• $7,4021
  • €9,0182
  • 441.016
  • 1537.05
20 Ekim 2011 Perşembe

Zihniyetimiz aynı kaldıkça nasıl değişebiliriz?

Kibrin, kabalığın, üst perdeden konuşmanın, kendini, haddini bilememenin egemen olduğu bir politika ikliminde yaşamaktayız. Bu kurşun gibi ağır hava ülkemin insanının duygu dünyasını kuşatıyor: Çabuk sinirlenen, öfkeli, mutsuz insanların sayısı artıyor giderek.
İktidar güzel, özgür değişimler yaşadığımızdan emin. Nasıl yaşamamız gerektiği konusunda bize öğüt veriyor. İktidarın tahammül edilemez kibri beni ürkütüyor. Muhalefete de bulaştırıyorlar bu kibri. Artık bu ülkenin muhalefeti de iktidarın ağzıyla konuşuyor nicedir. Gündemi ve üslubu belirleyen iktidar. Elbette sayısız iktidar medyası. Muhalefet farklılığını fark ettiremiyor. Aynı kaba, sokak ağzı sözler. İki taraf da haklılıklarından o kadar emin ki. İki tarafta da yeterli özeleştiri yok. Kültürümüzün çekirdeğindeki edep ortadan kalkmış. Vitrinlere oynayan kavgacı siyaset.
Böyle bir siyaseti hak ediyor muyuz? Biz nasıl bir ülke olmalıyız ki siyasetimiz bu düzeydedir? Medya da sürekli körüklüyor: Bağırıp çağırmak, laf atmak, hakaret etmek bir güç gösterme biçimi olmuş. Biz sesi siyaset alanına ulaşmayanlar, siz garipler, mahcuplar, yoksullar, hakkı yenenler, farklı olduğu için bir kenara itilmişler, bu siyaseti hak ediyor muyuz? Ne yaptık ki bunlar başımıza geldi?
Pişkinlerin, çokbilmişlerin yanıtı: Değişiyoruz. Her ülkede böyle yaşanıyor siyaset. Edep siyasette aranmaz. Orası bir savaş alanıdır. Kazanan haklıdır daima. Haklı olanın kazanması gerekmez. Haklıysa, siyaset yapsın, mücadele etsin, iktidarı kapsın.
Ben soracağım yine: Siyasetimizi düzeyli, edepli kılmak elimizde midir? Elimizde ise bunu nasıl başarabiliriz? Anayasaya siyaset düzeyli, edepli, öteki insana saygı ile yapılmalıdır maddesini koyarak değil elbette.
***
Ülkemde memnunlar ve memnun olmayanlar farklı dünyalarda yaşıyorlar. Memnunlar, anayasa değişikliklerinden, içki sigara, telefon, bir kısım araba zamlarından umutlu. Memnunlar Türkiye'nin gittiği yerden emin: Evrensel dünyada bizi güçlü kılacak değişime, özgürlüğe doğru gidiyoruz. Yeni anayasadan çıkacak kuşu bekliyoruz. Anayasa bir gelsin, sen bizi gör. Vatandaş bunca yıl vatandaşlığını yaşayamadı. Neden? Bu kötü, darbe anayasasından. Bunca yıl bizi özgürlüğümüzden eden güçleri ortadan kaldırdık. Anayasam, canım benim. Sen şu özgürlüğümüzü ezen derin, gizli devletten kurtar bizi. Memnunlar, anayasadan gelecek müjdeyi bekliyor.
Memnunların bir bölüğü güce tapanlardan. Güçlünün yanında olmak onlara güven veriyor. Güçlüyü güçlü kılmak onların varlığı için gerekli. İktidar yerinde durdukça işleri yürüyecek. Gelecek korkuları ortadan kalkacak. Her devrin, her iktidarın memnunları onlar.
Mutsuz ama memnunlar var. Bu iktidardan başka alternatif yok. Ne güzel işler yapıyor adamlar. Muhalefet tutarsız, beceriksiz. İktidara destek gerek. Daha iyisi yok. Keşke olsaydı. Mutsuzuz ama daha mutsuz olmamak için memnunuz bu iktidardan. Öyle diyorlar, bu yarı memnunlar.
Memnunum çünkü iktidarla ortak çıkarlarım var. Bu grup da çıkarcı memnunlar grubudur.
Memnunum çünkü Başbakan'ın karizması beni büyülüyor. Büyülenen memnunlar.
Memnunum çünkü İslam'ı Ortadoğu'da güçlü kılan bir iktidarımız var.
Memnunum çünkü bağlı bulunduğum cemaat memnun.
Memnunum sağlık hizmetleri düzene girdi.
Memnunum okuldan atılma kalktı, atılanlara af geldi.
Memnun olmayanlar. Bir kısmı ne yapsanız memnun olmayacak onların. Ezeli ve ebedi memnun olmayanlar. Bunların bir alt kümesi de memnun olmayarak memnun olanlar olarak kendini gösteriyor. 
Diğer memnun olmayanlardan bazılarının iddiaları:
Cumhuriyetin kurucu değerlerine ters işler yapılıyor. Bu iktidar ülkeyi hızla bataklığa sürüklüyor. Ülkenin gidişi iyi değil.
Bu ülkeyi bir araya getiren 'Türklük' kavramından uzaklar.
Ülkeyi bölecekler. Terörle baş edemiyorlar. Hapiste uzun süredir yargılanmayı bekleyenleri görmüyorlar. Adalet duygusunu yitirmişler.
Halkların kardeşliğini, ezilenlerin haklarını anlayamıyorlar.
Yobazlar.
***
Ben memnun olmayanlardanım. Zaman zaman acaba memnun olabileceğim bir iktidar nasıl mümkündür diye sorarım. Kendini acımasızca eleştirebilen, içten, kibirden uzak, sanatın, düşüncenin inceliklerine gönül vermiş; farklı, ezik, hakkı yenmiş olana hangi hayat tarzı içinde ve hangi dünya görüşü içinde olursa olsun sahip çıkan, dinlemeye, anlamaya hazır bir iktidar düşlerim hep. Vah vah diyebilirsiniz içinizden. Ben de kendime öyle diyorum.
Anayasa hiç umurumda değil. İnsanların manevi iklimi, zihniyeti, birbirlerine bakış tarzı değişmedikçe, zevahiri kurtarmaya çalışan çabalar bana anlamlı gelmiyor. O sığ, o kıskanç, o içindeki zayıflığı saklamaya çalışmak için etrafa her türlü kabalık silahıyla saldıran bakış bu ülke medyasına, siyasetine, kültürüne egemen oldukça,  vitrine konmuş sözde 'iyi' değişimler ülkemizi teğet geçer.

<p>Başkan Erdoğan: Türkçe'de kelime katliamı oldu </p><p>KÜLTÜR VE TURİZM ÖZEL ÖDÜLLERİ </

21 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Ankara'nın en yaşlı iki kadınına koronavirüs aşısı yapıldı

Bülent Turan, 1915 Çanakkale Köprüsü inşaatında incelemelerde bulundu