• $ 5,8072
  • € 6,4712
  • 278.998
  • 97886.4
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

12 Eylül nasıl bitti!

Bugünün 12 Eylül olduğunu hatırlayan kaç kişi vardır bilmiyorum fakat hatırlayanların dahi artık meseleye farklı gözlerle baktıklarını düşünüyorum. Çünkü 12 Eylül artık bitmiştir. Ne demek istediğimi gerekir. Türkiye’de bu meseleleri yazıp çizenlerin dahi darbe sorununu açıklarken konuyu ‘askerin siyasete müdahalesi’ şeklinde bir iç mesele olarak gördüklerini unutulmamıştır. Zaman zaman, ‘bizim çocuklar duruma el koymuşlar’ vurgusu yapılarak ABD’ye gönderme yapılsa da darbe meselesi ağırlıklı olarak bir ‘iç mesele’ şeklinde ele alınmıştır.

Gerekçeleri hatırlatmaya ihtiyaç var mı? ‘Askerler ya gidişattan memnun değildirler ya reformlar geciktirilmektedir (sanırsınız ki askerler reform uzmanı veya hastasıdırlar) ya da Atatürk’ün yolundan sapmış (elbette Atatürk’ün yolunun neresi olduğunu bilmek, cuntacıların uzmanlık alanıdır) iktidara haddini bildirme vakti gelmiştir. Dahası var siyasiler memleketi batırmış ve sokakları anarşiye (ülkenin bütün sokak cadde ve neredeyse her hücresinde sıkıyönetim yani askerlerin kontrolü olduğunu sakın söylemeye kalkmayınız!) teslim etmişlerdir.’

DARBE VE EKONOMİ

“Bütün bunların artık hiç birinin anlamı kalmamıştır. Gerçek bütün çıplaklığıyla ortay çıkmıştır. Ne zaman diye sormaya lüzum yoktur 15 Temmuz’da yaşananlar Türkiye’nin darbeler tarihinin dinamiğini bütün boyutlarıyla deşifre edip ortaya dökmüştür. Darbeler bağımlılık ilişkilerinin kurumsal bir parçası olarak adeta yapılandırılmıştır. Nasıl IMF ekonominin finansal kriz süreçlerinde belli reçetelerle ortaya çıkıp ‘çevrimsel’ bir biçimde gelecek krizlerin hazırlayıcısı olarak düzenlemeler yapıp, ülkenin bağımlılık ilişkilerini teminat altına almaktaysa; Dünya Bankası da, sözüm ona iktisadi gelişme için kredilendirdiği ‘kalkınma projeleriyle’ daha fazla borçlandırıp, bunu sürdürülemez hale getirip ülkenin yeni bir krize gitmesine ‘katkı’ sunmaktadır.”

Askeri darbeler, Dünya Bankası, IMF, Dünya Ticaret Örgütü ve benzerlerinin ekonomide icra ettikleri fonksiyonların benzerini siyasi alanda gerçekleştiren NATO veya ikili savunma ilişkileri içinde yapılandırılmış olan GLADYO türü olanlar da dahil siyasi unsurların çalışmalarının ürünüdür. Siyasi işlerle ilgili bu yapıların, ikili fonksiyonu bulunmaktadır. Birincisi, ordu, dış işlerinden, istihbarat ve iç işlerinden kısaca devletten adam devşirmek; ikincisi, darbenin şartlarını hazırlayıp harekete geçirmek.

BAĞIMLILIK VE 12 EYLÜL

O gün ülkenin bütün sokaklarında tutuklayacak başta genç olmak üzere insan avına çıkan 12 Eylülcülerin yaptıklarına bakınca da ‘ne mal olduklarını’ anlamak mümkündü fakat onların gerçek kimliğini açıklamaya çalışanları, çoğu kimse ‘komplo’ deyip geçiştirmiştir.

“Oysa daha 12 Eylül Cuntası iktidara gelir gelmez, dönemin başbakanı Demirel’in yönetimine el koyduğu, ABD’nin İncirlik dahi Türk Bayrağı çektiği bütün üstlerini ABD’ye devretmiş; Yunanistan’ın çıktığı NATO’nun askeri kanadına dönmesine izin vererek, daha sonra AB’ye giriş için koz olabilecek bir imkânı yok etmiş, Batı sistemiyle bağımlılık ilişkisini ekonomik olanın dışında siyasi alanda da tahkim etmiştir. İşte bu 12 Eylül, bugün bitmiştir, çünkü bağımlılık ilişkilerinin dayandığı bütün yapılar yıkılıp, çökertilmektedir.” Bugün ekonomiye yönelik saldırın sebeplerini buralarda aramak lazımdır.

<p>Acun Ilıcalı Gel Konuşalım programına konuk olduğu sırada O Ses Türkiye´nin perde arkasında yaşan

Acun´a Attığı Mesaj Sonrası Şeyma Subaşı´ndan İlk Açıklama Geldi

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Fenerbahçe: "Biz de şampiyonluklarımızı istiyoruz"

Muğla'da 3 kilogramlık mantar bulundu