Aksam.com.tr - 27.05.2012, 10:57
Akşam | Yazarlar

Sıra Kürt Ergenekonu'nda

14 Şubat 2012 Salı 02:00

'Bu ülkeye şu sıra nasıl bir kötülük yapılabilir?' diye sorulsa herhalde son operasyona Oslo süreci ve Hakan Fidan'ın dahil edilmesi cevabı verilirdi. Maalesef emniyet ve yargı, işi kendi inisiyatiflerini aşan son derece yanlış bir noktaya getirdi. O nedenle operasyonun asıl hepimizin üzerinde durması gereken kısmı gözlerden kaçıyor. Bu öyle bir kısım ki Ergenekon'la mücadeleyi destekleyen herkesin arkasında olması gerek. Çünkü bahsettiğimiz, PKK Ergenekon'u. Şamil Tayyar'ın tabiriyle 'Kürt Ergenekon'u'. Şayet Hakan Fidan ve Oslo meselesi karışmasa hükümet de açık bir şekilde bu operasyonun yanında dururdu. O nedenle bir an önce yanlıştan dönülmesi ve işin bu ayağına odaklanılması şart.
***
Ben yargının hükümete meydan okuması ve terörle mücadele politikasını yargı konusu yapmasını nasıl yanlış buluyorsam soruşturmanın KCK'nın içindeki MİT unsurlarının derin ilişkileriyle ilgili kısmını da o kadar doğru ve gerekli görüyorum. Zira o ayakta ortaya atılan iddialar son derece vahim ve istihbarat teşkilatının öteden beri temizlenmemiş olan karanlık yapısını yok etmeye yönelik.
***
KCK ve PKK'nın içinde birçok MİT unsuru çıkıyor. Bunlar elbette olabilir, terör yapılarının içine o yapılarla mücadele etmek için genellikle istihbarat unsurları sızarlar. Ancak bu unsurlar suç işlemezler. İşleyemezler. Oysa bugün ortaya çıkan durumda örgütün yapısı içinde suç unsuru haline gelmiş olanların da varlığı görülüyor. Peki kim bunlar ve ne zamandır oradalar? Beğenelim, beğenmeyelim PKK'nın Türkiye'de yüzde 5'lik tabanı var. İşte bu taban şimdi ortaya çıkan tabloyu haklı olarak sorguluyor. Şu resme bir bakın: Yıllardır Kürt hareketinin içinden çıkan bir isim diye gördüğümüz Cengiz Kapmaz MİT'çi çıkıyor. Öcalan'ın avukatı olarak bildiğimiz grubun içinden böyle 3-4 kişi daha var. Operasyonun detayıyla ilgili güvendiğim kaynakların söylediğine göre başka ilginç detaylar da mevcut.
***
Mesela art arda düzenlenen KCK operasyonlarını izliyoruz hep birlikte. Ancak o operasyonlardan sonra yaşanan başka gelişmeler de var. Yine son sürecin detaylarıyla ilgili öğrendiklerime göre her KCK operasyonunda gözaltına alınan isimler arasında mutlaka MİT ile bağlantılı olanlar da tespit edilmiş. Hem de şiddetin planlayıcısı ve uygulayıcısı olarak suçlananlar içinde. Teşkilat her seferinde kendi unsurlarını sürecin dışına çekmek için müdahale etmiş.
***
Bir de bazı hafızamızdan çıkmayan saldırıları tertip edenler arasında da bu unsurlar çıkmış maalesef. 2009'da Zeytinburnu otobüsüne atılan molotofkokteylini hatırlayalım. O saldırıda lise son sınıf öğrencisi Serap Eser hayatını kaybetmişti. Hep birlikte teröre bir kez daha lanet etmiştik. O saldırıyı düzenleyenler arasında da bu derin unsurlar varmış. 
***
 Kısacası MİT'in içindeki Ergenekon'un deşifre olması, Türkiye'nin temizlenmesi açısından şart. Hükümetin isteği de bu yönde. Hakan Fidan'ın MİT'in başına getirilmesinin en büyük amacı da buydu. O nedenle yargı ve emniyet, kendi alanlarının dışına çıkıp siyasete müdahale etmeye kalkacaklarına bugüne kadar Türkiye'nin derin yapılarıyla mücadelelerini terör örgütünün içine yöneltirlerse hem iki tarafa da güç kaybettiren kavga önlenir hem de terör meselesinin çözümü için çok önemli bir adım atılmış olur.

 TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'