• $13,7194
  • €15,5684
  • 786.53
  • 1910.41
27 Nisan 2018 Cuma

Macron ne yapmaya çalışıyor?

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron sürpriz bir şekilde Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmuştu. Güçlü bir siyasi figür olmasa da arkasından esen rüzgarlar Macron’u Fransa’nın en genç cumhurbaşkanı yapmıştı. Bir teknokrat bakan olarak bilinse de Fransa’nın bir numaralı koltuğuna oturacak bir profilde olduğu değerlendirilmiyordu. Koltuğa oturduğundan beri Fransa’da gözlerin yavaş yavaş alıştığı Macron kendisine siyasi bir profil oluşturma gayretinde. Özellikle küresel kaosun devam ettiği mevcut konjonktürde, dış politik alandaki boşluğu bu profil oluşturma gayreti için bir avantaj olarak görüyor.

Macron’un Fransa’sı Zeytin Dalı Operasyonu sürecinde Avrupa’da en menfi pozisyonu takınanlar arasındaydı. Bu pozisyon, Fransa’daki güçlü PKK lobisi ve Türkiye aleyhtarı diğer çevrelerin çalışmalarıyla açıklanabilir. Malum PKK’nın en rahat faaliyet yürüttüğü ülkelerden birisi Fransa. Fakat bu pozisyon daha sonra da anlaşılacağı üzere Macron’un dış politik profil oluşturma stratejisinin sadece bir parçasıydı. Macron Fransa’nın Paris ve Lyon saldırılarından beri düşük profilli seyreden Suriye stratejisine hareket getirme çabası içerisine girdi. Ve giriş noktası da Afrin’di.

Aslında Fransa Suriye konusunda Türkiye’ye en yakın pozisyondaki Avrupa devletiydi. Krizin başından beri üst düzey istişareler yürütüldü. Birçok uluslararası toplantıya beraber katıldı iki ülke. Birçok ortak teze sahiptiler. Suriye’nin Dostları çekirdek grubunda da beraber hareket ettiler. Fakat Fransa’daki terör saldırıları sonrasında Fransa’nın odağı DEAŞ’a kaydı; ardından ise bütüncül bir Suriye politikası izlemeyi bıraktılar. Yeniden Suriye’ye dönme planını Afrin üzerine kurmaları kendileri açısından büyük talihsizlik oldu.

Bu durumu ABD ve İngiltere’yle ortak yaptıkları hava saldırılarıyla toparlamaya çalıştılar. Fakat operasyonun kapsamının dar olması ve bir stratejiye dayanmaması, etki alanını ve Fransa’nın nüfuz çabasını kısıtlı tuttu. Operasyon sonrasında Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkileri de içeren büyük ama içi boş söylemlerde bulunması da Macron’un operasyondan umduğu sonucu alamamasıyla ilişkilidir.

An itibarıyla Macron, ABD ile ilişkileri üzerinden küresel meselelere nüfuzunu artırma gayreti içerisinde. Washington seyahati ve seyahat sırasında verdiği toz pembe fotoğraflar bu gayretin en bariz göstergelerinden birisi oldu. Tabii ki konjonktür de buna uygun. Zira Suriye gibi çetrefilli bir meselede yalnız hareket etmek istemeyen Trump için Macron’un Fransa’sı kullanışlı bir ortaklık sunuyor. Macron ise ABD’yle ortaklığı üzerinden profilini yükseltiyor.

Macron, ABD’yi Avrupa’nın tezlerine yaklaştırma görevini kendi kendine üstlenmiş durumda. İran konusu bu alandaki en büyük sınaması olacak. Macron bu dosyadaki her olumlu gelişmeyi kendi kişisel siyasi hanesine yazmak istiyor. Çünkü iç siyasette grevlerle boğuşan ve yavaş ilerleme kaydeden Macron’un hiç olmazsa dışarıda hızlıca elde edebileceği bir başarı hikayesine ihtiyacı var. Belirtmekte fayda var ki maalesef şimdiye kadarki dış politik tercihleri çok parlak bir tablo ortaya koymuyor.

<p>Otto Yayınlarından çıkan 'Nebevi Liderlik ve Hz. Muhammed'  kitabı 508 sayfadan oluşuyor. Hz. Pey

Yalçın Akdoğan'ın yeni kitabı: “Nebevi Liderlik ve Hz. Muhammed”

UNESCO'nun geçici listesindeki Yesemek'te 15 heykel gün yüzüne çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan Siirt'te toplu açılış törenine katıldı

Ürdün'ün Salt kentindeki müze dünyanın en küçük Kuran-ı Kerim'ine ev sahipliği yapıyor