• $ 5,3643
  • € 6,1266
  • 222.807
  • 95.411
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

O gitsin bu gelsinle CHP yönetilemez

CHP eski Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen AKŞAM'dan Pınar Işık ARDOR'un sorularını yanıtladı.

x

PINAR IŞIK ARDOR

24 Haziran'da yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri sonrası CHP’ de  sular durulmuyor. İnce, parti genel başkanlığı için olağanüstü kurultay çalışmaları yaparken Kılıçdaroğlu ve ekibi bu isteğe set çekmeye çalışıyor. Peki, CHP’de olanlar, CHP içerisinden gelen ve  yıllarca hizmet edenlerce nasıl okunuyor? Olağanüstü kurultaya gitmek şart mı? Kılıçdaroğlu ne yapmalı? CHP kuruluş değerlerinden uzaklaştı mı? Onursal başkan olacaksa kim olmalı? Yeniden ‘Adalet Yürüyüşü’ yapmak için hareketlenen CHP doğru mu yapıyor? CHP eski Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’le konuştuk. Öymen çok net ifadeyle ‘başarısız olan genel başkan istifa etmelidir” dedi. Öymen CHP yönetimini sert ifadelerle eleştirdi.

CHP eski Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen: Yalnız adaylar değil, o gitsin bu gelsin ne olacak bakalım denmez siyasette. Siyasette üç dört tane aday çıkar ve bu adaylar anlatacaklar CHP’de ne yapacaklar, Türkiye için çözümleri neler? Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde söylenenler tabii başka ama bir de partinin geleceğine yön vermek istiyorsanız orada ne yapacaksınız? Partinin tüzüğünü nasıl değiştireceksiniz, programına neler ekleyeceksiniz?

24 Haziran seçimleri İnce’nin cumhurbaşkanı adaylığı ve genel başkan değişimi için olağanüstü toplantı yapabilmek için toplanan imzalar. Genel perspektiften başlarsak. CHP’de ne oluyor?

‘TÜRKİYE’DE DEMOKRASİNİN İŞLEMESİNDEN YABANCILAR ÇOK RAHATSIZ’

Herkes tartışıyor bu günlerde. Önce genel çerçeveyi görmek lazım. Türkiye demokraside nereden yola çıktı, nereye gidiyor? Türkiye olağanüstü bir giriş yaptı cumhuriyetle birlikte. Türkiye’nin kurduğu devlet sistemi parlamentonun üstünlüğüne dayalı ve laiklik esasını benimseyen demokratik bir hukuk devleti. Şimdi o devirdeki ülkelere bakacak olursanız Türkiye’nin cumhuriyet kurduğu yıllarda Avrupa’da demokrasi denilecek topu topu 8 devlet var. Türkiye’nin yaptığı olağanüstü bir başarı. Çok partili rejime geçme çabası geliyor akabinde. Atatürk Fethi Okyar’dan rica ediyor. Okyar Serbest Fırka’yı kuruyor. O kadar bu fikre öneme veriyor ki; kendi kız kardeşini Serbest Fırka ’ya üye kaydettiriyor.  Bildiğiniz olaylar oluyor ve Okyar vazgeçiyor ve kapatıyor partiyi.

“CHP İÇİNDE MÜSTAKİL BİR GRUP, GÖREVLERİYSE KENDİ PARTİSİNİ ELEŞTİRMEK”

Tek parti kalınca Atatürk bu sefer parti içinde muhalefet yaratmak istiyor ve müstakil grup kuruyor. CHP içinde müstakil bir grup. Görevleriyse kendi partisini eleştirmek.  Okursanız şaşırırsınız. Bugünkü muhalefetin yaptığı muhalefetten daha kuvvetli ifadelerle eleştiriyorlar. Şimdi o devirden buraya nasıl geldik. Zaman içinde birkaç kere darbe oluyor. Ve o sıkıntılar Türkiye’de uzun yıllar hissedilir oluyor. Genel olarak Türkiye’de gerçek demokrasinin işlemesinden çok açıkça söyleyeyim yabancılar çok rahatsız. Bütün bölge ülkelerine bakın her yerde bir gelişim var ancak gelişmeyen bir tek yer var Ortadoğu. Niye gelişmiyor çünkü bu bölgeye demokrasinin gelmesini istemiyorlar. Bu bölgenin tam bağımsız kendi çıkarlarını savunan hükümetler tarafından yönetilmesini istemiyorlar. Burası o kadar stratejik bir bölge ki petrol, doğalgaz var, Süveyş Kanalı var. Mesela Nasır Süveyş Kanalını millileştiriyor hemen Süveyş operasyonu yapıyorlar.

