İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3,5150
  • 3,9324
  • 142,05
  • 99.639

Korku dolu, endişeli Türkiye

Biz alışmıştık her yıl bu zamanlarda korku ve endişe içindeki bekleyişlere. Mart 15 dedi mi başlardı eskiden. Medya’da “Nevruz haberleri” yapılırdı. Ancak, bayram kutlamalarından çok, olacakları önceden bildiren haberlerdi onlar. Baştan aşağı “kalkışma”, “terör”, “bölünme” ve “nefretten” ibaretti…

“Nevruz” denildi mi, bir korku sinerdi ülkenin üzerine! Çünkü, Nevruz bizim için kan ve gözyaşı demekti. 20-21-22 Mart tarihleri, bombaların ve silahların patladığı, molotofların havada uçuştuğu günlerdi.

O haberler yok şimdi…

Onlarda birlikte, Nevruz’un yaklaştığını haber veren eylemlere de rastlamıyoruz. “Ben mi atladım” diye düşünüp, internetin altını üstüne getirdim. “Nevruz” yazdım, herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmadım. “Kalkışma, eylem, kutlama” gibi kelimelerle sorgulamalar yaptım. Yine bir şey bulamadım.

Hep karşıma geçmiş yıllar çıktı…

Onlar da bayram kutlaması filan değildi. İçleri acı, kan, gözyaşı, terör ve nefret dolu haberlerdi.

***

Mart ayının içinde bulunduğumuz şu günlerinde Türkiye’de korku ve bölünme endişesi değil, bir gurur tablosu, beraberlik ve kenetlenme havası var.

Hep birlikte yazdığımız bir destanı hatırlıyoruz. Dün, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünü kutladık. Şehit ve gazilerimizi andık.

Ne oldu ne değişti?

Neler değişmedi ki…

15 Temmuz’un ardından asker ve polis içindeki hainler ayıklandı. Terörle mücadelenin önündeki engeller kaldırıldı. Kanun hakimiyeti tesis edildi. Yıllarca bu ülkeye kan kusturan odakların üzerine gidilmeye başlandı. Terörün oluşturduğu “korku imparatorluğu” ortadan kalktı.

Türkiye kendine geldi, ayaklandı.

Dün bizi tehdit edenler, tuzaklar kurup cinayetler işleyenler, bu milletin ekmeğine kan doğrayanlar, ülke düşmanlarına taşeronluk yapanlar, artık saklandıkları deliklerden dışarı çıkamıyorlar. Operasyon üzerine operasyona uğruyorlar. En güvenlikleri adamlarını birer birer kaybediyorlar.

Eskiden olduğu gibi karıştıramıyorlar artık ortalığı. Kendi dertlerine düştüler. Bu ülkeyi tehdit edemiyorlar.

Ben bunu çok önemsiyorum.

***

Başkalarının oluşturduğu gündemin esaretinden kurtulduk. Türkiye, uzun süredir kendi gündemini yaşıyor. Çanakkale ruhu canlanıyor yine.

Çanakkale’de yedi düvel bize karşı birleşti. Ölüm indirdi gök, ölü püskürttü yerler. Buna karşılık toplu vurdu yürekler. Anadolu ile birlikte Balkanlar, Kafkaslar, Arap Yarımadası, Çanakkale’ye aktı. Kendine “medeni” adını veren “tek dişi kalmış canavara” karşı tek vücut oldu. O büyük belayı Boğaz’ın sularına gömdü.

Orada millet ve ümmet için hayatını verenler -ki içlerinde benim dedemin kardeşi ve vardı- bir büyük destan yazdı. Bize de o destanı miras olarak bıraktı.

Dün unutmuş gibiydik bunu, belki de özellikle unutturulmuştu.

Bugün ise, o mirasa sahip çıkıyor, sarılıyoruz.

Eski günler geride kaldı artık. Bize dayatılan “bölünme senaryolarını” değil, yok edilmeye çalışılan birlik ve beraberlik gerçeğini konuşuyoruz.

Korku dolu, endişeler içinde kıvranan bir Türkiye arzu edenler, işte bu yüzden rahatsızlar. Bunun için el-ele verip, bize yükleniyorlar.

***

Çanakkale aslında bir vahşet ve dehşetti…

Öylesine gözleri dönmüştü ki, tayyareleri ile içinde ağır yaralılarımızın, doktorların ve hemşirelerin bulunduğu sahra hastanelerini bile bombaladılar. Bugün Çanakkale’deki şehitliklerimizde yatan Yahudi, Ermeni, Rum doktorlarla, hemşirelerin sayısı hiç de az değil.

Biliyorsunuz, aynı zihniyet bugün de gerçek yüzünü gösterdi. 1915’de hastane bombalayanlar, bugün de köpekler saldılar savunmasız insanların üzerine. Altına imza attıkları sözleşmeleri askıya aldılar. Zaten uzun yıllardır bu millete kan kusturan terörün arkasında da onlar var.

Eğer bugün Çanakkale Ruhu’nu öne çıkarmayıp, Nevruz tartışmaları ile kan ve zaman kaybeden bir Türkiye olsaydı karşılarında, emin olun bunların hiç birini yapmaz, hatta alkışlarlardı bile bizi!

Samsun'da 33 yaşındaki Osman Ç., sokakta bisikletle gezen 9 yaşındaki A.M.A. isimli kızın başına par

Parke taşıyla küçük kızın başına vuran saldırgan serbest bırakıldı

Haşlanmış yumurtanın suyunu sakın dökmeyin!

Bitmeyen acı

9 yaşındaki kızın başına parke taşıyla vurup kaçtı

En Çok Okunanlar