• $ 7,8228
  • € 9,4308
  • 459.326
  • 1328.83
Reklamı Kapat

Asya yükselirken uyumamak lazım!

Peki, uyuyor muyuz? Kasımın 15’inde bütün uluslararası haber kanalları çok önemli bir haberi üzerine basa basa verirken bizim gazetelerde, haber kanallarında bu olay neredeyse yer almadı denilecek düzeyde geçiştirildi. Anadolu Ajansı meseleyi atlamamış, haber servisini yapmış fakat medyamız kendisine göre çok önemli başka olaylara odaklandığı için olacak, meseleyi görmezden gelmiştir!

Oysa haber önemli değil, çok çok önemlidir: Asya-Pasifik ülkeleri dünyanın en büyük serbest ticaret anlaşmasını imzalamışlardır. Bilindiği gibi ASEAN diye kısaltılan Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği diye bilinen yapının 37. Liderler Zirvesi çerçevesinde düzenlenen Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) konusundaki görüşmelerde bu ülkeler grubu sekiz yıl süren müzakerelerden sonra serbest ticaret anlaşması imzalamış bulunmaktadırlar.

ASYA NERESİDİR!

ASEAN ülkeleri arasında Brunei, Kamboçya, Endonezya, Laos, Malezya, Myanmar, Filipinler, Singapur, Tayland, Vietnam ile birlikte ‘diyalog ortağı’ statüsü ile birliğe katılan Çin, Japonya, Güney Kore, Avustralya, Yeni Zelanda gibi ülkeler yer almaktadır. Burada dikkat çeken ilk önemli husus ülkeler içinde Japonya, G Kore gibi ileri sanayi ülkelerinin yanında farklı düzeylerde gelişmiş ekonomilerin bir arada olmalarıdır. İkinci husus ise, bu ülkelerin her birinin siyasal rejimleri farklı olmasıdır; hatta geçmişte ve halen aralarında ciddi sorunlar bulunmaktadır fakat bölgesel işbirliğinin meydana getireceği ekonomik yoğunlaşmanın etkilerinden birlikte fayda üretme arayışındadırlar.

On beş ülke arasında gerçekleştirilen bu anlaşma yaklaşık 2.1 milyarlık bir nüfusu kapsarken iktisadi bakımdan da dünya GSYH’nin % 30’nu oluşturmaktadır. Bunun anlamı açık Asya’da Pasifik bölgesinde yeni bir ekonomik güç alanı yükselecektir. Çok değil önümüzdeki 10 yıl içinde bu ülkelerin kendi aralarında gerçekleştirecekleri serbest ticaret, her bir ülkeyi olduğu kadar dünyanın başka bölgelerini de etkileyecek bir sermaye/üretim yoğunlaşması oluşturacaktır.

Bu anlaşma bölgesinin dışında kalan Asya’ya bakıldığında orada da büyük bir değişim dalgasının yükseldiği kolayca görülecektir. Asya’nın yükseliş çağına girildiğini fark etmek mecburiyetindeyiz; zihinsel olarak Batı merkezli bir dünyaya hapsolmanın hiç olmazsa bu zamanda geri bir anlayış olduğunu görmek lazımdır. İşin güzel yanı kamuoyunun sorunun farkında olmamasına rağmen devletin en üst düzeyde işin farkında olmasıdır, hem Cumhurbaşkanı hem de Dış İşleri Bakanı çoktandır Asya’nın yükselişinin üzerinde durmaktadırlar. Kısaca, Türkiye tarihsel konumunun farkındadır ve yeni bir stratejik hamleye hazırlanmaktadır.

BİR DAVA ADAMI, BİR EDEBİYATÇI, BİR YAZAR: AHMET KEKEÇ

Ahmet Kekeç sıradan gazeteci-yazar değil kelimenin tam anlamıyla bir yazardır; usta kaleminden dökülen her satır, güzel Türkçenin nasıl ifade edilebileceğinin göstergesidir. 28 Şubat günlerinden 17-25 Aralık’a, Çukur eylemlerinden 15 Temmuz’a kadar her saldırıda ülkesinin milletinin yanında duran milli, demokrat, yurtsever bir dava adamını kaybettik; yıllardır kendi yazdıklarımdan önce onu okuyarak güne başlardım; milletimizin, sevenlerinin başı sağ olsun.