“LAİKLİK OLMADAN DEMOKRASİ OLMAZ”

Türkiye bu denklem de farklı yerde. Türkiye öyle bir sağlam sistem kurmuş ki bölge ülkeleri içerisinde laik demokrasi getirmiş tek ülke. Laiklik olmadan demokrasi olmaz. Biz bunu başarmışız. Türk demokrasisinde son zamanda bazı sıkıntılar yaşanıyor. iktidarın ve muhalefetin çıkartması gereken sonuçlar var. Biz zannediyoruz ki bir ülkede siyaset iç dinamiklere göre şekilleniyor. Ama dış dinamikler var. Türk siyasi sistemini değerlendirirken bir taraftan da dış boyutuna bakacağız. Başka ülkelerde olduğu gibi Türkiye’ye yönelik bazı propaganda çalışmaları başka çalışmalar var mı yok mu?

CHP’ye gelirsek durum ne?

İsveç’te bir enstitü Türkiye ve Orta Asya ülkeleri için raporlar yayınlıyor. Çeşitli senaryolar yapmışlar Türkiye için neler olabilir şu olur bu olabilir. Bunları 2008 yılında yazıyorlar. Orada bir senaryoda da iç politikada önemli değişiklikler olur diyor. Bu nasıl olmuş işte CHP’de Deniz Baykal gider yerine Kılıçdaroğlu gelir ismen.  Bunları anlatıyor bunlar o kadar önemli değil bir STK’nın değerlendirmesi diyeceksiniz fakat Baykal’ın istifasından birkaç ay sonra Wikileks belgeleri yayınlandı. Onu açıyorsunuz bu konularda aynen ismen aynı bilgiler var. Aynı değerlendirmeler var demek ki yabancılar Türkiye ile ilgili yalnız tahminlerde bulunmuyor beklentilerini yazıyorlar.

1 Mart tezkeresi reddedildi. Bizim parti olduğu gibi aleyhte oy veriyor AK Parti’de 90 küsur kişi. Sonra ABD Savunma Bakan yardımcısı demeç veriyor diyor ki; Meclis’te bunun reddedilmesini sorumlusu TSK’dır. Çünkü TSK Meclis’e liderlik yapamadı diyor.  Hani askerlerin siyasete karışmasını istemiyordunuz. Bunları görmezlikten gelemeyiz.

CHP’de genel başkan değişmeli mi?

“CHP’DE DEĞİŞİM LAZIM”

 Siyasette değişim kuraldır. Bütün partiler için. Bunu istisnası var mı var ama o zaman demokrasi kaybediyor. CHP’de diğer partilerde olduğu gibi değişim lazım. Örnek İspanya.  İspanya’da Franko döneminden sonra bir ara rejim oldu sonra gerçek seçimler yapıldı 1982’de bu seçimlere katılan İspanyol sosyalist İşçi Partisinin sloganı her şey değişim için her şey değişti. Sosyalist parti İspanya’nın NATO’ya üyeliğine karşıydı politika değiştirdiler NATO’ya üye yaptılar. AB’ye karşıydı politika değiştirdiler AB’ye üye yaptılar.  Sonra üç dört seçimi bunlar kazandı ve iktidarda kaldılar. Başka ülkelerde de görüyorsunuz değişime ayak uyduramayanlar gidiyor.

“SEÇİMİ KAYBEDEN LİDER İSTİFA EDER!”

Çok önemli değişiklikler var dünyada bizim bunları görmemiz lazım. Hele böyle başarılı olamadığınız seçimlerde demokratik ülkelerde liderler istifa ediyor. İngiltere’de,  Danimarka’da gördük. Almanya’da seçim bile olmadan Schulz Sosyal Demokrat Parti’nin başkanlığına seçildi çok da esaslı bir adam. AP Parlamentosu başkanlığı yapmış fakat bir süre sonra baktı ki partiyi başarıya götüremeyecek seçimi beklemeden istifa etti. Kılıçdaroğlu için değil bütün partiler için söylüyorum.  İP’de de aynı tartışma var. Akşener diyor ki beklediğim sonucu alamadım istifa ediyorum.  Dediğim şeyi yapıyor seçimi kaybeden lider istifa eder.

