• $13,531
  • €15,3545
  • 789.613
  • 1979.83
7 Şubat 2013 Perşembe

Siyasette rakibimizdeki kendimizi görmek

S iyaset yapma zihniyetimiz değişmiyor. Türkiye değişiyor diyenler, vesayet kalktı, demokrasi geldi diyenler görmek istedikleri Türkiye'yi görüyorlar. Kendi yandaşlarını devlet kurumlarına taşıma, adaleti kendi anlayışları doğrultusunda yöneterek haksız yere uzun tutuklamalarla acı çektirilen insanların sorunlarını çözmeme, kendinden farklı olana kendini kapama: Demokrasi bu değil.

Demokrasi köklü bir zihniyet değişikliği ile yaşanabilir. Bu değişikliğin ekonomik, toplumsal, kültürel, hukuksal alt yapısı vardır elbette. Bu zihniyet değişikliği bizden farklı yaşayıp, dünyaya farklı bakana tavrımızı değiştirerek yaşanabilir. İşte bu yazımda, köşemin sınırları içinde, bu bakış, düşünüş değişikliği konusunda birkaç ipucu vermeyi deneyeceğim.

***

"Yaşadığımız yaşamın anlamını görmeye, duymaya, keşfetmeye çabaladıkça, o anlamı oluşturuyoruz da. Hayat denen kitabı okudukça okunuyoruz da. Yorumladıkça, yorumlanıyoruz da. Karşımızdakinin ipliğini pazara çıkardıkça ipliğimiz pazara çıkıyor. Gördüğümüzde görülme; eleştirdiğimizde kendimizi görme, ona ayna tutarak bakma! Dünyanın bu hâli, kendimize dair ne anlatır? Karşımda duran insan, benim nerelerimi, hangi özelliklerimi gösteriyor? Bana dair ne söylüyor? Ne öğrenebilirim ondaki görüntümden? Herkeste, her şeyde görüntümüz var çünkü! Yaşanan bütün çirkinliklerde, güzelliklerde, şölenlerde, felâketlerde kendimiz yansıyor bize. Elbette görebilenlerimize."

Başkasında kendimizi görebilme, başkasının bize ayna tutması, karşımızdaki insana yaklaşımımızla ilgilidir. Yüzyıllar öncesinden "kendini bil" denmiştir. Kendimizi başkasını tanıyarak bilebiliriz. Kendimizi tanıyabilmenin, bilebilmenin yollarından biri, başka insanda kendimizi görmeye çabalamaktır. Burada tanıma talep eden biziz. Karşımdaki "git aynaya bak kendini gör" demiyor. Bende kendini gör de demiyor. Ben kendimi başkalarında arıyorum. Başkalarını görerek kendimi görmeye çabalıyorum. Siyaset, başkalarında kendini göremeyenlerin işi olmamalı. Bu sözlerim bazılarınıza yaşanan gerçeklerden çok uzak sözlermiş gibi gelebilir. Galiba çoğumuzun başkasında kendini görebilen gözü yok.

İşte siyaset alanında kendimizde başkasını, başkasında kendimizi görebilme anlayışı, niyeti, gücü söz konusu değil. Örneğin Sayın Kılıçdaroğlu kendisinde ne kadar Sayın Tayyip Erdoğan olduğunu merak edip, ondaki kendini, kendisindeki onu görmeyi deniyor mu? Ben ne kadar siyasi rakibim? Bu soruyu soran siyasetçimiz var mıdır acaba? Örneğin iktidar, ana muhalefet partisini yerden yere vurmaya çabalarken, ne kadar kendini yerden yere vuruyordur acaba? Başkalarının çirkinliklerini, zavallılıklarını göstermeye çabalarken ne kadar çirkin ne kadar zavallı duruma düştüğümüzü görebiliyor muyuz?

Sayın Başbakan da, muhalifleri de kendilerine yöneltilen eleştiriler karşısında "ayna" benzetmesine başvuruyorlar. "Bana bunları söyleyeceğine önce aynaya baksın" diyorlar. Burada kullandıkları "ayna" sözü benim kastettiğim ayna değildir. Onlar rakiplerinin aynaya bakmasını istiyorlar. Oysa ben önce kendimizin aynaya bakmasını söylüyorum. Şöyle bir soruyla bakacağız aynaya: Ben ne kadar eleştirdiğim, kötülediğim insana benziyorum? Kendimizi dev aynasında görüyorsak siyasetçiler olarak, bu ülke demokrasiden çok uzak demektir. Kendimizi acımasızca eleştiremiyorsak, yaptığımız siyasetle, 2023 Türkiye'sinin manevi atmosferine, zihniyet atmosferine yenilik getirebilecek bir katkımız yok demektir. Yeni yasalar, yollar, binalar yapsak da. 

<p>Ezgi Aşık <span style='font-size: 1.6rem;'>soruyor, Sağlık İletişimi Derneği Başkanı Dr. </span><

Omikron ile Kovid-19'un şiddeti azalıyor mu?

Topladığı tahtalardan öyle bir şey yaptı ki...

Son hali hayran bıraktı! Hurdalıktan 2000 dolara satın aldı

Tesla'nın koltuğunu kestiler! Bakın içerisinden neler çıktı