• $ 5,8405
  • € 6,5118
  • 279.872
  • 97795.6
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Maturidi dersleri/12

‘2. Teneffüs’ten sonra, orada birkaç defa ‘kader’ kelimesini kullanmışken, kadere dair bir ders yapmak kaçınılmaz hale gelmiştir… düşüncesiyle

1

İnsanoğlunun evrende var olduğu günden bu yana; bütün dinlerde, her medeniyette ve felsefi sistem içinde alimlerin, ariflerin, bilgelerin, feylesofların tartışa geldiği bir meseleyi biz, bir gazete köşe yazısında, ceffelkalem halledecek değiliz.

Kaldı ki ben; ne modern anlamda bilimsel bir disiplinle, ne de teolojik anlamda bir katmanla ya da ünvanla başımı bağlamış birisi değilim.

Bu bapta, kelimenin tam anlamıyla bir başıbozuk sayılırım.

Bu nedenle ‘kader’ konusunda benim söyleyeceklerimin bunca alimin/bilginin yanında, çürük bir dişin kovuğunu doldurmaktan öte bir anlam taşımayacağını bilirim.

Bilirim de…

Serde başıbozukluk var ya… yine de serkeşlik etmeden duramam.

Üstelik; ‘dersler’de konuşan ben değil de Maturidi’dir.. söyleminin arkasında duruyorsam…

2

Deriz ki; kader ‘fiil’e bitişiktir.

Kader açısından bütün mesele tarafların (Yaratan ile yaratılmışın) ne kadar ve nereye kadar fail olup olmadığına bağlıdır.

Bu konuda Maturidi bütün Mutezili anlayışlardan, Cebriyeci görüşlerden ve hatta Eşarilikten ayrı bir noktada durur.

Mutezili anlayışa göre Allah ‘bir nokta’dan sonra gayrı-faaldir. Yani insanı yaratmış, imtihan olacaklığının gereği olarak insanı fiillerinde özgür bırakmıştır, o sahaya girmez, yani faaliyet dışıdır.

Mutezili anlayışın tam zıddında durduğu varsayılan Cebriyeci görüşlere göre ise Allah başlangıçta her şeyi yaratmıştır. Başlangıçta, yani bir noktada Allah her şeyi yaratmışsa kendisine sonradan yaratacak bir şey kalmamış demektir, yani başlangıç yaratımından sonra gayrı-faaldir.

Maturidiliğe göre ise Allah sürekli faaldir, O’nun ‘ol’ emri daimadır.

Maturidi’ye göre Allah insanlara (imtihana muhataplıkları nedeniyle) doğruyu-yanlışı tefrik etme, düşünme, hissetme, arzu etme, muhakeme etme kabiliyetlerini yani özgürlüğü ihsan etmiştir.

Buradaki anahtar kelimeler, ‘ihtiyar’, ‘iktisab’ ve de ‘kesb’dir.

Yani bir insan özgürlüğü gereği bir şeyi ister, arzu eder, seçer;

Tam bu noktada Allah kulun isteği doğrultusunda o şeyi yaratır.

Yaratılışla beraber insanın elde etme gücü (iktisab) devreye girer.

Ve sonunda ‘kesb’, yani kazanım gerçekleşmiş olur. Bu kazanım imtihan tahtında muteberdir veya değildir.

Bu süreç, insana tanınan bu özgürlük alanı, Allah’ın ezeli ve ebedi bilgi sahibi olmasıyla çatışmaz, ona bir helal getirmez. Ezeli ve ebedi bilgi sahibi olarak Allah kainatı bir nizam ve intizam ile yaratmıştır. Haşa Allah yarattığını beğenmeyip değiştirmeyeceğine göre, insan da yapıp-etmelerinden hesaba çekileceğine göre, aklını kullanarak, tabiata nazar ederek vahyin yol göstericiliğinde, peygamberin öğütlerine uyarak bir hayat inşa etmelidir ki, imtihan olmanın şartları yerine gelmiş olsun.

Basite indirgersek; diyelim ki; Çengelköy Caddesi’nde iki kişi karşılaştığında, ikisi de silahlarını çekip karşısındakine ateş etse, ikisi de ölebilir. Bu büyük bir olaydır tekil insan için; var iken yok olmak…

Var iken yok olmalarına sebep olan şey o insanların isteği ve fiili sonucu gerçekleşmiştir.

Ancak onların yok olması, İstanbul’un varlığına ve işleyişine hiçbir tesirde bulunmaz.

Bu arada, İmam Şafi’de ‘kesb’i kabul eder, ancak ‘kesb’i Allah’ın ilahi kudreti ile insanın fiilinin bir çakışması şeklinde değerlendirir ki, bu görüş Cebriyyeci görüşlerden farklı olmayıp insana özgürlük alanı bırakmaz.

Velhasıl deriz ki;

Maturidi’nin bu görüşleri,

Ehli-Sünnetin temel akidevi inanışlarından biri olan ‘Külli irade-cüzi irade’ anlayışının muhtasar ve muteber bir açıklamasıdır.

3

Bu bapta.

Şu hususu da tezekkür edebiliriz. Son melami şeyhlerinden Fatih Türbedarı Amiş Efendi demiş ki; ‘Olan olmuştur, olacak olanda olmuştur.’ Varsın birileri bu deyişi metafizik ihtiyaçları için kullansın.

Olan olmuştur; mesela bir tarla sürülmüş ve buğday tohumu ekilmiştir;

Olacak olanda olmuştur; tarlaya tohum ekilmesiyle o tarlanın buğday vereceği sebep-sonuç ilişkisi bağlamında kesine yakın bir gerçeklik ifade eder.

Yani ‘olan’ın varlığı (olmuşluğu) ve sonucu olacak olanın sebebidir… de Ezeli ve ebedi planda aşırı yağmur veya aşırı kuraklık sonucu tarlanın buğday verip vermeyeceği henüz insan için meçhuldür. Umarım, serkeşliği makul bir sınırda tutabilmişimdir.

<p>Baykar Makine Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar, Twitter hesabından, Akıncı Taarruzi İnsansız Hava A

İşte AKINCI’nın Test Fotoğrafları

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

İşte 21. yüzyılın en iyi 100 futbolcusu

Tayland Kralı, eşi Wongvajirapakdi'nin rütbesi ve unvanını elinden aldı