• $13,3566
  • €15,1841
  • 792.645
  • 2032.26
30 Ağustos 2013 Cuma

Suriye’ye müdahale tartışmaları

Doğu Guta’daki kimyasal saldırıdan sonra müdahale olacak mı sorusundan çok ne zaman ve ne kapsamda yapılacak soruları tartışılır hale geldi. Pazartesi günkü yazımda ABD’nin gündeminde dar kapsamlı ve sonuç değiştirmeye yönelik olmayan bir operasyon olduğunu yazmıştım. ABD hala Baas rejiminin yerine geçebilecek Amerikan dostu muhalif bloğu bulabilmiş değil. Fakat müdahale tartışmalarını sadece ABD bağlamında yapmak yanlış; “Türkiye ne ister?” sorusunu sormalıyız. 
Ülkemizde müdahale tartışmaları her zamanki kutuplaşma zemininde ilerliyor. Suriye’de üç senedir neler yaşandığını, Suriye’nin Türkiye’nin neresine düştüğünü, düşürülen uçağımızı, sınır illerimizdeki vatandaşlarımızın durumunu, havan topu isabet eden evlerimizi, hayatını kaybeden vatandaşlarımızı konuşan çok az. 
Sanki üç senedir Suriye, kavgası bol bölgemizde bir barış vahasıydı da her ülkenin motivasyonunu ayrı ayrı tartışabileceğimiz müdahale Suriye’ye kan ve gözyaşı getirecek. Coğrafi veya vicdani uzaklığınız sebebiyle farkında olmayabilirsiniz ama son üç senedir Suriye’de Baas rejimi yüz binin üzerinde Suriyeli’yi öldürdü, iki milyona yakın Suriyeli’yi mülteci durumuna soktu, yüz binlerce Suriyeli’yi hapse attı, milyonlarcasını evlerini terketmek zorunda bıraktı. Hadi bunu umursamıyorsunuz, Baas rejiminin öldürdüğü yüze yakın Türk vatandaşı da sizin için birşey ifade etmiyor mu? 

KİM NEYE KARŞI? 

Suriye’de devam eden insani trajediyi “vicdanen uzaklar” için bir tarafa bırakalım, cari durum açıkça Türkiye’ye siyasi ve ekonomik zararlar veriyor. En önemlisi, Baas rejimi Türkiye için ciddi bir tehdit unsuru olmaya devam ediyor. Suriye’nin mevcut durumuna ve Türkiye için yarattığı risklere rağmen Suriye’ye yönelik bir müdahaleyi düşünmeden reddeden dört ana kesim var. 
Birincisi ve tek saygı duyulabilecek olanı ABD’nin müdahale gündemine haklı olarak şüpheyle yaklaşan ve müdahalenin mevcut durumumuzu daha kötüye götüreceğine inananlar. Bu kesime yukardaki zaiyata bakıp nasıl daha kötüye gideceğimizi ve kanın durması için nasıl bir çözüm öngördüklerini sormak lazım. Cevabın da “Miss Turkey” pembeliğinden uzak ve sahada karşılığının olması lazım. 
İkinci kesim ise “bananeciler” koalisyonu. Coğrafi veya vicdani uzaklığın, kediye verilen değeri Suriyeli komşularımıza ve hayatını kaybeden vatandaşlarımıza çok gören zihniyet. Suriye’de yaşananlardan beri durabileceğimizi zanneden alakasızlar güruhu. Gözyaşını Türk, Arap veya Kürt diye ayıranlar. 

“MISS BAAS” 

Üçüncü kesim, müdahaleye Baas rejimine ve onun nezdinde İran’a yönelik yapıldığı için karşı çıkan Baas propagandistleri. Baas kültürüne iman etmiş, bütün sermayesini Baas iktidarına yatırmış ve küçük dünyalarında ve beyinlerinde Suriye’nin hür halkını şeytanlaştırmış yaratıklar kolonisi. Ekmeğini Baas’tan çıkaranlar. 
Dördüncü kesim ise üç senedir iç siyasette nemalandıkları Suriye krizinin bitmesinden ve şartların Türkiye’ye doğru evrilmesinden endişelenen siyasi rantçılar. Yaklaşan seçimlerde arkalarına Suriye krizi rüzgarını almak isteyen ve hükümete muhalefet yaparken milli çıkarları hiçe sayabilen, hatta “bazıları” muhalefetle ihanet arasında gidip gelen gezginler. 
Bazıları için zor olacak ama Suriye’ye müdahaleyi ABD bağlamından çıkarıp Türkiye’yi merkeze koyduğumuzda müdahale tartışmaları farklı bir anlam kazanıyor. Türkiye bu süreçte mevcut durumu iyileştirmek ve yanıbaşının başka aktörler tarafından dizayn edilmesine müsaade etmemek için kendi oyununu kurmalı, uygulamalıdır. 

<p>Elon Musk liderliğindeki uzay taşımacılığı şirketi SpaceX tarafından geliştirilen Starship roketl

SpaceX roketleri, Katy Perry'nin klibinde oynadı | TeknoZone #15

67 yıldır banyo yapmayan dünyanın en pis insanı! Doktorları hayrete düşürdü!

Boğa'nın gazabı! Herkes kaçarken o kamerasını açtı ve...

Dev timsahı kepçeyle durdurabildi! Yaklaşık bir ton ağırlığında