İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3,5063
  • 4,1670
  • 146,58
  • 105.324

Her şeye rağmen çok garip

Çok garip bir başka mesele de, Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP’nin, Türkiye’nin şu anda yüz yüze olduğu büyük riskler, saldırılar, haksızlıklar, mücadeleler ile ilgili hiçbir gündemlerinin olmamasıdır.

Tamam, Kılıçdaroğlu elinden gelen her fırsatta Alman Focus’una yaptığı gibi Türkiye’yi şikayet etmektedir ve gündemi sanki diğer taraftan takip etmektedir ama bunda bir gariplik yok mudur?

Yani Atatürk’ün kurduğu ile övünülen bir ana muhalefet partisinin, Türkiye Kurtuluş Savaşı’ndan sonraki en ciddi süreçlerden geçerken, ya olumsuz ya da ilgisiz bir pozisyonda olması ne kadar normaldir?

Bu safça soruları bilerek yeniden ve sadeleştirerek sordum. Çünkü, burada ciddi bir gariplik var ve bu gariplik adeta normalleşmiş durumda.

Barselona’da DEAŞ’ın yaptığı ve sivil masum insanların öldüğü saldırıdan sonra iktidarı, muhalefeti ve medyasıyla oluşan dayanışma görüntüsünü anormal, CHP’nin bu durumunu normal karşılıyor olmamızda bir anormallik var ve bununla uzlaşmamalıyız diye düşünüyorum.

Dünyanın en vahşi örgütleriyle aynı anda mücadele eder, Almanya’nın önderliği devraldığı saldırganlığa karşı tutum geliştirir, müttefiklerimizin Suriye sınırımızda terör koridoru kurmak için her yolu denediklerine şahit olur, neredeyse her gün şehitler verirken, CHP’nin başka bir evrende yaşamasını nasıl açıklayabiliriz?

Tüm bu gariplikleri birtakım politik yaklaşım farklılıkları olarak görebilir miyiz?

Eğer, CHP düşmanımın düşmanı benim dostumdur diye düşünüyorsa, bunun bir ana muhalefet partisi tavrı değil, bir örgüt refleksi olduğunu görmek gerekir.

Tabii sadece CHP değil, bu şekilde davranan tüm kesimler için de bir gariplik söz konusudur, çünkü destek verdikleri hat başarılı olduğu takdirde, kendilerinin de içinde olduğu Türkiye’nin tamamı zarar görecektir.

Belki de, uzun zamana yayılan Erdoğan ve AK Parti ile mücadelede, aşırı odaklanma ve takıntı yüzünden, artık rakiplerine karşı değil, ülkelerine karşı mücadele verdiklerini görme kabiliyetini yitirmişlerdir.

Belki, besledikleri düşmanlık yüzünden, Türkiye ile AK Parti’nin kaderinin neredeyse özdeş hale geldiğini görmeyi içlerine sindiremiyorlardır.

Ama bunun nedeni AK Parti’nin başarıları kadar, kendi başarısızlıklarıdır. Bu başarısızlıkların altında yatan ana neden de, yukarıda saydığım gariplikleri bir strateji olarak benimsemiş, yanlış yol tutturmuş olmalarıdır.

17/25 ve MİT TIR’ları kumpası ya da 15 Temmuz işgal denemesi başarılı olsaydı, denklemden sadece Erdoğan’ın çekileceğini, hayatın 2001 şartlarına geri mi döneceğini umuyorlar acaba? Evet, böyle bir bönlük de olabilir.

Ama bence, bundan da öte, ne olacağına dair hiçbir şekilde düşünmüyorlar bile. Nefretleri o kadar büyük ki, sadece düşman olarak gördüklerinin hal edilmesi onlar için yeterli; ondan sonrası tufan…

Bu nedenle de siyasi mücadele vermek yerine, daha hızlı sonuç verecek yollara daha açıklar. Dün darbelere verilen destekte olduğu gibi…

Bu hamleler başarısız olduğu oranda da çıplak kalıyor, telaşlanıyor, poker oyuncusu gibi kaybettiklerinin hepsini telafi etmek için ortaya varını yoğunu yığıyorlar.

Tüm bu garipliklerin özellikle kendi seçmenlerinin dikkatini çekmemesi için gerçekleri eğip büküyor, tabanlarını marjinalleştiriyor, nefreti körüklüyor, olmadık ittifaklara giriyorlar.

CHP Atatürk’ün kurduğu bir ana muhalefet partisi… Sizce de bu olanlar çok ama çok garip değil mi?

 İstanbulluların yaz boyunca gönül rahatlığıyla deniz keyfi yaşadığı plajlarda sezon sona erdi. İsta

İBB cankurtaranları 4 bin 800 vatandaşı boğulmaktan kurtardı

Haşlanmış yumurtanın suyunu sakın dökmeyin!

Abdest hakkında hiç bilmediğiniz 10 bilimsel gerçek!

Dünyanın en büyükleri

En Çok Okunanlar