• $8,303
  • €10,1092
  • 488.083
  • 1444.87
23 Nisan 2021 Cuma 15:50 | Son Güncelleme:

Kalbi riske atan 10 iftar ve sahur hatası

Kalbi riske atan 10 iftar ve sahur hatası

Ramazan ayında beslenme düzeni değişiyor. Sahur ve iftar arası uzun süre aç kalan vücudunuzu kalp krizi riskinden korunmanız için daha dikkatli davranmanız gerekebilir. İşte uzmanından Ramazan ayında kalp sağlığı için sık yapılan hatalar haberimizde...

Ramazan ayında uzun süre aç ve susuz kalan vücudunuza asitli içecek almanız kalpte ritim bozukluğunu tetikliyor. Uzmanlar özellikle iftar ve sahur vakitleri için uyarılarda bulunuyor. Peki, kalp sağlığını riske atan iftar ve sahur hataları nelerdir?

"KALP HASTALARI DOKTORA DANIŞMADAN ORUÇ TUTMAMALI"

Kalp hastalarının doktorlarına danışmadan asla oruç tutmamaları gerektiği uyarısında bulunan Prof. Dr. Ahmet Karabulut, şunları söyledi:

"Oruç tutarken doktorun önerilerine de harfiyen uyulmalı. Ayrıca gündüzü aç geçirmek akşam yemek rutinimizi değiştirebileceğimiz anlamına gelmemeli. Normal zamanlarda tek ana yemekle yetindiğimiz soframızda Ramazan'da da tek ana yemekle devam etmeliyiz. Çünkü kalp hastalarında belirli bir yeme düzenine alışmış mideye iftar ile yapılacak aşırı yüklenme; şişkinlik, hazımsızlık, karın ağrısı, çarpıntı ve tansiyon yüksekliği, daha da kötüsü kalp kriziyle sonuçlanabiliyor."

"AYNI İLAÇTAN GÜNDE İKİ KEZ ALANLAR ORUÇ TUTMAMALI"

Ramazan'da ilaçların saatinde zorunlu bir değişim yaşanıyor; ilaçlar genellikle sahur ve iftarda alınıyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, "Burada atlanılan nokta ise sahur ile iftar arasındaki sürenin uzunluğu ve iftar ile sahur arasındaki sürenin kısa olmasıdır." diyerek şunları söylüyor:

"Bir ilaçtan günde iki kez alan hastada sahur sonrası ilaç etkisinde artma ve yan etki riski oluşurken, iftara doğru ise ilaç etkisinin son bulması ve hastalığın alevlenme riski doğuyor. Bu nedenle Ramazan'da günde tek doz alınan 24 saat etkili ilaçlar ön planda tercih edilmeli. Aynı ilaçtan günde 2-3 kez alma zorunluluğu olan hastalar ise oruç tutmamalı."

"ORUÇ SİGARAYLA AÇILMAMALI"

Ramazan sigarayı bırakmak için en ideal dönem aslında. Ancak bu alışkanlığınız devam ediyorsa orucunuzu sakın sigarayla açmayın! Ayrıca iftardan sonra peş peşe sigara içmekten de kaçının. Çünkü bu durum vücuttaki iltihabi reaksiyonu arttırıyor ve damarlarda kirli bir ortam oluşmasına neden oluyor. Bunun sonucunda da damarlar üzerinde ek stres oluşuyor ve damar içinde pıhtı gelişimi riski artıyor. Sonuç; kalp krizi ve inme riskinde artış!

"İFTARI HIZLI YAPMAMALI"

İftar sofraları genelde daha zengin ve ağır yapıda oluyor. Çok sayıda ana yemeğin hızlıca tüketilmesi ise bir anda insülin salınımını ciddi olarak kamçılıyor. Artan kan şekeri ve fazladan insülin salınımı nedeniyle damar duvarları üzerinde ek stres oluşuyor. Bu tablo da besinlerin sindiriminde gecikme, şişkinlik, tansiyon ve çarpıntı ataklarına yol açabiliyor. Daha da kötüsü çok hızlı yemek kalp krizine davetiye çıkarabiliyor! Kalbinizi yormamak için iftar yemeğini yavaş yavaş tüketmeye özen gösterin. Lokmalarınızı 10-20 kez çiğnedikten sonra yutun.

"SAHUR ATLANMAMALI"

Uykuya düşkün kişiler için sahura kalkmamak iyi bir alternatif gibi görünse de, sahur yapmadan tek öğünle oruç tutmak özellikle kronik hastalığı olanlarda vücudu zorluyor. Sahur yapılmadan oruç tutulduğunda kan şekeri düşüşüne bağlı olarak şiddetli baş ağrıları, çarpıntı ve tansiyon atakları gelişebiliyor. Bu yüzden mutlaka sahura kalkmalı, kahvaltılık gıdalarla birlikte en azından 2-3 bardak su tüketmelisiniz.

"SOFRAYI FAZLA DONATMAYIN"

Ramazan'da yaptığımız bir başka önemli hata da, rutin yeme alışkanlığımızın dışına çıkmak oluyor. Tüm gün oruç tuttuktan sonra kendinizi ödüllendirmek için sofranızı gereğinden fazla donatmayın, ana yemeğinizi tek çeşitle sınırlayın. Yüksek kalorili, yağlı ve çeşit çeşit ana yemeklerden kaçının. İftarı su ve çorbayla açın. Hurma, yeşil salata ve az şekerli komposto ya da hoşaf sofranızda mutlaka yer alsın.

