• $31,3879
  • €34,0706
  • 2100.98
  • 9097.15
30 Aralık 2023 Cumartesi

Semalarımızda bir yarasa uçak: ANKA-3

Gün geçmiyor ki savunma sanayii açısından son derece kritik gelişmeler yaşanmasın.

Geçtiğimiz gün Milli İnsansız Uçak Sistemi'ndeki (MİUS) yeni bir projeyi daha havada görme şansımız oldu. Bunun yanı sıra yine yerli üretim torpido sistemi AKYA çok başarılı bir atış gerçekleştirdi.

2024 yılı birçok savunma sanayii projesinin artık seri üretim yılı olacak ve insansız sitemler bunların içindeki en önemli yeri tutan projeler.

Türkiye insansız sistemlerde son derece güçlü bir eşiği çok başarılı ve çok süratli bir şekilde geride bıraktı. Yıllarca silahlı kullanılma seçeneği dahi olmayan sıradan insansız hava araçları için ABD Kongresi'nden onay bekledik. Hoş, hâlâ F-16 konusu ABD Kongresi'nden onay bekliyor lakin Türkiye kendi acil ihtiyaçlarına yönelik çok önemli ve devrim niteliğinde üretimler gerçekleştiriyor.

ANKA-3 de bunlardan bir tanesi.

ANKA-3 aslında bundan önce seri olarak üretilmiş ANKA ve AKSUNGUR serisi SİHA sistemlerinin devamı niteliğinde. TUSAŞ bu üretim ile SİHA alanındaki portföyünün üzerine koyarak yol almaya devam ediyor.

ANKA-3 NEDEN ÖNEMLİ?

ANKA-3 ile KIZILELMA, jet motorlu sistemler olduğu için sıklıkla KIZILELMA varsa ANKA-3'e ne gerek var, ANKA-3 varsa KIZILELMA neden üretildi gibi oldukça kafa bulandıran sualler ile karşılaşıyorum.

Öncelikle KIZILELMA gerek kanat yapısı gerekse de gövde yapısı ile insanlı uçak sistemlerine benzeyen bir yapıya sahip. Bu haliyle geleceğin hava muharebelerinde insanlı uçak sistemimiz KAAN ve F-16 uçaklarımızla birlikte kullanılacak. Dolayısıyla da gövde şekli daha yüksek ve zor manevralar yapacak şekilde tasarlanmış durumda. Taşıyacakları radar ve silah sistemleri temelinde benzerlikler taşısalar da KIZILELMA ileriki zamanlarda insanlı muharip uçak sistemlerinin yerini doldurmaya aday bir proje.

ANKA-3 ise delta kanat yapısı ve radar görünümü son derece düşük gövde komponentleri sayesinde düşman radarlarına görünmeden derinliklerde görev yapabilecek bir şekilde tasarlanmış.

Bu açıdan bakıldığında aslında her üretimin belli vazifeleri ifa etmek maksadıyla üretildiğini söyleyebiliriz.

ANKA-3 sistemini dün semalarımızda gördüğümde yine bir delta kanatlı proje olan nEUROn isimli Fransız projesine katılmak için istekli olduğunu fakat Fransa tarafından bu projeye Türkiye'nin nasıl sokulmadığını hatırladım.

2005 yılında başlayan ve içerisinde Fransa, İspanya, İtalya ve İsveç gibi ülkelerin de yer aldığı proje, aradan geçen yaklaşık 20 yıl içerisinde hala seri üretime geçebilmiş değil.

405 milyon avro gibi çok yüksek bir başlangıç bütçesi olan proje hali hazırda devam etmekte. Bunu niçin hatırlatma gereği duydum?

Türkiye'de KIZILELMA ya da AKINCI TİHA gibi sistemlerin prototipleri üretilince kerameti kendinden menkul birtakım kalembazlar ya da kelambazlar ısrarla neden TSK tarafından bu ürünlerin hemen envantere alınmadığı ileri sürülerek konu mecrasından kaydırılıyor.

Her ne kadar AKINCI TİHA sistemleri envantere alınmış sistemler olsa da bu argümanlar birçok vatandaşımızda kafa karışıklığına sebep oluyor.

Bu şekildeki karmaşık sistemler hele bir de havacılık ürünü sistemler ise yüzlerce test ve binlerle ifade edilebilecek uçuş saatine tabi tutulmadan sisteme dahil edilmiyorlar.

Dünyadaki muadil sistemlerin ilk üretimleri ile seri üretimleri arasında geçen süreler ile bizdeki süreler mukayese edildiğinde nasıl muazzam başarılara imza attığımızı ileriki yazılarımda sistem bazında kaleme almaya devam edeceğim.

<p>ABD'nin California eyaletine bağlı Sierra Nevada bölgesini kar fırtınası vurdu. Sabah saatlerine

California'da kar fırtınası

İkinci el araba alacaklar dikkat: Bu otomobiller 50 bin TL ile 250 bin TL arası!

Sağlık çalışanları Filistin için ''sessiz yürüyüş'' yaptı

Hak mahrumiyeti cezası bulunan başkan kiraladığı yük asansöründe takımının maçını izledi