Dünyada birçok ülkede hemen her farklı rejim altında tepki çekmeyi ve tutuklanmayı baÅŸaran türde insanlar vardır. Bu insanlar hemen her ÅŸeye karşıdır, herhangi bir organizasyon içinde olamazlar, çünkü ruhen anarÅŸisttir.
Bunlar tutuklanmaktan hatta iÅŸkence görmekten filan fazla rahatsızlık da duymaz. Onlar bu tür hareketlere muhatap olmalarının kendilerini haklı çıkardığına inanır.
Bu tür insanların çoÄŸu büyük ihtimalle tamamen delirmiÅŸ durumdadır ama bunu bir tek kendileri bilir. Toplumun geri kalan bölümü bunun farkına varamaz. Çünkü aynı zamanda birer dahidirler.
Buraya kadar saydığım karakter özellikleri bu insanları had safhada eksantrik hale dönüÅŸtürür.
Onlar da bunun farkındadır ve bunun getirdiÄŸi avantajı da kullanırlar. Öyle sürpriz anlarda öyle lafları edebilirler ki; milletin aÄŸzı bir karış açık kalır.
Ben bu tür insanları çok severim ve hayranlıkla izlerim.
Üstellik her toplumun bu tür insanlara ihtiyacı olduÄŸunu düÅŸünürüm. Çünkü toplumlarda rutinin dışında fikir üretilecek, orijinal fikir ortaya atılacaksa bunu ancak bu insanlar yapabilir. Özellikle de rutin düÅŸünceye boÄŸulmuÅŸ Türkiye'nin ihtiyacı vardır bu tür insanlara.
Ama bizim devletimiz kıymetini bileceÄŸine, bu tür insanları devamlı ezmeye çalışmaktadır. ÇoÄŸu kez de bunu kendine göre baÅŸarır. Sonra da örneÄŸin yurtdışında ölen ÅŸaire vatandaÅŸlığını geri vermek gibi saçma hareketler yapar. Hayattayken karşısında saygı duruÅŸunda bulunman gereken adama ÅŸimdi vatandaÅŸlığını versen ne olacak vermesen ne olacak... Ölen çoktan dünyanın vatandaşı olmuÅŸ zaten. İsminin sana ihtiyacı yok, senin onun ismine ihtiyacın var.
Bu Yalçın Küçük hakkında yazdığım kaçıncı yazı bilemiyorum. Her tutuklandığında, her hapse düÅŸtüÄŸünde buna benzeyen yazılar yazdım yıllar içinde.
Bundan kurtulduktan sonra birkaç yıl içinde bir baÅŸka nedenden dolayı tekrar gözaltına alınacaktır ve ben yine yazacağım... Buna adım gibi eminim.
Her türlü rejim altında her zaman o rejimin hoÅŸlanmayacağı ÅŸeyleri bulup özellikle söyler.
Son dalgada onunla birlikte gözaltına alınanlar yanında getirdiÄŸi kıyafetlerin çeÅŸitliliÄŸine ÅŸaşıracaklardır. Çünkü bir tek o 60 yıldır gözaltına alınmaya hazırlıklı. Gözaltı çantası hep kapısının yanında
Ben, içerideyken üstelik neÅŸeli olacağını tahmin ediyorum. Bu tür insanlar için uzun süredir hiç tutuklanmamak onlarda 'Acaba yaÅŸlanıyor muyum, yoksa uslandım mı ki artık?' kuÅŸkusunu doÄŸurur.
Ben Yalçın Küçük'ü ilk kez çok daha gençken tanıdım. Behice Boran'a karşı Türkiye İşçi Partisi liderliÄŸi mücadelesi veriyordu. Kongrenin ilk gününde oylamanın hemen yapılması ihtimali doÄŸdu ve kongreyi ikinci güne uzatmak için Küçük vakit kazanmaya karar verdi.
KonuÅŸmak için söz aldı ve kürsüye çıktı. KonuÅŸmaya baÅŸladı ve bir daha susmadı. Önünde hiçbir not yoktu. Tamamen spontane bir konuÅŸmaydı, Sosyalizm tarihi üzerine bir söylevdi bu.
Ben o gün 'bu adam muhakkak dahi olmalı' diye düÅŸündüm. Sonra yazdığı bütün kitapları da okudum ve bu fikrim doÄŸrulandı.
Tabii ki aynı zamanda deli olduÄŸunu da düÅŸünüyorum ve bunu yüzüne karşı söyledim. Bana 'sanki sen çok normalsin' dedi. Bu hayatta aldığım en büyük övgülerden bir tanesiydi.
Bir de ÅŸu bilinmeli; bu Yalçın Küçük hakkında bir efsane dolaşır bazı çevrelerde. Denilir ki; askeri rejimde hapiste iÅŸkence görmekteyken ona iÅŸkence etmekle görevliler sonunda pes edip sinir hastası olmuÅŸ. Çünkü adam hiçbir zaman neÅŸesini bozmuyormuÅŸ.
DoÄŸru mu bilmiyorum ama ben doÄŸru olabileceÄŸini biliyorum.
Bu karakterde ve böyle bir tarihi bulunan bir adamı eÄŸer sadece telefon dinlemeye takıldı diye gözaltına aldılarsa, bu insanların konuÅŸmalarında ne dediklerinden katiyen sorumlu tutulamayacaklarını bilmeleri gerekiyor.
Onu dinlemekle görevlendirilen polis ÅŸu anda psikiyatristlerin müÅŸahadesi altında olmalı.
Toplumlar, Yalçın Küçük gibi insanlara serbest konuÅŸma ve konuÅŸtuklarından onları fazla sorumlu tutmayarak dehayı ortaya çıkarıp, koruyorlar. Uygarlık böyle oluÅŸuyor...
EÄŸer dinlemeye takılma dışında baÅŸka bir ÅŸeyler var diyorlarsa, buna da inanmam çok güç. Bu insanlar hiçbir örgütlü hiyerarÅŸik düzeni bulunan bir gruba üye olamazlar. Buna zekaları müsaade etmez. Onlar 'anarÅŸist' ve 'nihilist' olmak zorundadırlar.
EÄŸer kazayla bir örgüte üye olurlarsa, o örgüt onlar yüzünden mutlaka kısa sürede çöker. Onların ağırlığına dayanamaz..
Yalçın Küçük bu gözaltına alınmanın verdiÄŸi gazla, çıktıktan sonra en azından 20 kitap daha yazar. Bu tür olayların ona güç depoladığını da unutmayın.
O yüzden 'Ergenekon efsanesinin kesin sonu geldi' diye baÅŸlık attım. Ya çıkınca Ergenekon olayını incelemeye karar verirse ve yeni 20 kitabını bu iÅŸe adarsa sonra ne olacak? Bu da ciddi biçimde üzerinde düÅŸünülmesi gereken bir olasılık.