• $9,2644
  • €10,7534
  • 526.464
  • 1409.56
4 Ekim 2013 Cuma

Bir harita çizeceksin...

Batı harita çizmeye bayılır. Hele çizdikleri harita kendilerinin yaşamadıkları bir coğrafyaya aitse. Meşhur “hikayeyi” hatırlayın. Rivayet edilir ki Winston Churchill mükellef bir sofradan kalktıktan sonra Kahire’de bir pazar akşamüstü, alır kalemi eline. Ürdün’ün sınırlarını icat ederken birden hıçkırınca eli kayıverir ve mevcut haritalarda yer alan Ürdün-Suudi Arabistan arasındaki garip zikzak ortaya çıkar. Yine denilir ki jeopolitik karşılığı bulunan bu zikzak varlığını, Churchill’in şampanya ve viski düşkünlüğüne borçlu. 
Hikaye muhtemelen adı üstünde bir hikayedir. Fakat sadece Ortadoğu’nun değil sömürge altında yaşamak zorunda kalmış tüm coğrafyaların acı kaderini anlatır bize. Sınırlar çizilirkenki keyfilik de kendi sınırlarınızın başkaları tarafından çizilmesi de gerçekten can sıkıcıdır. 

YENİ ORTADOĞU HARİTASI (!) 

Bölgemizdeki her krizde basında yeni Ortadoğu haritaları peyda oluyor. Bölge üçe bölünüyor, beşle çarpılıyor. Suriye’nin türevi alınıyor, Suudi Arabistan’ın dörtlü kombinasyonu bulunuyor. Kürtler birleşiyor, Araplar baş kaldırıyor, Türkler titriyor ve kendine geliyor... 
Haritalar çizilir, çünkü tüm Kürtler büyük Kürdistan’da yaşamak ister, Irak ve Suriye’nin Sünnileri birleşmek için fırsat kollar, Şiiler kendilerini Sünnistan ve Vahabistan arasında tost yapar, Arap Yarımadası Arabistan, Öz Arabistan, Hakiki Arabistan ve Lüks Arabistan olmak üzere üçe beşe ayrılır. 
İşin en ilginç yönü ise Birinci Dünya Savaşı sırasında haritalar çizilirken aranmayan demografik mantığın, şimdi aranıyor olması. Oysa üretilen sınırlar, Churchill’in hıçkırığının ayırdığı Bedeviler için 1915’te ne kadar mantıksızsa 2013’te de o kadar mantıksız. Siz Ceylanpınar ile Ras’el-Ayn’ı veya Akçakale ile Tel Ebyad’ı hangi mantıkla ayırdınız da şimdi Suriye’nin ve Irak’ın kuzeyinde birleşik bir Kürt devletine mantık üretebiliyorsunuz? 
Batı’dan mülhem milli devlet fikri yüzyılı aşkın süredir Ortadoğu’da cirit atarken, mesela Iraklı ve Suriyeli Sünnilerin sadece mezhep birliği üzerinden birleşmeyi düşüneceklerini mi zannediyorsunuz?   

KİMİN ÇİZGİSİ

Hem çizgiler neye göre çiziliyor? Etnik yapıya mı, mezhepsel dağılıma mı, radikallik derecesine göre mi? Örneğin, sıkça konuşulan Alevistan’da Aleviler gerçekten de nüfus çoğunluğuna sahip mi? Kuzey Suriye’de sadece Kürtler mi yaşıyor? 
Bölünmüşlüğün harita çizenlerin ne kadar işine yarayacağını bile bilmiyoruz. Batı, demokrasi ve adaleti feda ederek korumaya çalıştığı otoriteryan istikrarı bu bölünmüşlük içerisinde korumaya devam edebilir mi? Neredeyse mahalle kavgaları seviyesine düşecek olan bölgesel savaşların silah tüccarlarının yüzünü güldüreceği de enerji güvenliğinin bel kemiği olan Körfez’deki bölünmüşlük ve istikrarsızlığın Batı’nın ceplerini yakacağı da açık. 
Sykes-Picot’nun üzerinden bir asır geçti. Batı’nın harita çizme alışkanlığı değişmese de bölge insanı acı tecrübeler sonucu başkalarının çizdiği haritaları sorgulamaya başladı. Bu açıdan baktığımızda Sykes-Picot pervasızlığının 2013’ün Ortadoğu’sunda işi kolay değil. 
Kimisi yeni sınırlar çizmeye çalışır, kimisi de mevcut sınırları kaldırmaya. Ortadoğu’nun selameti, yeni sınırların çizilmesinde değil, mevcut sınırların anlamsızlaştırılmasında. 
Rahmetli Abdurrahim Karakoç ile bitirelim: 
Ellerin yurdunda çiçek açarken, 
Bizim İl’e kar geliyor gardaşım. 
Bu hududu kimler çizmiş gönlüme? 
Dar geliyor, dar geliyor gardaşım. 
Not: New York Times’ta “yeni Ortadoğu haritasını” çizen ABD’li analist Robin Wright cumartesi günü İstanbul World Forum’da olacak. 

<p>İstanbul Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, terör örgütü DHKP-C operasyonuna i

Kılıçdaroğlu'nun iddiası yeniden gündemde

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi