• $ 7,8228
  • € 9,4308
  • 459.326
  • 1328.83
Reklamı Kapat

Yeni yılda yandaş olmak

Bu köşede 3 0cak 2013 tarihli yazımda bir muhalif olarak, yeni yılda muhalif olmak üzerinde durmuştum. İşin bir de diğer yüzüne, 'yandaş olmaya' değinmek istiyorum.
'Yandaş' sözü genellikle iktidar yanlısı olmak anlamında anlaşılıyor. Kimi zaman iktidar da karşıtlarına yandaş diyor. Ben bu yazımda 'yandaş'ı iktidar ya da muhalefeti savunan partilerden birine bağlı olan anlamında anlıyorum. Bu anlamıyla ben yandaş değilim. (Beni gizli yandaş olmakla suçlayanlar olabilir elbette!)
Yandaşlık, bir varolma biçimidir siyasette. Benim 1960'lı yıllardaki öğrenciliğimde sizi bir köşede sıkıştırır ve sorarlardı: Sağcı mısın, solcu mu? Soran silahını alnınıza dayamışsa, bıyığından, giyiminden, sizi ölümden ya da dayaktan kurtaracak yanıtı umutsuz bir biçimde arardınız. Ne sağcıyım ne de solcuyum dediğinizde, 'haine bak adam futbolcu, demek futbolcusun ha' derler öldürmeseler de döverlerdi. Futbolculuk o zamanlar dünyadan haberi olmayan, sömürülen, tehlike içinde olan ülkenin farkında olmayan asalakları anlamına gelirdi. Ya sağcı ya da solcu olmak zorundaydınız. Bu kavramların ne anlama geldiği çoğunluk tarafından bilinmezdi. Ananızın karnından ya sağcı ya da solcu doğardınız ya da birşeyler okur, birilerinden bir şeyler öğrenir, kendinizi bir tarafa atardınız.
Yandaşlık, özgür bireylerin özgür seçimleriyle gerçekleşiyorsa, ülkenin siyasi sağlığına revnak verir. Siyasi sağlığı nicedir bozuk bir ülkede yaşadığımızı düşünüyorum. Yine de bu sağlıkla ülkenin geleceği adına güçlü mücadele veren devingen yandaşlar var. Yandaşlık, fikrini ne pahasına olursa olsun dayatmacılık olduğunda, ülkenin siyasal bedenini zaafa uğratmaya başlıyor. Siyaset bir beden. Siz yandaş olarak, partinizle birlikte bazı organlarını oluşturuyorsunuz onun. Ya da aynı organını karşı yandaşla paylaşıyorsunuz.
YANDAŞIN KORKUSU
Yalnızca siz güçlenip de diğer organları zayıflatırsanız beden hastalanır. Siz de onun organı olarak zarar görürsünüz bu durumdan. Ey yandaş! Karşı yandaşının kıymetini bil. Aynı bedendesiniz. Yandaşlık, karşı tarafa kör olma demek olmamalı. İlkelerinize, davanıza bağlı olarak siyasette mücadele etmek saygın bir uğraştır. Bu saygınlığı bozan şeyler arasında en tehlikeli olanlardan biri karşı tarafı yok etme düşüncesidir. Yandaş, bizim ülkemizde çoğunlukla karşı yandaştan ya korkar ya nefret eder ya da küçümser. Siyaset, bir dövüşçüler arenası haline gelir. Yoksa işin doğası öyle midir? Tartışmaları hileli de olsa kazanmak mıdır? Tribünlerdeki yandaşlarınızdan sürekli alkış almak mıdır?
Yeni yılda ülkemiz çetin siyasal sınavlardan geçecek. Bu sınavlarda yandaşların birbirlerini siyaset bedenini hasta edecek biçimde kırmaları ülkeye zarar verir. Ödün veremeyeceğimiz inançlarımız, üzerine titrediğimiz değerlerimiz var. Yandaşların bu değerleri birbirlerine anlatmanın yolları var mıdır? Neden olmasın? Hangi görüşten olursak olalım üzerine titreyeceğimiz ortak değerlerimiz yok mudur? Bu değerler üzerinde kıyasıya tartışalım ama birbirimize kıymayalım.
Hem yandaş olup hem de karşı tarafı anlıyor olmak, bir zayıflık mıdır? Yandaşlık dizginlenemez öfkemizin kılavuzluğunda, karşıtlarımızı siyaset arenasına çekerek onlara sapladığımız hakaret hançerlerinin ışıltısında yandaşlarımızın alkışlarını beklemek midir? Ey yandaş! Karşı yandaşının kıymetini bil. Aynı bedendesiniz. Karşı tarafa sapladığın her hançer kendini de yaralar, dikkat et!

Ahmet İnam Diğer Yazıları

Biri olmak!

21.04.2013

Kimiz?

11.04.2013

EFENDİ...

07.04.2013