• $9,3
  • €10,8273
  • 528.908
  • 1429.85
17 Aralık 2010 Cuma

Aynalar yalan söylemez

Aykut Kocaman'ın birçok şeyini eleştirebilirsiniz. Ancak 'Paramı alırım yan gelir yatarım' diyen 'iki ruhlu' oyuncuların, A.Gücü maçına gitmeyen yöneticilerin, Samandıra'yı kendi başına bırakan Başkan Aziz Yıldırım'ın hiç mi suçu yok?

En iyi santrfor alındı... Niang geldiği gün herkes 'Tamam, işte Fenerbahçe'nin yıllardır aradığı golcü' dedi.
Kanat oyuncuları yoktu.
En iyi 100 metreci atletle yarışacak sprinter Dia ile oyuna tempo getiren Stoch alındı. Ne değişti!
Fenerbahçe'de o kadar çok sorun var ki...
Takım 1-0 öne de geçse herkeste 'Gol yiyeceğiz' korkusu var. İkinci golü de atsa, 'Bir gol yersek dağılırız' endişesi hakim.
60. dakikadan sonra takım duruyor.
Gol yiyince dağılıyor, panikliyor.

SORUN HOCADA MI?
Deplasmanda maç kazanamıyor, kendi sahasında zorlanıyor.
Kazanacağı Kayseri, Gaziantep maçlarını son 10 dakikada kaybetti.
Alex oynarsa havaya giriyor. Kaptan yoksa dümene geçecek ikinci bir oyuncusu yok. Neden!
Sorun hoca da mı, futbolcu da mı!
Yoksa sistemde mi!
Geçen sezon Gökhan, Lugano, Bilica, Santos veya Vederson'dan oluşan defansın önünde Cristian ile Emre vardı. Koca bir sezon 34 maçta 28 gol yedi.
Bu sene Vederson'un yerine Caner alındı, bir de göbeğe Yobo. İlk yarı bitmeden 16 maçta 21 gol yedi.

KULÜBENİN GÜNAHI NE
İki kenar oyuncu Dia ile Stoch'un adam kovalamamaları, defansa yardım etmemelerinden mi!
Yoksa ileride kurulmak istenen defans anlayışının getirdiği sıkıntılar mı!
Gol atamayınca 60. dakikadan sonra 'Eyvah bu maçı da kaybedeceğiz' endişesi ile oyun disiplininden kopan futbolcuların 'Bireysel futbolu tercih' etmelerinden mi! Veya vazgeçilmez gibi görünen kötü oynasa da sorun olmasın diye çıkarılmayan oyuncular da mı!
Lugano, Emre, Niang, Fenerbahçe'nin omurgası. Üçü de sakatlıktan yeni kurtuldu. Kondisyon çalışması yapmadan formayı giydiler.
O vakit kulübede oturanların günahı ne!
Suç Aykut Kocaman'da mı! Oyuncu tercihlerini, geç değişikliklerini, hatta Fenerbahçe'nin çöküşünü hazırlayan sol kanada çözüm bulamayışını eleştirebilirsiniz. Formayı adaletli dağıtmıyor, takımın üzerinde etkisi de az diyebilirsiniz.
Hatta, Cristian'ı kazanan bir hocanın, Brezilya Milli Takımı'nda öyle veya böyle oynayan Santos'u kulübeye oturtup, hata üstüne hata yapan Caner'de ısrar etmesini yanlış bulabilirsiniz.

AYNAYA BAKSINLAR!
Ama 'Paramı alırım, yan gelip yatarım' diyen, kafasını futboluna değil, başka işlere çalıştıran 'İki ruhlu oyuncuların' hiç mi günahı yok?
Onun için herkes aynaya baksın.
Ankaragücü maçına Ankara'da oturan Nihat Özbağı, Serhat Çeçen ve Mithat Yenigün'den başka gitmeyen yöneticiler de, futbol takımına karışmayarak Samandıra'yı kendi başına bırakan Başkan Aziz Yıldırım da, 'Fenerbahçe yenilsin de ben de eteğimdeki taşları dökeyim' diyenler de.
Aynalar yalan konuşmaz.

