• $7,6312
  • €9,0902
  • 417.664
  • 1548.45
27 Temmuz 2014 Pazar 02:04 | Son Güncelleme:

Sanatçıların çoğu psikiyatrdan çıkmıyor

Sanatçıların çoğu psikiyatrdan çıkmıyor

Genç oyuncuların en iyi çıkış yakalayanlarından Aslıhan Güner…

Onu kimi zaman bir reklamda, kimi zaman ise en sevdiğiniz dizide görebilirsiniz. Oyunculukta 10. yılını dolduran Güner, şimdi kendi markasını da yaratma sürecinde. Güner’le oyuncuların egolarından, evliliğinden ve kariyer hedeflerinden bahsettik.

Oyunculukta 10 yılınız doldu. Oynadığınız projelerden en özeli hangisi sizin için?
2007 yılında yaptığım ‘Asi’ dizisi… Çetin Tekindor, Tuncel Kurtiz, Nur Sürer gibi oyuncularla birlikte rol aldım. Benim için bir okul gibiydi, tanınmamı sağlayan bir proje oldu. Tuba Büyüküstün’ün kardeşini oynadım.

Rol seçerken nelere dikkat ediyorsunuz?
Şu ana kadar her kesime ve her yaşa hitap edecek işler yaptım. Her zaman farklı rolleri canlandırmak iyidir. Geçmişime baktığım zaman yaşıma göre iyi işler yaptığımı görüyorum. Bulunduğum yere hak ederek geldim. Ağır ağır sağlam adımlarla ilerlemek istiyorum. Oyunculuğun yaşı yoktur, her yaşta oynayabilirsiniz, ben 50 yaşımda da oyunculuk yapmak isterim. TV’de bir anlık yanıp sönen birisi olmak istemiyorum. Bunun için de elimden geleni yapıyorum. 

En son ‘Her şey Yolunda Merkez’de oynamıştınız. Yeni projeleriniz olacak mı?
Şu an görüştüğüm iki proje var. Onlardan birisini seçmeyi planlıyorum. Bir sinema projesiyle bir de sosyal sorumluluk projesi... Toplumda göz önüne çıkmış insanlar olarak bazı konularda farkındalık yaratmak zorundayız. Kendi hayatımda da böyleyim, Polyanacılık oynarım ve etrafımda da o anda birini gülümsetebiliyorsam bu benim için çok önemlidir. Ben bir insanın tüm dünyayı değiştirebileceğine inanıyorum.

RECEP, KABA GELİYOR AMA ŞAHAN’I SEVİYORUM

Sümela’nın Şifresi ve Moskava’nın Şifresi sinema filmleri büyük ilgi gördü.  Bu ilgiyi neye bağlıyorsunuz?
Tekrarları bile bugün televizyonda ilk beşe giriyor. Ben senaryoyu okuduğumda o işin tutup tutmayacağını anlayabiliyorum bu genç yaşımda. Karadeniz benim için komedisi de dramı da çok ağır olan bir taraftır. Karadeniz işi çekiyorsan ortası yoktur, dramda da böyle, türküler ve şarkılarda da böyle. Komiklikte vardır ama durum komedisi orada hepsi organik! Doğal komikler, sen onları taklit etmeye çalışırsan doğal olmaz. Biz Karadenizli bir ekiple bunu yaptık ve o yüzden çok doğal ve çok komik bir iş ortaya çıktı. Ve yaptığımızın da gişede cevabını aldık. Şimdi serinin üçüncüsünü çekeceğiz. 

‘Recep İvedik’i izlediniz mi? Mesela bazı oyuncular o seriyi ağır bir dille eleştiriyor. Size teklif gelse oynar mısınız?
 Ben komik buluyorum, gülüyorum. Tabii tarzı çok farklı, çok eleştiriliyor ama 6 - 7 milyon gişe yaptı. ‘Düğün Dernek’ filminde çok gülmedim, belki benim modum kötüydü ama ‘Recep İvedik’te güldüm! İvedik karakter olarak çok kaba, kadını tutup duvara çarptığı falan oluyor. Ama ‘Celal ile Ceren’ olarak tabii ki Şahan Gökbakar’la çalışabilirim. Diğer yönü biraz beni korkutuyor.

