• $32,2053
  • €35,1156
  • 2500.7
  • 10643.6
10 Nisan 2024 Çarşamba

Tespihin imamesi ve bayram

Bugün bayram.

Kavuşturup erdirene hamdolsun.

Bu yazımda nostalji olsun diye 'nerede ah o eski bayramlar?' demeyeceğim zira bayram boğazımızda adeta bir yumru, bayram içimizde bir acı zira bu bayram sabahının kutlandığı tüm coğrafyalarda kan ve gözyaşından gayri geriye kalmış tek bir şey yok.

Sadece Filistin değil tüm İslam beldelerinde kan ve gözyaşı var.

Oysa çok değil iki asır evvel bayramını bayram gibi kutlayan coğrafyaların insanlarıydık. Bize ısrarla orta çağ karanlığı diyerek sürekli giydirmeye çalıştıkları deli gömleğine elbette razı değiliz, evvelimiz bugünümüzden daha huzurlu ve mesut idi.

Şairin dediği gibi oldu:

Bize bir nazar oldu,

Cumamız pazar oldu.

Ne olduysa bize azar azar oldu.

Ne şöhretten hastayız ne de candan hastayız.

Ne ruhça ne vücutça ne de kandan hastayız. Avrupa'ya bir değil iki pencere açtık, Uzun yıllardan beri cereyandan hastayız.

Tam bu şekilde azar azar oldu ve son iki asırdır tespihin imamesi koptu, coğrafya tarumar edildi.

Sonra? Yaşanan zulümler coğrafyamızla da sınırlı kalmadı ve tüm cihanı sardı.Şimdi el yordamı ile geçmişimizi bulmaya, el yordamı ile yolumuza revan olmaya gayret ediyoruz. El hak, aldığımız mesafe azımsanacak ve küçümsenecek gibi bir başarı değildir lakin gidecek çok yolumuz, aşılacak çok menzilimiz olduğu da hakikattir.

Biz bu menzilleri aşarken aştığımız menzillerin ne kadar idrakindeyiz açıkçası şüphelerim mevcut lakin karşımızda duran aklın iki bin yıllık hafızasını muhafaza ettiğini unutmayalım.

Dilerseniz bu konuyu İtalyan yazar Oriana Fallaci üzerinden izah edelim. Fallaci bir demecinde ısrarla 'Katolik bir ateist' olduğunu ısrarla vurgulayınca bunu açıklama gereği duyuyor ve şunları söylüyor: 'Bu toprakları (İtalya) vatan yapan en önemli amil Hıristiyanlıktır. Katolik kilisesi ve Katolik geleneklerinin yaşamadığı bir İtalya'nın İtalya olarak kalmayacağına iman ediyorum.'

Aynı İtalya'da bugün başbakanlık koltuğunda oturan Meloni ise ısrarla ve gururla 'Anneyim, Hıristiyan'ım, İtalyan'ım' diyor

Yıllarca 'Ramazan' kelimesine tahammülü olmayanların şeker bayramı diye lakırdılar etmelerinin sebebi işte tam burada gizli: Bu topraklara ait ne değer varsa yıkıp silmek.

Bunda son derece başarılı oldukları için birçok şeyi hâlâ el yordamı ile bulma telaşındayız diyorum çünkü hafızamızı da yok ettiler.

Üstat Cemil Meriç 'Kültürden İrfana' isimli eserinde neden 'Önce, kendimizi tanımalıyız. Maziden koparılmışız. Cami avlusunda bulunmuş bir çocuk şuursuzluğu içinde çırpınıyoruz. Nasıl bir tarihin çocuklarıyız? Ne soran var, ne bilen' demiş olabilir?

O halde maziden koparılmamızın oluşturduğu dumura uğramış halden kurtulmak birincil vazifemizdir.

Hafızası silinmiş, yaşananları anlamakta ve geçmişle bağlantısını kurmakta zorluk çeken bir toplumun sadece sayısal değerler üzerinden izah edilen bazı başarılar ile bir arada tutulması ne kadar mümkün?

Şu kadar kilometre, şu kadar dolar, şu kadar ihracat, şu kadar çalışan, şu kadar maaş vs vs idrak tıkanıklığımızı gidermeye yeter mi?

Biz kendimizi bilmesek de muarızlarımız bizi bizden iyi bildikleri için coğrafyadaki tespihin imamesi olarak ne görüyorlarsa ona saldırıyorlar. Onlar da biliyorlar ki imameler koparsa bizi paramparça etmek için bir şey yapmalarına gerek kalmayacak.

O yüzden, bayramı bayram bilmek, küçüğü sevmek, sıla-i rahim yapmak, yetimin başını okşamak, infak etmek bu bayramda karşılığı olan sayısal değerler değildir ama hepimizin imamesidir.

Gelin bu imamelere hep beraber sahip çıkalım.

Benim Ramazan ile Kurban ile ne işim olur diyenler, sizlerin de bu topraklara ve bu toprağın insanına Oriana Fallaci kadar aidiyetiniz olsun.

<p>Sırp askerleri tarafından 8 bin 372 kişinin acımasızca  katledildiği Srebrentisa katliamı Birleşm

Srebrenitsa Soykırımı BMGK'da

Tarım Kredi marketlerinde hangi ürünler indirimde? İşte 18 - 24 Mayıs fiyatları

Şarkıcı Berdan Mardini dünyaya satıyor! Bir kilosu 14 bin euro

Türk bayrağı New York semalarında! Wall Street'te bayrak çekme töreni düzenlendi