• $7,6454
  • €9,0837
  • 415.717
  • 1542.83
20 Temmuz 2014 Pazar 02:00 | Son Güncelleme:

Eski Galata’nın yenilikçi mutfağı!

Eski Galata’nın yenilikçi mutfağı!

ORKUN BULUT
twitter.com/orkunbulut
orkunbulut@gmail.com

Zengin tarihiyle bizden önce de birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan güzel İstanbul’da herkesin tutkunu olduğu bir yapı vardır. Ayasofya, Topkapı Sarayı, Çemberlitaş, Kız Kulesi gibi birçok ilham verici yapı olsa da benim için Galata Kulesi her zaman torpillidir. Her tartışma ortamında Japonların yaptığı Boğaz Köprüsü’nün şehrin simgesi olmasından şikayet eder, Galata Kulesi’ne yaptığımız haksızlıktan söz ederim. Dolayısıyla Galata Kulesi’ni iyi gören mekânlara ilgi duysam da Kiva haricinde pek standartları iyi bir restoran bulmak zordur. 6 ay önce Duo Galata Otel’in terasında açılan Robin’s bölgedeki gastronomi algısını değiştirdi. Bunda da manzarayı teferruat yapan yemeklerin mucidi Bilal Mert’in payı büyük.

Galata tepesinde ‘cam fanus’ gibi

Fransa’nın ünlü aşçılık okulu Le Cordon Blue’de eğitim alan Bilal Mert, çocukluk hayali olan kendi restoranını açma fikrini ablasıyla paylaşmasıyla başlıyor Robin’s hikâyesi. Abla Yeşim Aslaneli’nin içmimar olması da bu güzel Galata mekânını pek farklı yapmış. Yeşim Hanım, Robin’s’i otelin terasında adeta camdan bir fanusun içine kurmuş. Şeffaf ve komple açılan tavandan arşa doğru giden boşluk hissi paralel ışıklandırmalarla yok edilmiş.  Asansör girişindeki bohem havadan, masadaki şirin detaylarla mekân sade bir şıklığa sahip olmuş. Galata Kulesi’nin dibinden tarihi yarımada silueti sevenler içinde farklı oturma düzeninin olduğu balkon var.
Robin’s’i özel yapan adam Bilal Mert hem mutevazı hem de yüksek özgüvene sahip bir adam.  Gözlükleriyle bir bilim adamı gibi görünsede önlüğünün altına giydiği şortla ‘ben buyum’ diyerek kendi benliğini ortaya koyabiliyor.  Her mevsim özel bir mönü hazırlayan, mutlaka yemeklerde kendi imzasını taşıyacak tatlar bırakan Bilal Mert yeni nesil restorancılığın ‘must’ı olan az ama öz seçenek sunuyor misafirlerine. 

Demirbaş Istakoz

Bilal Şef’in bu mevsimde çalıştığı sofistike lezzetlerden bazılarını deneme şansı buldum. Ana yemeklerden önce geleni ağzınızın pasını şöyle bir alt-üst edip sizi lezzetlere hazırlayan Gazpacho harikaydı. Kırmızı lahana sosu yatağında servis edilen hardallı vanilya dondurması mekânın olmazsa olmazlarından. Ahtapotun, kırmızı biber sos ve biber dolmasıyla sunulması da pek hoş olmuş. Mekânın açıldığı günden bu yana mönüsünün demirbaşı olan Istakozda uyumlu Fransız fasülyesi ve kontra tat vere portakal jölesi oldukça cesur.

Aynı çatalda somonun 3 hali: Pişmiş, çiğ, füme..

Mönüde her kalemde fark hissediliyor ama ‘main course’da iddia farklılaşıyor. Özellikle somonu özel hazırlayışı çok konuşulur.  Somon resmen 3 farklı parçaya ayrılıp hazırlanmış gibi görünmesine rağmen aslında bütün pişiriliyor. Bu somon tek çatalda bile size pişmiş, çiğ ve füme tadını verebiliyor. Şefin sırı verilmez ama işin özü, alt kısmın kararında ızgarada pişirilip kararmasından sonra çok az bir şekilde fırınlanmasından geçiyor. Yenilikten uzak daha yerel bi’şey isteyenler için uykuluk beğendiyle sunulan Kuzu Karski’yi tavsiye edebilirim…
Abla – kardeşin ekol olmaya aday mekânın tek eleştireceğim nokta oturma düzenleri! Bu kadar keyifle yemek yenip, manzara izlenecek bir mekânda oturma grubu olarak Bakırköy pastanelerinden hallice koltukların kullanılması pek konforlu olmamış…