Yasada eksik var
SPORDA şiddet yasası yeni yılda çıkar. Kulüpler istiyor... İktidar-muhalefet de anlaştı. Sorun kalmadı gibi. Ancak eksikler var.
Uygulamayı devlet yapacak, iyi güzel de her gün bir olayın peşine koşan polis hangisi ile uğraşacak? İngiltere'de olduğu gibi özel spor polisi kurulmalı. Bu konuda uzman emniyet müdürleri, amirler var. Tek eksik alt kadroda...
O da kısa zamanda eğitilir ve bu ekip sporun dışında hiçbir olaya karışmaz. Maaşları da bilet fiyatlarının üzerine konacak küçük bir rakamla karşılanır. Devlete de yük olmaz.
O zaman yalnız spor olaylarına bakan polis, hangi statta, hangi taraftarın ne yapacağını bilir. Bugün olaydan olaya koşan polis, maç olduğu vakit zoraki gidiyor. Anadolu'da güçlük yaşanıyor.
Spor polisi olursa bunlar da yaşanmaz. Yapılacak tek şey 'Şiddet Yasası çıkması için herkesin anlaştığı' yerde bu özel spor polisi kurulmasını da kanuna dahil etmek.

Cehennem soğuyuncaya kadar Fenerbahçeliyim
E5'ten Bayramoğlu sapağını geçince, Darıca'ya gelmeden yolun sağ tarafında fabrikalar var. Birisinin duvarında 10 metre uzunluğunda bir pankart asılı. Şöyle diyor;
'Cehennem soğuyuncaya kadar Fenerbahçeliyim...' Çatısında da 4 direk var... Hepsinde F.Bahçe bayrağı dalgalanıyor. Kimdir, ne iş yapar öğrenemedim. Fabrikanın ismini de okuyamadım. Ama kafam pankarttaki o yazıya takıldı. Cehennemin soğuma ihtimali var ya da yok... Kulüp sevgisini, takım aşkını o kadar güzel anlatmış ki bunu sizlerle paylaşmak istedim.

Şampiyon belli peki ikinci kim!
Trabzon'un yerine F.Bahçe, G.Saray, Beşiktaş'tan birisi lider oldu. Diğer takımlarla da puan farkı, 9, 12, 19 olsa o zaman ne denirdi! Lig bitti, ikinci kim olacak! Bu futbolları ile üç büyükler zirveyi yakalayamazlar. 9 puan fark asla kapanmayacak bir rakam değil. Ama oynadıkları futbol ortada. Trabzon hem iyi oynuyor hem de havayı yakaladı. Karadeniz takımı İstanbul'a geliyor, Olimpiyat Stadı'na 61 bin taraftarı gidiyor.
F.Bahçe, G.Saray, Beşiktaş bu kadar seyirciyi toplayamadı. Kendi statlarında boş trübünlere oynuyorlar.

Pazar günü Ankara'da pazartesi Dereağzı'nda
Genç Gökay, pazar günü Ankara'daydı. A.Gücü maçında kulübede oturdu. Maçtan sonra birçok kişi, 'Keşke ikinci yarı Gökay oynasaydı, orta saha bu kadar açık vermezdi' diye genç oyuncunun kulaklarını çınlattı.
Haklılar da. Emre'nin sakatlığından sonra iki maç mükemmel oynadı. Tam da Aykut Kocaman'ın istediği gibi. Tribünlere hoş görünmek için ne çalım yaptı ne de oyun içindeki çizgisini bozdu. Kocaman'ın istediği gibi ayağa pas, tek topu mükemmel oynadı. Genç olduğu için de Emre girince takımdan kesildi. Pazartesi günü bir baktım; Gökay, Dereağzı'nda Dardanel ile yapılan maçta A2 takımında oynuyor. Asansör futbolcu olmuş. Bir gün Samandıra, ertesi günü Dereağzı'nda. Bu şartlarda genç futbolcuyu nasıl kazanacaksın?
Yürekli ol hocam. Hiç değilse F.Bahçe tarihine yıllar sonra alt yapıdan oyuncu kazandıran hoca olarak tarihe geç.

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Başkan Recep Tayip Erdoğan'a Angola ziyaretinde  eşlik eden eşi

“Geleceği kadınlar belirleyecek”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Togo'ya geldi

Bufalonun hatası canına mal oluyordu! İşte o anlar...

İsrailli dalgıç Akdeniz'de Haçlılardan kalma kılıç buldu