27 Temmuz 2003 Pazar












Rayların üzerinde

Dalida ÖZATAY -

Metronun kadın makinistleri gün geçtikçe artıyor. İstanbul Metrosu'nun açıldığı günlerde 130 erkek makiniste karşılık üç kadın makinist vardı. Bugün ise sekiz kişiler. Necla Horoz ve Nihal Okur'la sohbetimiz sırasında yerin 50 metre altında çalışmanın koşullarını öğrendik.

Metroda çalışmaya nasıl karar verdiniz?

- Necla Horoz: Babam demiryolunda görevliydi. Üniversiteye hazırlandığım sırada bu mesleği seçmeme neden oldu. Yıldız Teknik Elektronik Bölümü'ne girdim. Başka bölüme geçmeyi düşündüm ama sonra sevdim. İş konusunda avantajlıydı. Mezun olduktan sonra İstanbul Metrosu ve DDY'den talep geldi. Metroda makinist olarak göreve başladım. İlk yapan kadın makinistlerdenim. 15 yıl önce tramvayda vatmanlıkla başladım. O zaman üç arkadaş başlamıştık istemeyip bölüm değiştirdiler. Ben kaldım.

- Nihal Okur: Ben de Elektronik Bölümü mezunuyum. Okulumu bitirdikten sonra iş başvurusunda bulundum ve kabul edildim. Makinistlik için öneri yaptılar. Biraz çekingendim çünkü bırakın makinistliği, metroyu bir yolcu olarak bile kullanmamıştım. Daha sonra Necla Hanım'ın yanına gönderdiler, bilgi aldık. Hoşuma gitti ve başladım. Üç yıldır çalışıyorum. İlk İstanbul Metrosu'nda başladım. Taksim hattının ilk kadın makinistlerindenim. Gün boyunca binlerce insanı bir yerden bir yere taşıyoruz. İnsanlar size güveniyor.

Mesleğinizden dolayı çevreden aldığınız tepki nasıldı?

- Nihal Okur: İlk başladığımız sıralarda insanlar tuhaf bakıyordu. Bazıları güvenmiyordu. O zamanlar araçtan inmek isteyenler oldu. Ama artık görüyorlar ve pek çoğu da memnun. 'Özellikle kadınlar daha iyi kullanıyor' diyenler bile oluyor.

- Necla Horoz: Kadınlardan tebrik alıyoruz. Turistler de çok ilgili. Mesela bir keresinde bir turist evinden istasyona kadar kendi demiryolu ağı kurduğunu anlattı. Aralarından haberleştiklerim bile var.

Dışarısı kavrulurken

Çalışma şartlarınız nasıl?

- Nihal Okur: Sabah vardiyası 05.50'de başlıyor 15.00'e kadar sürüyor. Diğer vardiya ise 15.00-22.00 arası. Vardiyalı olması bizim için biraz zor. Hele bir de evliysen...

- Necla Horoz: Genelde eşler istemiyor ama Nihal bu konuda şanslı. Çünkü eşi de aynı şirkette çalışıyor. Gerçi şirketimiz buna da çare buldu. Evli kadınlar 'orta vardiya' denen vardiyada çalışıyor. En azından gece mesaiye kalmıyor.

Yerin metrelerce altında, gün ışığından uzak çalışıyorsunuz. Bunun psikolojiniz üzerinde etkisi oluyor mu?

- Nihal Okur: Yazın çok rahatız. Herkes dışarıda sıcaktan yanarken biz serin bir ortamda çalışıyoruz.

- Necla Horoz: Kışın yağmur çamur derdi yok. Ama sağlık yönünden etkileniyormuşuz. Bel ağrılarımız oluyor, hastalıklarımız kolay iyileşmiyor. Bu da güneş ışığından yeteri kadar faydalanmadığımız için oluyor

Görevinizin tam olarak tanımı nedir? Vatman, makinist, kaptan...

- Nihal Okur: Genelde driver ya da vatman deniyor. Vatmanı sevmiyoruz. Biz makinistiz.

Metroyu kullanmak için nasıl bir eğitimden geçiyorsunuz?

- Necla Horoz: İşe başlarken teknik lise veya üniversite mezunu olmak gerekiyor. Buraya geldiğinizde önce kurs görüyorsunuz. Kurs boyunca yazılı, sözlü ve sınavları geçtikten sonra psikoteknik sınavımız var. Burada reflekslerimiz ölçülüyor. Onu da geçerseniz makinist oluyorsunuz.

Depremde güvenli

Metronun hizmete ilk girdiği günlerde insanların tedirginlikleri vardı. Deprem, elektrik kesintisi korkutuyordu. Şimdi nasıl bakıyorlar?

- Nihal Okur: Korkmaktan çok insanlarda üşengeçlik var. 'İstasyona yürüyünceye kadar gideceğim yere giderim' deniyor. Taksim otobüs duraklarında pek çok insan görüyorum. Çoğu metroyu rahatlıkla kullanabilir ve gidecekleri yere hemen varabilirler ama metroya yürümüyorlar.

- Necla Horoz: Seferlerimizin sık olduğunu bilmiyorlar. Sabah saatlerinde beş dakikada bir, gün içinde yedi dakikada bir sefer var. Ayrıca burası depremde güvenli bir yer. Bir de enerji kesintilerinde acil jeneratörler devreye giriyor.

İstanbullular, metronun kullanımı konusunda yeterince bilgi sahibi mi?

- Nihal Okur: Taksim yolcusu bilinçli. Ama LRT (Aksaray-Havaalanı Hattı) ve tramvayda aynı şey geçerli değil. Taksim yolcusu araca binemeyeceğini anladığında bekliyor. Ama tramvayda kolunu, çantasını, ayağını uzatanlar oluyor.

- Necla Horoz: İnsanlar sisteme tam alışamadı. Uzaktan gelirken bekletmek istiyorlar. Bir de telefon sorunu var. Aslında telefon araçlarımıza zararlı değil. Ama insanlar bu konuda birbirleriyle kavga ediyor. 'Araçların içinde telefon kullanmayınız' diye bir yazı da yok.

Müşteri kitlesi nasıl?

- Nihal Okur: Yaşlısından gencine her kesimden insanlar kullanıyor. Mesela engelliler için çok rahat bir ulaşım aracı. Engelli asansörü, yürüyen merdivenler var. Görevliler yardımcı oluyor.

- Necla Horoz: Mesela Taksim yolcusu sistemi bilen, rahatına önem veren insanlardan oluşuyor.




Yola yatanlar oluyor

- Necla Horoz: Bir kez Sultanahmet'teyim. Arkada bir kadın bağırıp duruyor. Sonunda merak ettim ve arka tarafa geçtim. Meğerse ayakta neden yolcu alıyormuşum diye bana bağırıyormuş. Mesela daha çok tramvaylarda oluyor, araç doluyor ama kalkmak için saatimizi bekliyoruz, arkadan vuruyorlar, "Kaptan doldu hadi gidelim" diyorlar. Bir de yola yatanlar oluyor. "Geç" diye işaret ediyor, intihar etmek istiyor.

 


Cumartesi, Akşam Gazetesi'nin cumartesi günü ücretsiz ekidir.