• $32,8201
  • €35,0955
  • 2475.53
  • 10741.6
5 Haziran 2024 Çarşamba

Kayyumlar meselesine dair

Hakkari Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış, terör örgütü ile olan bağlantısı nedeniyle dün görevinden alındı ve yerine kayyum atandı. Bu vesileyle kayyumlar konusuna bir defa daha değinmek elzem hale geldi.

Kayyum konusunu ele alırken iç içe geçmiş ve her birisi ayrı değerlendirilmesi gereken konuların var olduğunu öncelikle belirtmek isterim. Aksi takdirde bir sepete doldurulmuş konuların toptancı bir şekilde değerlendirilmesi bizi doğru sonuçlara götürmez.

KAYYUM NE DEMEK?

Genelde belli bir işin, tesisin, malın belli bir süre yönetilmesi ya da belli bir işin yapılması için resmi makamlarca yetkili olarak görevlendirilmiş kimse için kullanılan kayyum kelimesi, hayatımızın birçok boyutunda karşımıza çıkıyor ve sadece bize mahsus bir konu da değil.

Yönetilmez hale gelmiş şirketlerden oturduğumuz apartmanlara varıncaya kadar kendisine oldukça geniş alan bulan bir kavram kayyum, lakin halk tarafından seçilmiş bir kişinin görevden el çektirilerek yerine devlet tarafından bir yetkilinin atanması bu kolaylıkla izah edilebilecek bir konu değil.

Demokrasilerde kayyum konusunun bir anomali olduğunu ve bu anomalinin süreklilik hali kazanmasının kabul edilmez olduğunun bu vesile ile altını bir kez daha çizmek isterim.

NEDEN ANOMALİ?

Çünkü daha üç ay önce milletin iradesine başvurulmuş ve millet, yaşadığı kentlerin yönetimlerini seçtikleri kişi ve meclislere devretmiş. Aradan geçen üç ay sonra siz bu kişiyi görevden alarak yerine bir devlet görevlisini koymuşsunuz.

Bu bir garabet değil mi?

İşte tam burada konunun bir de diğer tarafına bakmak lazım gelir.

Karşınızda demokrasiye ve demokratik değerlere saygı duyan bir yapı yok.

Ya kim var?

Terör örgütünün yapılanmasında görev almış, örgüt için haraç toplamış, teröristleri evinde saklayıp terörist cenazelerini organize etmiş, yakınlarını belediyelere onur ailesi diyerek yerleştirmiş bir zihniyet var.

31 Mart seçimlerinde anayasal hakları gereği oy kullanmak için seçim sandığına giden profesyonel askerlere 'Siz Ağrılı mısınız?' diye bağırarak ham kabadayılık yapan ve vatandaşların anayasal haklarını engellemeye kalkan bir Sırrı Sakık zihniyeti var.

Muş'ta kendisine oy vermeyen vatandaşlara 'Bu memleketten defolup gideceksiniz. Bize uzattığınız o keleşleri size çevirmesini biz çok iyi biliyoruz' diyen HDP'li Burcu Çelik Özkan var.

Bu zihniyet ile tedbirler almadan nereye kadar mücadele edebilirsiniz?

Bir Batı başkentinde bu söylemleri dile getirenleri bırakın aday yapmayı dışarıda gün yüzü göstermezler.

Demokrasi söylemini kendi terörist ajandasına payanda yapan bir zihniyet bu ve bu zihniyete karşı tedbir almadan yol yürümeniz adeta mümkün değil.

Peki, öyleyse bu kişinin adaylığı neden onaylandı?

İşte buraya da ayrı bir parantez açıp ayrı bir değerlendirme yapmak gerekir.

Malumunuz 'PKK sizi tükürüğü ile boğar' diyerek terör örgütü üzerinden devleti tehdit eden bir şahıs hukuki koordinesizlikten mütevellit şu an Van'da belediye başkanlığı koltuğunu işgal ediyor.

YSK ile diğer yargı kurumları arasında kurulması gereken senkronizasyon her nasıl kurulacaksa neşter asıl buraya atılmalıdır. Ya da Hakkari'de davası 2014 yılında başladığı halde hâlâ hükme bağlanmayan bu gibi kişiler hakkında nasıl önleyici mekanizmalar geliştirilebilir buraya odaklanmak gerekir.

Bu konunun çözüme kavuşturulması belki de hukuk tekniği açısından mümkün değildir bilemiyorum ama o zamandan konu iyi bir iletişim lisanı ile kamuoyuna çok iyi izah edilmelidir.

<p>Devrek'te hayvancılık işi yapan Kayhan Ayvacı ve ev hanımı Rabia Ayvacı, düğün salonunda gerçekle

Düğünde damada takı yerine koyun hediye ettiler

Yetişen alıyor: 80.000 TL'den başlıyor! İşte ikinci el araba modelleri

Dünya mirası Nemrut bayramda ziyaretçi akınına uğradı

Etiyopya'da müzedeki dev kaplumbağa görenleri şaşırtıyor!