“BENİM YERİME GEÇMEK İSTİYORLAR DİYE ELEŞTİRMEK YERİNE İSTİFA ET!”

 Deniz Baykal partisi bir seçimde barajı aşamadı hemen istifa etti. Ecevit, ara seçimleri kazanamadı hemen istifa etti.  Bizde de örneği var dünyada da. Yani böyle başkaları benim yerime geçmek istiyorlar diye eleştirmek yerine dünyada ve Türkiye’de tatbikat ne üs üste birkaç seçimi kaybetmişseniz demek ki burada aynı yönetimleri devam ettirirseniz aynı sonuçları alacaklısınız.

CHP’de imza atan delegeler için ikna çalışmaları yapıldığı söyleniyor. Siz bu partiye yıllarca hizmet ettiniz. Eminim bu konuda çok bilginiz vardır. Nedir bu işin astı astarı?

“GENEL BAŞKAN İSTİFA ETSEYDİ TÜM BUNLARA GEREK KALMAYACAKTI”

Bunların hiç birine gerek yoktu. Ne imza toplamaya gerek vardı ne böyle delegelerin çağrı yapmasına gerek vardı. Genel başkan deseydi ki; bu seçimde başarılı olamadık elimizden geleni yaptık ama seçim sonuçlarını da yeterince alamadık vaadimize rağmen hayır oyları kadar oy da alamadık. O zaman ben istifa ediyorum dediği anda bizim tüzüğümüze göre otomatik olarak 45 gün içinde kurultay toplanır. İmza toplamaya gerek kalmaz.  Ben başarılı olamadım istifa ediyorum bir daha da adaylığımı koymayacağım. O zaman bu tartışmalar olmayacaktı. Herkeste genel başkana saygı gösterecekti. Ona büyük bir itibar gösterecek hizmetlerinden takdirle bahsedecektiniz ve ondan sonra diyecektiniz ki ileride de sizin tavsiyelerinize kulak vereceğiz.

“TÜRKİYE İÇİN ÇÖZÜMLERİ NELER ANLATMALARI LAZIM”

CHP tüzüğüne göre kurultay yapacaktı ve isteyen bütün arkadaşlar aday olacaktı. Kurultayda tartışılacaktı. Yalnız adaylar değil, o gitsin bu gelsin ne olacak bakalım denmez siyasette. Siyasette üç dört tane aday çıkar ve bu adaylar anlatacaklar yani CHP’de ne yapacaklar gelirlerse hangi projeleri yapacaklar Türkiye için çözümleri neler? Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde söylenenler tabi başka ama bir de partinin geleceğine yön vermek istiyorsanız orada ne yapacaksınız? Partinin tüzüğünü nasıl değiştireceksiniz programına neler ekleyeceksiniz?

Siz CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’yi başarılı buldunuz mu seçim sürecinde?

“İNCE VEYA BİR BAŞKASI GENEL BAŞKAN OLURLARSA NE YAPACAKLAR?”

İnce’yle beraber vekillik yaptık yıllarca. Çok değerli arkadaşımızdır. Başarılı bir kampanya yaptı, bunu kimse inkâr edemez. Milyonlarca insanı toplayabilmek meydanlarda coşku yaratmak azımsanacak bir şey değildir. Yalnız burada tartışılan konu bu değil. İnce veya bir başkası genel başkan olurlarsa ne yapacaklar? Partinin bütün gücünü bir arada nasıl toplayacaklar. Siz Atatürk’ün kurduğu partinin genel başkanlığına talipsiniz peki ne yapacaksınız?

Başka isimlerde aday olmaya aday. Sizin aklınızdan geçen isim var mı?

“SN. İNCE BAŞARILIYDI AMA ECEVİT %42  ALMIŞTI”

CHP insan potansiyeli açısından çok zengin partidir. Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmaya açılınca birçok arkadaşımızın ismi çıktı. Yetenekli insanlarımız var. Sn. İnce çok başarılı bir kampanya yürüttü ve oyların yüzde 30’dan fazlasını aldı bu da büyük bir başarı. Fakat şunu da unutmayalım. Geçmişte de bundan fazla oy aldığımız da var. Ecevit yüzde 42 oy alırken nasıl aldı bu oyları. Şimdiki gibi söylemleri mi kullandı başka şeyler mi söyledi. Hangi politikaları uyguladı da halkın bir anda desteğini kazandı.

