• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
06 Eylül 2012 Perşembe

Cumhuriyetten demokrasiye

Yeni anayasa hazırlığı, iktidarın diliyle söylendiğinde 'vesayetin ve çetelerin' ortadan kaldırılma çalışmaları ardından başlatıldı. Ülke değişiyor, değiştirilmek isteniyor. Elbette benim gibi muhaliflerin sorusu: Quovadis? Nereye?
İktidarın eleştiri geçirmez saatiyle yürüdüğü yola bakınca, 'bu iktidar ne eleştiriye tahammül edebildiği ne de layıkıyla özeleştiri yapamadığına göre nasıl olacak da bu ülkeye demokrasi getirecek?' sorusunu zaman zaman yazılarımda sormaktayım. Muhaliflerin sesinin duyulmadığı bir yönetim demokrasi olamaz. Peki, Türkiye'de egemen görüşten farklı görüşe sahip azınlıklar seslerini duyurabiliyorlar mı? Hayır. Şu anlamda: Gazeteleri, web sayfaları hatta televizyonları bile olabilir ama yönetim üzerinde etkileri yeterince yok. Kararlar, muhalefeti gözeterek alınmıyor çoğunlukla.
Azınlığın sesi önemsenmiyor. Belki de oy kaygısıyladır. Ülkenin yüzde kaçı muhaliftir şu anki iktidara? Bana göre bilinçli, kararlı muhalefet yüzde yirmi ila yüzde otuz arasındadır. İktidar ne yapsa onların oyunu, dünya görüşü, hayat anlayışı gereği kazanamayacaktır. O zaman oy hesabıyla düşünürse, onların feryadına her zaman kulaklarını kapayabilir. Elbette böyle bir tavırla yürütülen yönetim demokrasi olamaz.
Alevi kardeşlerimizin, çoğunun haksız yere içeride olduğunu düşündüğüm ordu mensuplarımızın, iktidarı şu ya da bu biçimde eleştirmeye kalkan basın mensuplarımızın, akademisyenlerimizin, gazetecilerimizin feryatları bir kısım iktidar üyelerine ulaşabiliyorsa da, iktidar henüz bunun için harekete geçmiş değil.
Yıllardır çözüm bekleyen Kürt kardeşlerimizin sorunu, ülkemizin komşularıyla giderek zorlaşan ilişkileriyle gün geçtikçe çözülemez hale gelmekte.
Bu arada cumhuriyetimizin kuruluş ilkelerini, Osmanlı'dan gelen hikmet geleneğini, Anadolu insanının çok renkli etnik ve inanç haritasıyla yüzyıllarca sürdürebildiği yaşama zenginliğini unutuveriyoruz. Şimdiye, şimdinin acımasız çıkar hesaplarına takılıp kalıyoruz. Günlük düşünüyoruz. Geçmişimizden gelen geleceğe neler taşıyabiliriz? Böyle sorularımız yok. Sorulabilecek bütün soruları biliyormuşuz gibi yaşıyoruz.
Akademisyenlere soruyorlar: Maşallah hepsinin çoktan verilmiş cevapları var. Siyasetçilerimiz parti liderleri ne diyorlarsa onu diyorlar. Onların da cevabı var.
İlahiyatçı kardeşlerim de çoğunlukla, televizyonda verdikleri görüntüye bakarak söylüyorum, ne kadar eminler doğrunun, hakikatin ne olduğundan. Başka türlü düşünülebileceği hiç akıllarına gelmiyor. Merak etmiyorlar farklı düşünceleri. İşte bu meraksızlıkla biz demokrasiyi kuramayız.
Cumhuriyetle demokrasiyi birbiriyle uzlaşmaz, birbirine zıt sananlarımız var. 'Oh, cumhuriyetten kurtuluyor, demokrasiye kavuşuruz' diyorlar. Bu bir gaflettir. Kendi siyasi görüşünüzün egemen olduğu yönetimin demokrasi olduğunu sanıyorsunuz. Bu çok tehlikeli bir anlayıştır. Sizden farklıların sözünü dinlemediğiniz sürece bu ülkeye demokrasi gelmez.
Diyebilirsiniz ki, 'bu cumhuriyetçiler, bu Kemalistler bunca yıl bizim sözümüzü dinlemedi, bize zulmettiler. Ben neden onların sözünü dinleyecekmişim? Halk benim yanımda. Onların sözünü dinlerim.'
Eğer yanıtınız böyleyse sizden elbette demokrat olmaz. Genelkurmay başkanını terörist diye yargılayacaksınız, cumhuriyetimizin kuruluş değerlerine nefretle bakacaksınız, sizi eleştirenlere hakaretler yağdıracaksınız, ben size yine de demokrat diyeceğim öyle mi? Kendinize bile demokrat olduğunuzdan kuşku duyuyorum. Özeleştiri göremiyorum çünkü.
Cumhuriyetin değerleriyle demokrasi bağdaşır. Herkesin gönlünce yaşayabileceği, haksızlığın, zulmün, sömürünün olmadığı bir Türkiye için cumhuriyet yeniden yorumlanmalıdır. Atatürk, birçoklarının anladığı anlamda Kemalist değildi. Yeni fikirlere, özgürlüğe, adalete inanan bir devrimciydi. Onu savunanlar, onlara karşı çıkanların ekmeğine yağ sürecek biçimde donmuş düşüncelere takıldılar; yeni, canlı, heyecanlı yorumlar yapamadılar.
Cumhuriyetin kurucu ilkelerine can verilmedikçe bu ülkeye demokrasi gelmez. Bu konuda özellikle ana muhalefet partisine çok iş düşüyor.

<p>Peki, yeni gelen aşılar nasıl uygulanacak? Toplum  Kovid-19’a karşı ne zaman bağışıklık kaz

Kısıtlamalar kalkıyor mu?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Karıncaların şaşırtan gücü

Yurt genelinde yapılan huzur uygulamasında 2 bin 402 kişi yakalandı