• $ 5,7442
  • € 6,3253
  • 276.526
  • 100237
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Türk ama Türk değil!

2005 yılında BBC’ye verdiği mülakatta, kendisini anlatmış. Kökünden bahsederken “Büyük dedem Türk’tü” demiş:

-Ama benim Türk yönüm zayıftır.

Kalıtımsal olsa gerek! Çünkü, İngiliz Başbakanı Boris Johnson’ın büyük dedesi Ali Kemal’in de bu yönü oldukça zayıftı. Milli Mücadeleye karşı çıktı. Telgrafla haberleşme yasağı koyarak Yunanlıların İzmir’i işgaline destek verdi. Anadolu’nun İngiliz sömürgesi haline gelmesi için çırpındı.

Bunu da hayatıyla ödedi.

Boris Johnson’ın özgeçmişinde de yer alıyor bunlar. Geçmişi hiç unutmamış belli. O yüzden 2016’daki Brexit kampanyası sırasında “Türk göçü bizim için çok tehlikeli” ifadesini kullandı! Ardından da siyaseten şu sözleri söyledi:

-Yine de Türkleri seviyorum.

Bu “yine de” vurgulaması çok önemli. “Yaşanan onca olay ve her şeye rağmen” demek istiyor. Bir anlamda haklılığını vurgulamaya çalışıyor. Türk kökenli olmasına rağmen, bizi kendisinden çok uzakta görüyor.

Garip bir durum değil mi? Türk ama Türk değil! Hatta Türk düşmanı bile diyebiliriz! Çevremize biraz bakınca, içimizde de bu tiplerden oldukça fazla miktarda olduğunu görebiliriz. O yüzden bu garip durumu garipsememek gerekir!

***

Emperyalist güçler, Anadolu’yu işgale kalkıyor. Başlarında İngiltere var, bizim topraklarımızda bizim milletimize saldırıyorlar…

Çanakkale’den söküp atıyoruz, bu defa topyekûn Anadolu’ya çörekleniyorlar. İşgalci, emperyalist, barbar ve vandallar. Topraklarımızı zorla elimizden almaya çalışıyorlar. Bu millete kan kusturuyorlar. Milli bir Mücadelede vermemize yol açıyorlar.

Dahiliye Nazırlığı (İçişleri Bakanlığı) görevindeki Ali Kemal ismindeki bir adam onlara destek veriyor. Sonra istifa edip, gazeteciliğe dönüyor. Peyam-i Sabah (Sabah Mesajı) adlı bir gazete çıkarıp, bu toprakları İngiliz Kolonisine çevirmek için çırpınıyor. Yazdıklarında hep aynı sözleri tekrarlıyor:

“İngilizlere karşı çıkarsak bizim için iyi olmaz.”

Nedir bunun adı? En yalın bir ifadeyle ihanet!

Bu topraklar işgalcilerden kurtarıldıktan sonra da 4 Kasım 1922’de İstanbul’da Cercle d’Orient Kulübü’nden kaçırılıyor. İzmit’te sopa, taş ve bıçaklarla linç edilerek öldürülüyor.

Çok ağır bir cezalandırma tabii. Ancak, işgalcilerin bu millete yaptıklarının yanında devede kulak!

***

İngiliz Başbakan Boris Johnson, üzerinde durulması gereken önemli bir örnek bizler için…

İçimizden biri, kökeni Çankırı’ya dayanıyor; ama bizden değil!

Türk, ama kendi ifadesiyle Türklük yönü oldukça zayıf.

Müslüman kimliğini zaten çoktan kaybetmiş.

Hatta bize ters bakıyor, tepki gösteriyor, beslediği düşmanlığı da zaman zaman dışa vuruyor. Boris kimliğini benimseyip özümsemiş, bizi terk etmiş ve tam bir İngiliz olmuş artık.

İçimizde de mezbul miktarda var bunlardan.

İsim de vereyim isterseniz: Can Dündar, Fetullah Gülen, Ekrem Dumanlı ve halen Türkiye’de yaşayıp açığa çıkmamış daha niceleri. Farkları yok aslında birbirlerinden. Bizden, ama bizden değiller.

Johnson, hiç olmazsa “Ben İngilizim” diyor. Türklük ve Müslümanlık iddiasında bulunmuyor.

Diğerleri ise Boris kafasıyla bize rağmen bizim adımıza ahkam kesmeyi sürdürüyor!..

<p>Olayın PKK´yla bağlantısı tespit edilmiş, Cumhuriyet Başsavcılığı olayı derinleştirilmişti. Yapıl

Pendik´te Orman Kundaklamaya Çalışan Hainin Kimliği Belli Oldu

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Türk Yıldızları'nın İstanbul'u selamlamasına "kokpit içi" bakış

Oğuz Boyu geleneğini Trabzon'da sürdürmeye çalışıyor