• $8,4336
  • €10,2333
  • 497.753
  • 1441.33
29 Kasım 2012 Perşembe

İktidarın kibri hüzün veriyor

İktidardaki kibri anlamakta zorlanıyorum. Büyük başarıları olduğunu düşünüyorlar. Elbette yaptıkları olumlu işler vardır, ekonomide ülkeyi dengede tutmaya çalışıyorlar, bir ölçüde özellikle kendi yandaşlarından gelen eleştirilere açık olabiliyorlar. Çoğunlukla bu kibirli hava, ülkede halkın onlardan yana olduğuna, ülkeye demokrasi getirdiklerine, Ortadoğu'da lider olduklarına inanmalarından kaynaklanıyor. Çok çalışıp, sıkı bir örgütlenme içinde sürdürmeye çalışıyorlar iktidarlarını.
Olumlu işler yapıp, kendine güvenen bir iktidardaki kendini beğenmişliğin, buyurgan tavırların anlamını kavrayamıyorum. Yoksa geçmişte yaşadıklarıyla ilgili korkuları hala sürmekte mi? Kendi dünya görüşlerine göre kurmaya çalışacakları bir gelecek konusunda kuşkuları mı var?
Baştan beri muhalefeti küçümseyen bir iktidarla karşı karşıyayız. İktidar, kendisine yöneltilecek eleştiri odaklarını küçümseyip, onlara karşı zaman zaman aşağılayıcı bir dil kullanarak, kendisini var etmeye çalışıyor. Ce-Ha-Pe eskimiş düşüncelerin altında boğulmuş, beceriksiz, halktan uzak, faşist bir partidir onlara göre. 'Bu Ce-Ha-Pe zihniyeti var ya, bu halktan uzak, ona yukarıdan bakan zihniyet' diye başlayan konuşmalarıyla yandaşlarının gönlünü almaya başlıyor. Bir insanın kendisinden olmayanları nasıl eleştirdiğine bakarak, onun nasıl biri olduğu konusunda ipucu elde edebilirsiniz. Yazık ki böyle bir kendini beğenmişlik, bu ülkenin demokratik geleceği için bir umut ışığı vermiyor.
Bu iktidar, muhalefete muhalefet ederek varlığını sürdürüyor. Geçende televizyonda iktidarın ileri gelenlerinden bir öğrencim, muhalefete
veryansın ediyordu. O kadar eleştirilecek konu varmış ama muhalefet eleştirmeyi bilmiyormuş. Bu sözlerini
öylesine büyüklenerek söylüyordu ki kendisine yakıştıramadım. 'İyi ki bilmiyor' dedim içimden, 'yoksa siz
iktidarınızı böyle kibirle sürdüremezdiniz. Ama bir gün bu kibir sizi gaflete düşürebilir.'

HINÇ DUYGUSU TEHLİKELİDİR
Kendisi gibi olmayanı anlamakta zorlukları var. Yerleşik ön yargılarla bakıyorlar, kendilerine oy vermeyeceklere. Silivri konusunda toptancı,
acımasız bir duruşları var. Ergenekoncu şemsiyesi altında topladığı insanlara karşı yürekleri mühürlü. Meclisimizdeki Darbe Komisyonu uyarıyor:
Tehlike hala geçmedi. Bu demektir ki suçlu suçsuz bu arkadaşlar epey
daha kalacaklar içeride. Bir de 'biz tutuklu yargılanmadan yana değiliz' diyorlar. Yazık ki demokraside işlemesi gereken kuvvetler ayırımı ilkesi bu ülkede yeterince çalışmıyor. İktidarın hınç duygusu sürüyor. Bu duygu, sağlıklı bir demokrasi için tehlikeli.
Başbakanımız dizileri eleştirebilir elbette. Ama yakın çevresinde. Onları savcılara şikayet ederek değil. Herkes tarihe sizin baktığınız gibi bakmak zorunda değil. Herkes sizin estetik anlayışınızda olmak zorunda değil. Sizin gibi olmayana bakışınızda, bu ülkede demokrasinin yerleşmesini engelleyen bir tavır var. Siz, sizin gibi olmayanların oylarının sizi iktidardan etmeyeceğini düşünüyor, onlardan gelen eleştirilere aldırmadan yürüyorsunuz. Bu çok yanlış bir tutum. Sizden olanlara demokrasi getirdiğinizi düşünmekle bu ülkeye demokrasi getirmiş olamazsınız. İktidarın konuşmalarını dinlerken, insan olarak aralarında sevdiğim kimseler olsa da, bu ülkenin geleceği adına içim hüzünle doluyor.

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

Mehmetçiğin dikkati Doğu Akdeniz'de faciayı önledi

Samsun'da işgalci İsrail'in Filistin'e yönelik saldırıları protesto edildi

Torosların Sümelası olarak tabir edilen Sin Manastırı, keşfedilmeyi bekliyor