“OLDUBİTTİYLE KURULTAY OLACAKSA HİÇ OLMASIN”

 Şimdi ben bu tartışmaları medya aracılığıyla yapmayı uygun görmem ama kurultay toplanırsa ve tartışmaya zarar verilirse, kurultayı topladık beş kişi konuştu yeterlilik önergesi verildi hadi oylamaya geçelim yetmez. Bunu yapacaksanız kurultay yapmayın. Kemal Anadol açıkladı 19 gün süren kurultaylar var.  Oturacaksınız bütün bunları enine boyuna tartışacaksınız. Söyleyecek sözü olan insanlar açıkça çıkacak eleştirecekler bir mahsuru yok. Atatürk diyor ki; ‘partinin eksikliğini görüp de söylemeyenler partiye zarar verir’ Atatürk partilileri eleştiriye teşvik ediyor. 

O zaman Atatürk’ün istediği gibi sorsam size. CHP’yi eleştirmenizi istersem nereden başlarsınız?

“ E BİZİMDE VEKİL SAYIMIZ İKTİDARDAN ÇOK AZDI AMA SONUÇ VARDI!

Son yıllarda bana soracak olursanız CHP’nin çok büyük başarıları var bunu söyleyeyim ama deniliyor ki; Meclis’te çoğunluğumuz yok ne yapalım söyleyeceğimizi söylüyoruz oya sunuluyor iktidar oy veriyor her kanun geçiyor. Ne yapsaydık. Biz de öyleydik vekil sayımız iktidardan çok azdı. Ama biz 1 Mart tezkeresinde, Ermeni protokollerinde bazı anlaşmalarda çabaladık ve sonuç aldık.

“MUHALEFET  SAYISAL AZINLIĞINA RAĞMEN SONUÇ ALABİLİR”

Bu neyi gösteriyor muhalefetin çabası sayısal azınlığına rağmen sonuç almaya yetebilir. Yeter ki siz doğru politikaları doğru biçimde halka, iktidara ve basına anlatın.

CHP’nin içinde HDP’ye yakınlık olduğu iddialarını kabul ediyor musunuz?

“KİM ÖNERDİ, KENDİ KENDİNİZE Mİ DÜŞÜNDÜNÜZ? BU ARKADAŞIN CHP İDEOLOJİSİYLE  BAĞLANTISI VAR MI?

Ben bunu kabul etmiyorum çünkü burada bir partiyi değerlendirirken bakacağınız ölçüler şunlar; 1.  parti programına bakacaksınız. Bizim partinin programını okuyup da böyle bir sonuca varamazsınız. 2. kurultay kararlarına bakacaksınız orada da göremezsiniz. 3. Parti Meclis’i kararlarına bakacaksınız orada da göremezsiniz. 4. MYK kararlarına bakacaksınız. Genel başkan söylemlerine bakacaksınız orada tereddüt varsa soracaksınız genel başkana. Başka soruları da soracaksınız. Kurultay hesap verme yeridir. Mesela Kurultayda diyeceksiniz ki bir önceki seçimde Cumhurbaşkanlığına Ekmeleddin İhsanoğlu’na aday gösterdiniz partinin hangi organının desteğiyle bunu yaptınız?  Kim önerdi, kendi kendinize mi düşündünüz? Bu arkadaşın CHP ideolojisi kökenleriyle bağlantısı var mıydı yok muydu? İlla kazanacak diye mi yaptınız?

O halde aynı eğilimle sorayım. Abdullah Gül’ün çatı aday yapılmak istenmesini nasıl okudunuz?  

“NE OLDU DA GÜL ÇATI ADAY OLARAK İSTENDİ?”

Ben kurultayda konuşacak olsam sorarım bunu. 2007 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde dedik ki iktidarın bir üyesini cumhurbaşkanı olması doğaldır sayıca üstünlüğü var. Mademki cumhurbaşkanının bütün milleti kucaklaması gerekiyor sizin üyeleriniz arasından bizimle birlikte bir aday seçelim hepimizin adayı olsun sizin partinizden olsun ama sizin dayattığınız birisi olmasın. O tarihte Abdullah Gül’ün aday gösterilmesi girişimlerine karşı çıkmıştık. Şimdi ne oldu da çatı aday olarak istendi? Bu fikir nereden geliyor? SP önerdiyse eğer SP’nin yüzde kaç oyu var. Koskoca CHP yüzde birlik bir partinin telkiniyle mi cumhurbaşkanı adayını seçecek? Tabana kulak vereceksiniz insanlar konuşacak. Siz bir şey söylemeyeceksiniz o olmaz. Başarılı olduk ya da başarılı olamadım kusura bakmayın ayrılıyorum o zaman daha başarılı olacak arkadaş seçin.

