• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
11 Ekim 2012 Perşembe

Dünyanın çivisi çıkıyor mu?

Neden var ahlaksızlık ülkemizde? Neden yalan söyleniyor, sözler tutulmuyor, borçlar ödenmiyor? Neden insanlar sömürülüyor, öldürülüyor, birbirine şiddet uygulayıp dünyayı cehenneme çeviriyor?
Göz göre göre haksızlıklar yapılıyor, kimse yaptığının haksızlık olduğunu düşünmüyor, herkes kendini sürekli haklı görüyor. Utanma duygusu kalmamış kimsede, vicdanlar sızlamıyor. Ne oluyor insanlara?
Ne olursa olsun karnım doysun diye düşünen bir kısım yoksul insan, ahlakı unuttu mu? Salt hayatta kalmak için mi adam soyuyor, konutlarda hırsızlık yapıyor? Neden kadına, çocuğa, bizden farklı olana acımasızca şiddet uygulanıyor? Parası olan daha ama daha çok kazanmak için mi vicdanının kapılarını kendisiyle yüzleşmeye kapamış durumda?
Neden herkes haklı? Herkesin haklı olduğu bir dünyada kimdir 'haklı' olan? Dünyanın çivisi mi çıktı gerçekten? Yalanın, ikiyüzlülüğün, bencilliğin, ötekine karşı duyarsızlığın bunca arttığı bir ülkede, bir dünyada, insanlar utanmadan birbirlerinin yüzüne nasıl bakıyorlar?
Neden dinin hayata etkisini bunca artırmaya çalışanlar, dindarların ahlaksızlığını görmek istemiyor? Neden dindar olduklarını söyleyenler arasından da vicdansızlar çıkıyor? Neden insanlar dinlerini, onları manevi olarak güzelleştirecek biçimde yaşamıyor?
Neden insana, emeğe saygıyı amaçlayan dünya görüşlerine sahip olduğunu söyleyenlerin ellerine güç geçince, emeği sömürmeye başlayıp, insanları küçük çıkarları doğrultusunda bir araç gibi kullanıyorlar? Bir vakitler kendilerine 'solcu' diyenler, çalıştırdıkları işçilerin hakkını yiyen sömürücüler oluyorlar? Neden kendilerine 'laik' diyenler, bu hoşgörülü, saygın bakışa layık olamıyorlar?
Okuyorlar, okuyorlar da ahlaksız oluyorlar? Yoksa okullar aldıkları bilgilerle ahlaksızlıklarını kitabına uyduran insanları yetiştirme yurdu mudur?
Nedenlerin hepsinin cevaplarını bilmiyorum. Gözlemlerimden kendimce devşirdiklerim var.
İnsanların ahlak açısından olgunluğa erişemediği bir dünyada yaşıyoruz.
Dünya nimetleri adil biçimde dağıtılmıyor. Geçim sıkıntısını ağır bir hayat azabı olarak yaşayan insanların çok sayıda olduğu çevre ve ortam, ahlak olgunluğuna izin vermiyor.
Çok hızlı yaşamaya, haberleşmeye, başarıya ulaşmaya çalışan acımasız yarışmacı bir dünyanın genç insanı, hangi değerlerle nasıl yaşayacağını bir türlü bilemiyor, üstünde kafa yorup teoriler üretse de teorilerini gerçekleştiremiyor. Böyle bir çabayı çoğu kez gereksiz buluyor. Bir topluluğa mensup olması, çevresinde birlikte yaşadığı insanların yaptıklarını onaylaması ona yetiyor. Böylece değerleri fark edip, onları derinlemesine yaşayarak içselleştirme yolu ona kapalı kalıyor.
Eğitimsiz insanın kapalı çevresi onu çıkara, yarara, değerleri yaşayamadan sürüklerken, eğitimli insan giderek eğitimi bir iş bulup para kazanma aracı olarak gördüğü için, hangi yüksek ahlak değerleriyle nasıl yaşadığını sorgulayabilecek bir ortam bulamıyor. Kıran kırana yaşadığı değer yoksunu bir dünyada, insanın hayata güveni kalmıyor.
Dindar insanların bir kısmı dinini sığ ve şekilsel olarak, cemaat mensubiyeti olarak yaşıyor. Şu şu dini vecibeleri yerine getirirsem, cennet garanti olur diye düşünüyor. Kendi cemaatinin dünyasına hapsolmuş biçimde dünyaya bakıyor. Dünyayı, bütün İslam dünyasını, Hıristiyan'ı, kiliseyi, kafiri anladığını iddia eden okumuş yazmışları bile, öteki duyarlılığından yoksun, kendi benliklerinin merkezinde, ait olduklarını düşündükleri topluluklarının sınırları içinde, haklı olduklarına inanıyorlar.
Etnik toplulukların çoğu tarihten mazlum olarak geldiklerini düşünüyor. Ağır bir mazlum psikolojisi, kendilerini ve kendilerinden olmayanı ahlak olgunluğuna erişecek biçimde görmelerini engelliyor.
Dünyanın çivisi çıkıyor. Çünkü her insan kendini dünyanın has insanı sanıp, kendinden olmayanın kendisi kadar bu dünyada insan gibi yaşamaya hakkı olduğunu düşünemiyor.

<p>HDP Esenyurt ilçe binasında asılı, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın afiş ve posterleri

HDP binasına baskın

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kurşun kalemlerin ucunda sanat

İstanbul boğazında görüntülendi! Sakarmekeler martılarla beraber simitle besleniyorlar