• $7,8187
  • €9,3602
  • 449.547
  • 1328.73
21 Eylül 2014 Pazar 02:04 | Son Güncelleme:

Hayalini kurduğum işi yapıyorum

Hayalini kurduğum işi yapıyorum

360 ekranlarında ‘’Yaz sohbetleri’’ programına imza atan başarılı sunucu İlkin Ündeş Kavukcu, habercilik ve gazetecilik alanındaki mesleki yürüyüşünü AKŞAM okurlarıyla paylaştı.

Gazeteciliğin ve haberciliğin özünde nankör bir meslek olduğunu savunan Kavukcu “Ekranda ve sahada yoksanız unutulursunuz’’ sözleriyle bu tezine açıklık getirdi. Hayatındaki en büyük idol ve rol modelin babası olduğunu söyleyen başarılı haberci,  birçok meslektaşı tarafından bir handikap olarak görülen evli ve çocuk sahibi olmanın mesleki ilerleyişine herhangi bir engel teşkil etmediğini söyledi.

SAMET ADAY

Habercilik serüveniniz nasıl başladı?
Gazetecilik ve habercilik benim çocukluğumdan beri hayallerimi süsleyen bir meslekti.15 yaşından itibaren bu hayal için ciddi anlamda çabalamaya başladım diyebilirim. Çeşitli kurumların kapısını çalarak mesleki arzularımı hayata geçirmek için uğraşsam da habercilik serüvenine profesyonel anlamda şu an çalıştığım kurumda adım attım diyebilirim.

Kapıdan ilk girdiğinizde neler geçiyordu aklınızdan?
Aslında çocukluğumdan beri sürekli düşündüğüm şeyler... ‘İyi bir gazeteci ve haberci olabilmek’. Nitekim 3. ayımdan sonra yeni oluşturulan ekonomi departmanında kadroya alındım. Gerekli eğitimi aldıktan sonra yaklaşık 8-9 ay kadar sahada ekonomi muhabirliği yaptım ve beni spiker olarak düşündüklerini söylemeleriyle stüdyoya girdim.

Kariyer adımlarınız biraz daha sıklaşmış anlaşılan...
Evet kesinlikle öyle. Ancak birçok  gazeteci gibi benimde gönlümde yatan aslan savaş muhabirliğiydi Bir kaç kez savaş döneminde Irak’a gitme fırsatı yakaladım. O deneyimler benim için son derece önemli, unutulmaz deneyimlerdir.

HEYECANINIZI KAYBEDERSENİZ BİRÇOK ŞEYİ YİTİRİRSİNİZ

Savaş muhabirliğinden konu açılmışken... Neden her gazetecinin hayalidir bu sizce? Bu mesleki bir çıta olarak mı algılanıyor?
Biz ‘32.Gün’leri seyrederek büyüyen ve o tarz programların bizlerde yarattığı hayranlıkla haberciliğe gönül veren bir nesil olduğumuz için sanırım… Bizim için ‘savaş muhabirliği’ deneyimi olmazsa olmazdır. Benim kuşağımda bunun aksini iddia edebilecek insan yok denecek kadar azdır. Adını ne koyarsak koyalım fark etmez. Saha, bir gazeteci için her zaman yeni deneyimler, yeni tecrübeler ve yeni heyecanlar demektir. Zaten bizim meslekte heyecanınızı kaybettiğiniz zaman birçok şeyinizi yitirmiş olursunuz.

Geriye dönüp baktığınızda ‘önemli bir viraj’ dediğiniz bir kariyer noktanız var mı?
‘Sınır Ötesi’ adında bir programa başlamıştım. 3 ya da 4. ayıydı programımın yanlış hatırlamıyorsam. Sınır ötesi harekat başladı ve harekatı Hakkari’den bir buçuk saat kesintisiz olarak canlı yayınla aktardım. Bu yayında aldığım olumlu tepkilerden sonra doğru yolda olduğumu bir kez daha anladım. O yayında anladım ki ben bu işi iyi yapıyorum. Hakkari’de yaptığımız o canlı yayını asla unutamam.

Evli olmak, anne olmak yaptığınız iş için bir handikap oluşturuyor mu? Tempoyu nasıl ayarlıyorsunuz? Hem iyi bir eş, hem iyi bir anne, hem de iyi sunucu olmak... Zaman zaman zorlandığınız olmuyor mu?
Beni çok iyi anlayan bir eşe sahibim. Benim yaptığım işten beslendiğimi anlıyor ve bana ve işime son derece saygı duyuyor. Çok iyi bir kurumda çalışıyorum. Dünya tatlısı çocuklarım var. Şu an her şey harika. Düzenli, tertipli ve planlı olursanız koordinasyonda ve zaman paylaşımında hiçbir sıkıntı yaşamazsınız. 

İDOLÜM BABAMDI

Her insanın hayatında kendine örnek olarak aldığı bir insan vardır muhakkak. Sizin rol modeliniz kimdi? 
Mesleki olarak bir çok örnek verebilirim ancak genel olarak hayatıma baktığımda benim idolüm babamdı.14 yıl önce kaybettik ve ben onun değer yargılarına sarılarak ayakta kaldım. Bir manada yaşama sevincimi yitirmiş gibiydim o bu dünyadan göçüp gidince. Her yayınıma ‘Babam beni bir yerlerden izliyor. Allah’ım beni ona karşı mahçup etme’ diyerek başlıyorum bu yüzden. Her yayının ardından önce Allah’a şükreder sonra babama teşekkür ederim. ‘Senin bana verdiğin pozitif enerjiyle bu işin altından kalktım. Beni izlediğin düşüncesiyle işimi daha bir ehemmiyetle yaptım‘ derim.

Habercilik biraz da nankör bir meslek derler. Sahada, ekranda yoksanız çabuk unutulursunuz. Siz bu görüşe katılıyor musunuz?
Doğru bir tespit ne yazık ki. Ekranda yoksanız unutulursunuz. Sahada yoksanız unutulursunuz. Bu iş biraz nankör bir meslek.

Sosyal medyada sizi takip eden ciddi bir hayran kitleniz de var ve özellikle aile hayatınızı ve gündelik yaşantınızı çok merak ediyorlar. Evde, yemek konusunda da haber konusunda olduğu kadar iddialı olup olmadığınızı merak edenler var…
Yemek yapmayı çok seviyorum ama çokta fazla fırsatım olduğunu söyleyemem açıkçası. Boşnak böreğinde iddialıyım. Anne tarafım Boşnak olduğu için balkan yemeklerini genelde iyi yaparım. Yine de evdeki aşçılığım haberciliğin eline su dökemez.

Mesleki birikimlerinizi, anılarınızı, deneyimlerinizi ve gözlemlerinizi bir gün bir kitapta toplamayı düşünüyor musunuz?
Mesleki bir kitap değil ama bir gün babam için bir kitap yazmayı düşünüyorum. Babama hitap edeceğim, onun için yazmak istediğim bir kitap hayalim var yıllardır ancak bu ne zaman olur bilemem. 

<p>Editör: Duygu Gecü Yüzseven <a href='mailto:duygu.gecu@turkmedya.com.tr'>duygu.gecu@turkmedya.com

Pandemide evde cilt bakımı nasıl olmalı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Haftanın Fotoğrafları (20-26 Kasım)

Motorlu Taşıtlar Vergisi'nde 2021 yılı için artış oranı belli oldu! 2021 Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) ne kadar?