‘ABD uzun süredir CHP’yle HDP’yi yan yana getirmeyi planlıyordu. “Adalet Yürüyüşü” bunun için kullanıldı’ gibi bir iddiayı sorsam ve eklesem CHP, tutuklu milletvekili Enis Berberoğlu için eylem yapmaya hazırlanıyor. Oturma eylemi, açlık grevi ve imza kampanyası gibi tüm seçenekler masada. Siz nasıl okuyorsunuz bu adımları?

“BİR TARAFTAN YARGIYI ELEŞTİR BİR TARAFTAN DA DOKUNULMAZLIKLAR KALDIRILSIN DE”.

Doğrusu esas yanlış dokunulmazlıkların kaldırılması bence. Her ülkede çeşitli koşullar altında vekillerin dokunulmazlığı var. Dokunulmazlığı kaldırmak demek  bir vekilin yargılanması  halinde ya da gözaltına alınması durumu ortaya çıkarsa burada hiçbir adaletsizlik olmayacağına inanıyoruz.  Bir taraftan yargıyı eleştireceksiniz bir taraftan da dokunulmazlıklar kaldırılsın diyeceksiniz.  İlkelerle temellerle fazla oynamayacaksınız.

“ADALET YÜRÜŞÜ CESARETTİ AMA NE SONUÇ ELDE ETTİN?”

Adalet yürüyüşü çok önemliydi bir siyasi parti liderinin yüzlerce km yol yürümesi çok nadirdir. Ancak böyle eylemleri yaptığınız zaman ölçü ne? Ölçü aldığınız sonuç. Öyle bir sürükleyecek ki toplumu bu kimse buna karşı direnemeyecek. Şimdi kurultayda diyeceksiniz ki çok başarılıydı tebrik ediyoruz. Çok büyük bir cesarettir fakat bunun sonucunda iktidar etkilendi mi?  Diyeceksiniz ki burada neden sonuç alamadık?

Siz her şeyi kurultayda anlatın sorun diyorsunuz ama CHP bu kadar demokratik mi?

“MUHALEFETİN DE BU DEMOKRASİYİ YAŞATACAK YOLLARI BULMASI LAZIM.”

CHP demokrasi bitti derseniz Türkiye’de demokrasi bitti demektir. İktidar bütün ülkelerde vardır. Dünyanın en totaliter ülkesinde bile iktidar var ama muhalefet sadece demokratik ülkelerde var. Muhalefet yoksa demokrasi de yok. O zaman muhalefetin de bu demokrasiyi yaşatacak yolları bulması lazım. Bütün bu gibi konular birkaç yerde tartışılır bunlardan bir tanesi kurultaydır bir tanesi daha önce tüzüğümüzde vardı küçük kurultay. Küçük kurultay bu gibi konuları konuşmak üzere toplanırdı.  Şimdi bu kalktı. Gene delegelerden oluşurdu. Onur kurulu vardı. Partide üst düzey görev yapmış insanların fikri alınmak üzere oluşmuştu. Bu onur kurulu hiç toplanmadı.

“NİYE MEDYA DA KONUŞUYORSUNUZ DİYORLAR, TARTIŞILACAK YER Mİ VAR”

Bu son tüzük değişikliğinde hem küçük kurultay hem onur kurulu kalktı. Şimdi deniliyor ki niye medyada bunu konuşuyorsunuz. Ben de medyada bunu konuşmaya taraftar değilim ama siz bu kurulları kaldırırsanız nerede tartışılacak. Kurultay da kaç kişi söz hakkına sahip olabiliyor.  Türkiye’nin diğer partileri o kadar demokratik ki CHP demokratik bir yapıya sahip olmadığı için eleştirilmelidir, bunu söyleyemeyiz. Bizde eleştiri kültürü var insanlar şöyle ya da böyle görüşünü açıklıyor. En kötü ihtimalle medyaya konuşuyorlar.

Öyle diyorsunuz ama Fikri Sağlar AKŞAM’a konuştu disiplin kuruluna sevk edildi.

İnsanların düşüncelerini açıklamaları CHP tüzüğüne göre suç değil. Kimseye hakaret etmeyeceksiniz.  Atatürk diyor ki, partide bir yanlışlığı eksikliği görüp de bunu eleştirmezseniz partiye zarar verirsiniz. Atatürk’ün görüşünü bir tarafa bırakacağız ve kimse partiyi eleştiremezsin mi diyeceğiz.

Sizce CHP kuruluş ilkelerinden uzaklaşıyor mu?

“CHP BU GÖREVİ YAPMAZSA KİMSE YAPAMAZ.”

Kendi kuruluş felsefesi itibariyle demokrasiye, laikliğe, çağdaşlığa,  kadın erkek eşitliğine en bağlı en çok sahip çıkması gereken parti CHP. Bizim özümüz bu. Şimdi CHP bu görevi yapmazsa kimse yapamaz. Biz yapmayalım başka parti bizim görevimizi yapsın diyemeyiz.

Sn. İnce Sn. Kılıçdaroğlu’na onursal başkanlık teklif etti. Sizce onursal başkan olabilir miydi? Bu konuda tartışma çıktı.

Siz birden fazla insanın olabileceği bir makamı birisine tahsis etmeye kalkarsanız buna itirazlar olabilir.

Siz itiraz eder miydiniz?

“ONURSAL BAŞKANIMIZ ATATÜRK’TÜR AMA YAKIN DÖNEM İÇİN DENİZ BAYKAL’DIR”

Bizim onursal başkanımız Atatürk. Yani kimse Atatürk’ü oradan indirelim de falanca arkadaşı getirelim diyemez. Ama yakın dönemle ilgili bir lider söylemek gerekirse herhalde bence 1 Mart tezkeresinin reddedilmesinde birinci derecede rol oynayan Deniz Baykal’ın adı akla gelir. Bunun bayraktarlığını yapan insan o makamı mutlaka hak etmiştir. Ama diyorsanız ki tarih boyunca onursal başkanımız kimdir Atatürk’tür.

FETÖ ve tartışmalar. Ne söylemek istersiniz?

“İKTİDAR MUHALEFET ELELE VERMELİ, ÇÜNKÜ BU REJİM MESELESİ.”

Bizim partimizin temeli şudur. Biz insanların kişisel inançlarına saygı gösteririz. Yani kimsenin başkasının dini inancını engellemesine sınırlandırmasına müsamaha göstermeyiz ama dinle devlet işlerinin birbirine karıştırılmasına da müsamaha göstermeyiz. Atatürk’ün konuştuklarına bakacaksınız. Din konusunda dinin istismarı konusunda. İsmet Paşa son derece dindar bir insan olmasına rağmen dini hiçbir zaman siyasete karıştırmamış. Laikliğin özü bu. 17-25 Aralık, Baykal’ a yapılanlar, 15 Temmuz son derece vahim olaylar. Onlarca şehit verdik. Saldırıya uğradı Meclis. Din iddiasıyla bir kuruluş kalkıyor devletin bütün organlara giriyor. Ele geçiriyor. Yönetimi değiştirmeye çalışıyor.  Bakın şimdi başka tarikatlar ortaya çıkıyor. Kaç örgüt, tarikat var. Şu an yapılanlar tabii ki çok önemli. Bu anlamda iktidar muhalefet elele vermeli. Çünkü bu rejim meselesi. Siz bu rejimi yıkmak isteyen hiçbir güce imkân vermemelisiniz. Ulusal çıkarları ilgilendiren konularda iktidar muhalefet ayırım yapmadan birlik içinde hareket etmek lazım.

 

Son dakika haberleri, son dakika haber, son dakika gelişmeleri
Son dakika haberleri

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Kadın Danışma Konseyi Başkanı Esra Albayrak, 28 Şubat sürecine ilişk

Esra Albayrak: 28 Şubat daha kahramanlarını tanıtmadı

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

En saçma yapılar!

Mısır Piramitleri'nin gizemine dair yeni detaylar

En Çok Okunanlar

Maksat Yarışmak Olsun - 11 Ocak 2019

Ataman ile Devr-i Alem - San Miguel - Meksika - 31 Aralık 2018

Diyet Günlüğü - Menopoz - 14 Ocak 2019