• $ 5,7127
  • € 6,3288
  • 270.123
  • 107529
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

28 Şubat

Dindarları/muhafazakarları silindir gibi ezen,

Ülke demokrasisine ve hukukuna bir kez daha büyük bir darbe indiren,

Bin yıl süreceğine dair kehanetlerde bulunulan ve bunun için teminatlar verilen,

28 Şubat’ın hedeflerinden bir tanesi de;

Zimmi olarak kendisine yüklenmiş ‘Milli Görüş Hareketini Bölme’ misyonunu yerine getirmeyip Fazilet Partisi’ne katılan Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Erdoğan 12 Aralık 1997 tarihinde Siirt’te tertiplenen bir toplantıda bir konuşma yapar.

Bu konuşma esnasında okunan bir şiir suç unsuru sayılarak Erdoğan hakkında dava açılır.

Türk hukuk sisteminde pek alışık olunmayan bir hızla dava görülür ve Erdoğan’ı siyasi hayattan tecrit edecek bir mahkumiyet kararıyla biter.

Yerel mahkemenin kararının Yargıtay tarafından onaylanması, yani cezanın kesinleşmesi üzerine Recep Tayyip Erdoğan 24 Eylül 1998 tarihinde bir basın toplantısı düzenler…

Bugün 28 Şubat 2019’dur.

Üzerinden 22 yıl geçmiş olsa da, 28 Şubat’ı hatırlamamızda fayda vardır mülahazasıyla o basın toplantısında ki konuşmanın bir bölümünü sizlerle paylaşmak istedim.

“Gözleriniz ve vicdanınızla tarihe bakınız.

Uzağa gitmenize gerek yok, kırk yıl öncesine bizim siyasi tarihimize bakınız.

Bakınız bu ülkenin hukuk, siyaset ve kısa demokrasisi tarihindeki yassı ada faciasını görünüz.

Aradan 40 yıl geçmiş.

Dünya değişmiş. Ama bizim ülkemizin insan hakları ve demokrasi arayışında geldiği noktaya bakınız.

Şiiri suçluyoruz düşünceyi dışlıyoruz özgürlükleri askıya alıyoruz sonra da dünya insan hakları konusunda düşünce ve ifade özgürlüğü konusunda bizi neden beğenmiyor diye şikayet ediyoruz.

Bu yasaklarla nereye kadar gidebilirsiniz? Hangi gerçeği yasaklarla örtebilirsiniz?

Ben o şiiri okumakla herhangi bir hata yaptığımı düşünmüyorum ve kesinlikle suçsuz olduğuma inanıyorum. Ben o konuşmamda milli birliğe, sosyal barışa ve ülkemin bölünmez bütünlüğüne çağrıda bulundum.

Benim için değerli olan aziz milletimin ve vicdanımın sesidir. Siyasetteki yerimi de aziz milletim tayin edecektir.

Benim yükselmesini istediğim ses, bu sestir. Ben kendi sesimi sizin sesinize katmak isterim.

Sizin sesinizi yoksul evlerinizin odalarından alıp, işsiz çocuklarımızın bakışlarından alıp, yüreği yaralı annelerin babaların göğsünden alıp, bu ülkenin gündemine taşımak isterim.

Çünkü ben sizin sesinizi seviyorum. Çünkü bu ülkenin aslı ve gerçek unsuru sizsiniz. Sizin sesiniz önemlidir. Onun için ben sizi seviyorum, çünkü ben sizden biriyim, başkası değil.

Yaptığım hiçbir şeyden pişman değilim. Çünkü yaparken sizinle beraber yaptık. Sizinle coştum, sizinle üzüldüm. Sonun kadar da sizinleydim.

Ben şu anda haksız bir mahkumiyet kararı almış bulunuyorum. Ama hem kendi vicdanımda hem de kamu vicdanında ilk günden aklandığımı biliyorum. Bu nedenle hakkımda verilen bu haksız karar, demokrasi mücadelemiz için yeni bir milattır. Yeni bir başlangıçtır. Kutlu olsun.”

Hüseyin Besli Diğer Yazıları

<p>Türk Silahlı Kuvvetleri´nin milli gururu Hürkuş, Airstart testini başarıyla geçti.</p>

Hürkuş Havadayken Motor Kapattı! Airstart Performansı Nefesleri Kesti

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

İstanbul'da görenler şaşkına döndü! 'Önce kedi sandım'

Yerin 400 metre altından geliyor!