"İFTAR VE SAHURDA TATLI YEMEYİN"

Ramazan'da sindirimi daha zor ve kan şekerini ani zıplatan şerbetli hamur tatlıların tüketiminde genellikle aşırıya kaçıyoruz. Ancak tatlının fazla miktarda tüketilmesi kan şekeri ve kolesterol dengesini bozuyor. "Tatlıların iftar yemeğinde tercih edilmesi fazladan insülin salınımına yol açıyor. Sahurda yenilen tatlılar da gün içerisinde oluşacak açlık ve susuzluk hissini arttırıyor" uyarısında bulunan Prof. Dr. Ahmet Karabulut, tatlı tüketimi için en uygun zamanın yatsı vakti olduğunu söylüyor. Prof. Dr. Ahmet Karabulut, hamurlu ve şerbetli tatlı tüketiminin kısıtlanması gerektiğini de hatırlatarak, "Tatlılarda ön planda ev yapımı sütlü tatlılar olmalı. Tatlı ihtiyacınızı karşılamanın en sağlıklı yolu ise meyve tüketmektir." diyor.

"TUZU ABARTMAYIN"

Ramazan'da en çok yapılan hatalardan biri de yemeklerin çok tuzlu tüketilmesi. Yemeği hazırlarken tadına bakamadığımız için genelde çok fazla miktarda tuz ilave ediyoruz. İftarda yemek yanına konulan tuzlu peynir, zeytin ve turşu da tuz alımını artırıyor. Sonuç; bir anda yüksek tuz tüketimine bağlı fırlayan tansiyon! Prof. Dr. Ahmet Karabulut tuz tüketimi ile hipertansiyon ve kalp yetersizliği arasında doğrudan bir bağlantı olduğuna dikkat çekerek, "Fazladan tuz kan basıncında ani artışlar yaparak kalp üzerinde ek yük oluşturuyor. Bu durum kendini nefes darlığı ve ödemle gösterebilen kalp yetersizliğiyle sonuçlanabiliyor. Dolayısıyla günde bir çay kaşığı tuz limitini aşmamalısınız." diyor.

"SU İHTİYACINI GAZLA İÇECEKLE GİDERMEYİN"

Ramazan'da ihtiyacımız olan suyu genellikle yeterince tüketmiyoruz. Bu sorun iftar yemeğinde su gereksinimimizi şerbet ve gazlı içeceklerle karşılamaya çalışmamızdan kaynaklanıyor. Sahurda da suyun yerini genelde çay alıyor. "Oysa su kalp ve damar sağlımız için hayattır. Az su tüketilmesi kanın koyulaşmasına ve damar sağlığının bozulmasına yol açıyor." uyarısında bulunan Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, şunları söylüyor:

"Az su içenlerde tansiyon oynamalarına ve ritim bozukluklarına daha sık rastlanıyor. Bu nedenle orucu suyla açmayı ve sahuru suyla kapatmayı alışkanlık haline getirin. Sağlığınızı riske atmamak için iftar ile sahurun başında ve sonunda birer bardak su içmeli, iftar ile sahur arasında da 1.5 litre su tüketmeye özen göstermelisiniz. Ayrıca unutmayın ki gazlı içecekler diyaframın kalbe bası yapmasına, dolayısıyla da ritim problemlerine ve nefes darlığına neden olabiliyor."

"İFTARDAN HEMEN SONRA SPOR YAPMAYIN"

Ramazan'da genellikle egzersizlere ara veriliyor. Oysa oruç sağlık için egzersiz yapmaya engel değildir. Çok zor kazanılan egzersiz aktivitesine Ramazan'da da devam edilmeli. Yürüyüş, en sık önerdiğimiz egzersiz şeklidir. İftardan önce yapacağınız 30-40 dakikalık yürüyüş metabolizmanızı hızlandırarak iftarı daha sağlıklı şekilde karşılamanızı sağlayacaktır. Ayrıca iftarda tüketeceğiniz gıdaların sindirimini de kolaylaştıracaktır. Ancak dikkat! İftardan hemen sonra yapılan egzersiz ise şişkinlik, karın ağrısı ve nefes darlığıyla sonuçlanabilir. Bu nedenler iftar sonrasında yürüyüş yapmanız daha faydalı olacaktır.

"GECELERİ UYUYUN"

Ramazan'da çoğumuzun uyku düzeni bozuluyor; sahur gece uykusunu bölüyor ve sahur sonrasında uykuya dalmak zorlaşıyor. Uykusuzluk gün içerisinde gerginlik hali, vücut ağrıları, çarpıntı ve tansiyon yükselmesine yol açabiliyor. Bu nedenle yatağa akşam saat 23.00'ten önce girmeye özen gösterin. Ayrıca gündüz bir saati geçmeyecek şekilde uyumanız, uyku problemlerinin oluşumunun önüne geçecektir.

  • kalp krizi
  • kalbi yoran 10 hata
  • kap için 10 öneri
  • kalbi riske atan 10 hata
  • kalp sağlığı
<p>Meteoroloji'nin son verilerine göre hafta ortasında hava sıcaklıkları yükselecek ve yağışlı hava

Ramazan Bayramı'nda hava durumu nasıl olacak?

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı