• $7,3771
  • €8,9424
  • 436.263
  • 1465.46
09 Şubat 2012 Perşembe

Yüksek Hukuk Enstitüsü

Sevgili okurlarım ölmez de yaşarsam ülkemizin durumunu farklı 'yüksek enstitüler' olarak anlatmaya devam edeceğim. Demokrasi enstitüsünü anlattım. Şimdi hukuku anlatıyorum. Sıra diğer enstitülere gelecek.
***
Efendim, ülkenin birinde birden enstitüler açılmış. Köylerde, beldelerde bile olan bu enstitülerden birinin adı Yüksek Hukuk Enstitüsü imiş. Burada yüksek olan enstitü değil hukukmuş.
Bu enstitünün adını duyanlardan bazı aklı kıt olanlar şaşıyorlarmış: 'Hukukun yükseği alçağı mı olur yahu?' diye soruyorlarmış. Elbette bu soruyu soranların nasıl ebleh insanlar olduğu enstitünün amaçları ve yapısı ortaya çıkınca daha açık biçimde görünüyormuş. Ülkenin yüksek menfaatleri için olan hukuka yüksek hukuk deniyormuş. 'Hukuk yönetimin işine yaramıyorsa kimin işine yarar ki? Yönetim ne içindir? Vatan, millet için. Öyleyse hukuk da vatan millet içindir. Vatanın çıkarlarıyla çatışan hukuk, hukuk değildir, illa hukuk diyecekseniz ona, onun adı alçak hukuk olur, yüksek hukuk olamaz. Peki, kim bilir ülkenin çıkarını? Yönetim. Öyleyse hukuk yönetim içindir. Bu görüşlere karşı çıkan çetelerle bunun için mücadele ediyoruz' diyorlarmış.
Enstitü üç anabilim dalından oluşuyormuş: 1. Hukuku Ayarlama Anabilim Dalı 2.Yüksek Hukuka Erişme Anabilim Dalı 3. Yüksek Hukuka Karşı Çıkanlarla Mücadele Anabilim Dalı.
Bu enstitü dört yıllık bir eğitim veriyormuş. Öğrencilerinin daha önce hukuk eğitimi almaları gerekmiyormuş. Çevresinde sevilen, yönetimin gözüne girmiş, kimseye bir ziyanı olmayan her dürüst okuma yazma bilen vatandaşa açıkmış enstitü. Öğrenci olarak kabul edilenler yüksek hukuk eri olarak mezun olduktan sonra topluma hizmete gönderiliyormuş. Kabul edilmede saflık, dürüstlüğün yanı sıra 'ülke yönetiminin gözüne girme' koşulu zaman zaman hukuk karşıtı ülke düşmanlarınca eleştiriliyormuş. Yöneticiler ise insanının göze giren bir varlık olduğunu söyleyerek eleştirilere cevap veriyorlarmış. 'Bu enstitüyü açmadan önce hukuk, guguk düzeyindeydi. Şimdi gözümüze girenler hukukun bayrağını çok yükseklerde dalgalandıracaklardır' diyorlarmış.
Üç anabilimden ayrı ayrı mezun olanların diploma unvanları da farklıymış. Hukuku Ayarlama Anabilim Dalı'ndan mezunsanız 'ayarlayıcı hukuk eri' olarak mezun oluyorsunuz. Bu hukuk erlerine eğitimlerinin ilk yıllarında genel hukuk bilgisi ve genel kültür dersleri verildikten sonra ülkenin genel yönetim politikası doğrultusunda hukuku nasıl 'esnek' hale getirebilecekleri öğretiliyormuş. Buradaki esneklik hukuku yok etmeye çalışan çetelere karşı mücadelede gerekli olan esneklikmiş. Bu hukuk erlerinin hiçbiri hukukçu unvanı taşımadığı için hukuk hizmetlisi adıyla açılan kadrolarda hukukçulara yardım edip yol gösteriyorlarmış. İnce bir yorumlama zekasıyla kanun boşluklarını vatan millet adına yorumlayabilme onların işi imiş. İçlerinde Daha Yüksek Hukuk uzmanlığı yapanlar (Enstitüden mezun olduktan sonra en az iki yıl daha çalışıp, projeler, tezler hazırlamak gerekiyormuş!) Uzun vadede ülkeye yüksek hukuku getirmenin stratejisini hazırlıyorlarmış. 'Artık Yüksek Hukuk zamanıdır, Ayarlayıcı Hukuk Erleri Haydi İş Başına' diyorlarmış.
Yüksek Hukuka Erişme Anabilim Dalı'ndan mezun olanların diplomalarında 'eriştiren hukuk eri' yazıyormuş. Eriştirme işi yüksek hukuku tanıtma çabasıyla başlıyormuş. Ülke vatandaşlarına yoğun biçimde yüksek hukuku tanıtan propaganda yapılarak onların alçak hukukun gafletinden kurtulmaları sağlanıyormuş. 'Çeteler hukuku alçalttılar. Şimdi hukuk üzerindeki baskılar kalktı. Hukuk hafifledi. Bir balon gibi yükselmeye başladı. Haydi ülkemizin güzel insanları binin bu yükselen hukuk balonuna, hukukumuzu arşa yükseltin' deniyormuş. Bu anabilim dalında mezuniyet sonrası eğitim alıp da yüksek eriştiren unvanıyla çalışan hukuk erleri, Yüksek Hukukla yönetimin yüksek çıkarları arasındaki bağları geliştiren projeler, tezler yapıyorlarmış.
Yüksek Hukuka Karşı Çıkanlarla Mücadele Anabilim Dalı mezunlarıysa 'savaşan hukuk eri' diplomalarıyla hayata atılıyorlarmış. Bu anabilim Dalı mezunu olmak 'yüksek cesaret' gerektiriyormuş. Ülkede yüksek hukuktan rahatsız olan çok sayıda insan varmış. Bunlar hukuku alçaltıp, uluslararası hukuka bağlamak istiyorlarmış. Oysa bu anabilim dalının hocaları yüksek hukukla uluslararası alana girerek, oradaki hukuku da yükseltmemiz gerektiğini söylüyorlarmış.
'Şimdi bizim bu mücadelemizi anlamayacaklar. Özgürlükleri ortadan kaldırdığımızı söyleyecekler.  Sorun: Kimin özgürlüğünü ortadan kaldırıyoruz? Çetelerin. Çeteler ülkenin özgürlüğünü ortadan kaldırıyor çünkü. Sevgili vatandaşlarımız, sizi özgürleştirip, çeteleri içeri tıkıyoruz. Onları içeri tıkmadan sizi nasıl özgürleştirebiliriz? Yüksek hukuk budur işte. Siz yüksek hukuku bize, enstitümüze bırakın. Bize güvenin. Buradan mezun hukuk erleri size özgürlük getirecektir. Enstitümüz yaz tatillerinde çocuklarımıza 'yüksek hukuk' kursları açıyor. Ücretsizdir. 'Yavrularımız hukuk öğrensinler de bir daha bu ülkeye çeteler musallat olmasın' diyorlarmış.

<p><span>MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. HDP E

PKK'nın bir kolu gibi çalışan HDP kapatılacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (27 Ocak 2021)

Muğla'da etkili olan kar yağışı güzel görüntüler oluşturdu