OYUNCULUK CAMİASINDA ÇOK KÖTÜ ŞEYLER GÖRDÜM

Sizin için aşk nedir? Mutlu bir evliliğiniz var. Bunun sırrı ne?
Aşk huzur ve mutluluk demek…  Şimdi evliyim, sakin ve huzurluyum. Genelde aşk insanın bütün hayattaki her şeyini etkileyen bir duygu, o kadar da kuvvetli.  Eşimle dizi çekiminde tanıştık. Çok yakın arkadaştık. Sevgili olmadan önce aklımda ‘acaba?’larım oldu. Benim en büyük şansım, Mert’te de bende de oyuncu egosu yoktur. Biz diğer oyuncular gibi değil de, çok doğal yaşamayı tercih ederiz. Benim Mert’i, Mert’in de beni seçmesinin sebebi budur. Çocukluğumdan beri oyunculuk camiasının içindeyim ve o kadar kötü şeyler gördüm ki, Allah’tan kenardan gördüm, görünce de çekildim. 

Oyunculardan beğenip, kendinize örnek aldığınız isimler var mı?
Ben Türk filmleri aşığıyım. Türkan Şoray, Filiz Akın, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik, Gülşen Bubikoğlu’nun hepsinin duruşlarına ve onların gerçekten sanatçı olmak için doğduklarına inanırım. Keşke o dönemde doğsaydım da ben de Yeşilçam da olsaydım dediğim olmuştur…

Set ortamında nasıl bir insandır Aslıhan Güner?
Çalıştığım setlerde çok güleryüzlüyümdür ama ciddi olduğumuz anlar da var. Büyük oyuncuların hepsi benim gibi hassas, yeni nesil oyuncular çabuk havaya girebiliyorlar. Magazine aldanmamak gerek. Çoğu sanatçılar psikiyatrlardan çıkmıyor çünkü çok zor bir psikoloji. O ilgiye alıştıktan sonra bir anda bitince ‘Ne oldum?’ oluyorsun. Herkesin beni kızı gibi, arkadaşı gibi görmesi çok güzel ama onun bir anda gelip geçici olabileceğini de biliyorum. 

MARKAMIN LOGO TASARIMLARINA BAŞLADIK

Kendi markanızı yaratmak konusunda çalışmalar yapma hazırlığındasınız, doğru mu?
Sosyal medyada oluşan ilgiden anladığım kadarıyla, Aslıhan Güner adına bir marka oluşturmak istiyorum. Kendime ait çok sade bir tarzım var. Bunun da birçok insan tarafından beğenildiğini ve geniş kitleye hitap edeceğini biliyorum. Önce bir deneme yapacağım, bir koleksiyon ile. Sonradan büyütebilirim. Kendi markamı oluşturmak adına ufak ufak adım atmaya karar verdim. Logo tasarımlarına başladık, stilimle ilgili bir şeyleri toparlamaya başladık.

Geçtiğimiz günlerde Ortadoğu’da 22 ülkeye yayın yapan Arap MBC kanalına röportaj verdiniz. Arapların ilgisini neye bağlıyor sunuz?
Çekilen dizilerin samimi ve doğal olmasına bağlıyorum. Türk oyuncular gerçekten çok seviliyor. Beni de ‘Asi’ dizisiyle bağırlarına bastılar. Hedefim yurtdışına açılmak. Genel olarak düşüncem bizleri kendilerine yakın görmeleri, ilginin sebebi bu. Türk dizilerinin konusu ve oyuncuları onların da dikkatlerini çekiyor bu yüzden her yayınımızı dikkatlice izliyorlar.

<p><span>Tarım ve hayvancılık alanında hibe desteği alarak kendi işini kuran kadın girişimcilerin sa

100 bin TL ile kendi çiftliğini kurdu

Defineciler 120 yıllık tarihi evi talan etti

Ağrı'da dondurucu soğukların etkisini sürdürüyor

Altın hakkında bilmediğiniz 25 ilginç gerçekler