• $7,5345
  • €8,9837
  • 411.286
  • 1541.98
16 Şubat 2015 Pazartesi

Kurbanlara park cezası verin kurtulalım!

Ufuk Ulutaş
Ufuk Ulutaş
YAZARIN SAYFASI

Amerika’nın North Carolina eyaletinde 3 Müslüman gencin beyaz bir Amerikalı terörist tarafından infaz edilmesi tahmin edildiği kadar ne dünyada ne de Türkiye’de hakettiği haber değerini buldu. Mesele haberlere düşmesi de değil; mesele soğuk kanlı bir şekilde kafalarına sıkılan kurşunlarla hayatını kaybeden üç pırıl pırıl Müslüman gencin hayatının yeteri kadar önemsenmemesi. Daha da ötesinde tetiği çeken Müslüman olmadığı müddetçe bu infazın ne Batı ne de bizdeki aşağılık kompleksliler tarafından ciddiyetle ele alınmaması.

Haberin ABD’nin önde gelen haber merkezlerine düşmesi saatler aldı. Türkiye’de de durum farklı değildi. ABD basını nefret suçu şüphesini bertaraf etmeye yönelik ekstra gayret gösterdi. Teröristin karısının yine soğuk kanlılıkla sarfettiği “nefret suçu” değil ifadesi temcid pilavı gibi ısıtılıp önümüze koyuldu. Sonra utanmadan bir de bomba bir iddia kullanıma sokuldu: Üç Müslüman gencin kafalarına sıkılan kurşunlarla infaz edilmesinin sebebi park kavgasıymış (!) Sadece tersi bir senaryoyu zihninizde canlandırın: Bir Müslüman üç tane Amerikalı beyaz genci kafalarına sıktığı kurşunlarla infaz ediyor ve gözler park kavgasına çevriliyor. Bizdeki aşağılık kompleksiler başta olmak üzere dünya ayağa kalkardı.

Sistematik İslomofobi

Hatırı sayılır bir süre ABD’de yaşamış birisi olarak Müslüman görünümlülerin hayatının 11 Eylül’den sonra fazlasıyla zorlaştığını söyleyebilirim. Bunda siyasetçilerden medyaya ve film endüstrisine kadar birçok organ aktif rol oynadı. Müslümanlara karşı nefret basit bir şekilde kullanılmadı, üretildi, körüklendi ve ana akımda paylaşıma sokuldu. ABD’nin en fazla izlenen kanallarında Müslümanları olağan şüpheli yaptılar. Hollywood üzerinden cani, terörist, kültürsüz ötekiler olarak Amerikan ve Batı psikolojisine ilmek ilmek işlendi. Son izlediğiniz ve bir Müslüman’ın iyi bir karaktere tekabül ettiği Hollywood filmi hangisi acaba? Bu kısmı herkesin bildiği ve düşündüğü kısmı. Türkiye’dekilerin belki de çok düşünmediği kısmı ise bu kara propaganda ve şiddet eğilimli bir profil oluşturma çabasının Amerika’nın herhangi bir yerinde yaşayan bir Müslüman’ın hayatına nasıl yansıdığı.
ABD’deki büyük ve çok kültürlü şehirlerMüslümanlar’ın sosyal hayatta nispeten daha rahat olduğu yerler. Müslüman sayısı daha fazla, çeşitliliğe tolerans daha fazla, hareket alanı ve tercih imkanı daha fazla. Bu metropollerde bile direk ırkçılığa ve İslamofobi’ye karşılık gelen hareketlerle Müslümanlar her gün karşılaşıyorlar. Küçük şehir ve kasabalarda ise hayat Müslümanlar için çok daha zor. Hele dindar ve bol “redneck”li (bizim kırolar) bir yere düştüyseniz, bir an önce oradan ayrılmaya bakacaksınız. Özgürlükler diyarı ABD sizin için birden hapishaneye dönüşecektir. Hem insanlardan hem de resmi yetkililerden gelen ayrımcılığın sözlük karşılığıyla karşı karşıya kalma ihtimaliniz oldukça yüksek. Kısacası Müslüman, ABD’de (Batı da diyebiliriz) öteki koltuğuna oturtulmuştur.

İstatistik yalan söylemez

Hem de tüm istatistiklere ve aksi yöndeki çalışmalara rağmen. Steven Fish’in Oxford Üniversitesi yayın evinden çıkan “Are Muslims Distictive?: A Look at the Evidence” kitabını şiddetle öneririm. Müslümanlar ve şiddet arasında kurulmaya çalışılan bağı yerle bir eder Fish’in bu kitabı. Loonwatch’ın FBI’ın 1980-2005 arasındaki verilerinden derlediği ABD’deki terörist saldırıların etnik-dini dağılımı da bize kabul ettirilmeye çalışılandan farklı bir tablo ortaya koyuyor. Bu tabloya göre örneğin Yahudi aşırıların ABD’deki “terör” saldırıları (%7) Müslümanlar aşırılardan (%6) daha fazla. Listeyi %42 ile Latinolar çekiyor. Aşırı sol gruplar %24’le ikinci sırada.
Bu rakamlara rağmen yaratılan algı kitleleri yönlendirmekte. Tetiği çeken Müslüman ise terör ve nefret suçu bağlamında değerlendirmek farz olurken, Müslüman’ın hayatını kaybetmesi hele de tetiği çekenin beyaz bir Batılı olması saldırının yalnız kurt veya psikolojik sorunlar bağlamında değerlendirilmesine sebep oluyor. Chapel Hill’de olduğu gibi kurbanların geçmişi didik didik edilip öldürülmeyi neden hakkettikleri üzerine yoğunlaşılıyor.

<p><span>Bitlis'teki helikopter kazasında şehit düşen 8. kolordu  komutanı korgeneral Osman Erbaş te

Şehit Korgeneral Osman Erbaş'ın kahramanlıkları...

Antalya'daki yerleşik yabancılarKovid-19 aşısının ilk dozunu yaptırdı

Katoliklerin ruhani lideri Papa Franciscus, Bağdat'ta

Türk Kızılay Irak Delegasyonuna ait fırında üretilen ekmekleri mültecilere dağıttı