macunu sürüp bekleyin! Faydalarını öğrenince şaşıracaksınız

vahşi hayvanların komik halleri