Eğlendirebilen ‘güzel adamlar’

Yaz gelince özellikle beach’ler haftalık değişen programlar yapıp, afişler bastırırlar. Özel DJ’ler, perküsyon ve trompet sanatçıları müzikle uyumlu bir şekilde ambiyansı sağlarlar. Bir yığın isim bu işlerin içinde olsa da 15 yıldır bu partilerin değişmez adamlar vardır. Ben bunlara ‘güzel adamlar’ diyorum. Eğlenmeyi çok iyi bildikleri için eğlendirmeyi de bilirler, kendilerini takip edin ‘elit’ müdavim kitleleri vardır. Kim mi bu adamlar; çatal, bıçak ve bardakla bile ambiyans oluşturan Erkut Sezer, ritimleriyle müzik dünyasının da büyük saygı duyduğu Tai lakablı Tayfun Tekeli, trompetiyle şarkılara farklı bir hava katan Merih Ermakastar, playlistlerinde her daim sürprizler bulunan Dj’ler David Şaboy ve Alain Silifkeli. Sürekli bir mekâna bağlı çalışanların dışında afişlerde bu isimlerden birini görüyorsunuz alternatiflerinizin en tepesine yazın…

Ramazan’da neden güllaç?

Ramazan ayında en büyük problem doğru beslenmedir. Az beslenen yeterli enerjiyi alamazken, sahurda ve iftarda abartanlar ise 1 ay sonra tartıyla yüzleşmek zorunda kalıyor. Malum, önümüz bayram. Oruç tutarak form tutmanın mümkün olduğunu da söyler diyetisyenler. Bunlardan biri de Essporto Spor Salonu’yla çalışan Özge Bezirci. Bezirci’yle sıcaklarda uzun süreli oruçla ilgili beslenme tavsiyeleri aldım. Metobolizmanın yavaşlamasına rağmen oruç tutarak da sağlıklı bir şekilde kilo verileceğini anlattı. Nasıl mı? İftarda tüm besinleri bir arada tüketmemek, az ve sık beslenmek gibi. Tatlıya zaafı olanlara ise sadece ‘güllaç’ tavsiye ediyor Özge Bezirci. Ramazan haricinde adından bile bahsetmediğimiz güllaç sütlü ve hafif oluşuyla mübarek ayın yıldızı. Bir başka Ramazan klasiği hurma çok faydalı olsa da kan şekerini hızla yükselten özelliğiyle 2 tanesinin bir meyveye eşit olduğunu söyleyen Bezirci, iftardan bir buçuk saat sonra hafif tempolu yürüyüşler tavsiye ediyor..

Haftanın tavsiyeleri

Yiyin: Lucca efsanesinden sonra Cantinery’le de aynı etkiyi yapan Cem Mirap’ın her hafta fark yaratan mönüsünde ‘Dört Köy peynirli pizza’ dikkatimi çekti. İtalyanların ‘formaggi’sine rakip bu pizzada bizim peynir dörtlümüz, İsli Abaza, Konya Küflü, Dil ve Kars Gravyer’den oluşuyor. 
Gidin: Bugün 26. Kıtalararası yüzme yarışı yapılıyor. Boğaz’da iki kıta arasında yüzerek yarışan 1700 kişiyi izleyerek sosyalleşmek farklı bir deneyim olabilir…
Dinleyin: Bu yılın en havaya sokan şarkılarından biri Tiesto’nun ‘Wasted’ı diyebilirim. Şarkının derinden gelen ‘bas’ları harika… 
Eğlenin: Hep İstanbul tavsiyesi veriyor diye eleştirenler için bu haftaki eğlencelik önerim Antalya’dan! Calista Luxury Resort’de House müziğin ünlü grubu Milk & Sugar sevilen şarkılarıyla performans gösterecek. 
24 Temmuz’da!

<p>Cumhurbakanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türkiye - ABD ilişkilerine dair açıklamalarda bulundu. Kal

'NATO savunma sistemine entegre edilmeyecek'

Tarihin sıfır noktası: Göbeklitepe dikkatleri üzerine çekmeyi sürdürüyor

Taşınabilir karavan tipi yayla evlere ilgi arttı!

Elektrikli traktör haziran ayında seri üretime başlıyor