• $7,4087
  • €8,967
  • 445.123
  • 1569.35
12 Nisan 2012 Perşembe

Vakıf üniversiteleri gerçeği

Türkiye'de sivilleşmek, sivil bir yapı kurmak o kadar zor ki. Bugün Vakıf Üniversiteleri Birliği'nin basın toplantısına katıldım. Ülkemizde şu anda sayıları 70'e yaklaştı. Toplantıda o kadar önemli konulardan bahsettiler ki ben bu toplantıyı biraz da kendini ifade etme toplantısı olarak yorumladım. Bu ülkede özel öğretimin halen yüzde 3'lerde olduğu gerçeğini bilen birisi olarak bu toplantıda vakıf üniversitelerinin serzenişlerine katılmamak çok zordu.
Öncelikle bir hedeflerini açıkladılar; eğitim sisteminde kamunun üzerindeki yükü hafifletmek için 2023 yılında 45 milyar liralık yatırıma ulaşmayı hedefliyorlar. Bu, yükseköğretimde şu anki toplam bütçeden daha fazla bir rakam. Eğer bu gerçekleşirse Türkiye'nin  yükseköğretimde okullaşma sorunu ve erişim sorunu büyük ölçüde çözülmüş olur.
Dünyada bugün 150 milyon üniversite öğrencisi bulunuyor ve 2023 yılına kadar bu rakamın 200 milyona erişeceği öngörülüyor. Ekonomik olarak 350 milyar dolarlık bir değere sahip. 2023'te bu değerin 500 milyar dolara çıkacağı hesaplanıyor.
Türkiye'de 2006 yılından sonra yüksek öğretim kurumlarının sayısı hızla artıyor ve dört yılda 65 yeni yüksek öğretim kurumu açıldı. Bu 65 kurumun 33'ü vakıf üniversitesi. Vakıf Üniversiteleri Birliği diyor ki: 'Bu dönemde yükseköğretime katılma oranının yüzde 20'den yüzde 35'e çıkmasında vakıf üniversiteleri olarak büyük bir rol oynadık. Üç büyük kentte vakıf üniversitelerinin sayısı (İstanbul'da 34, Ankara'da 11, İzmir'de 5), İstanbul'da ise vakıf üniversitelerinde okuyan öğrenci sayısı devlet üniversitelerini geçmiş durumda.' Bu çok ilginç bir istatistik. O halde artık hepimiz vakıf üniversiteleri gerçeğini kabul edelim.
Sürekli yazdım ve söyledim, eğitime çok büyük katkıları var. Vakıf yükseköğretim kurumlarında yüzde 30'u burslu olmak üzere yaklaşık 200 bin öğrenciye eğitim veriliyor. Yani okuyan her öğrenciden 30'u tam burslu. Daha farklı ifadeyle 60 bin öğrenci burslu okuyor. Eğer vakıf üniversiteleri olmasaydı bu çocuklar nerede okuyacaklardı. Kaldı ki geriye kalan 140 bin öğrenci de devlet üniversitelerinde yer olmadığı için kapıda bekleyecekti. Vakıf üniversiteleri her yıl devlete yaklaşık 500 milyon TL SGK primi, 125 milyon TL KDV ödüyor ve 30 bin insan istihdam ediyor. Vakıf üniversiteleri 2023'te ülke ekonomisine katkısını 45 milyar TL'ye çıkarıp, 575 bin Türk ve 60 bin yabancı öğrenciye ulaşmayı hedefliyor. Acaba YÖK'ün veya herhangi bir devlet üniversitesinin böyle bir planı var mı?
Vakıf üniversitelerinin yüksek öğretim içindeki payı yüzde 11. YÖK tarafından hazırlanan 'Türkiye'nin Yükseköğretim Stratejisi' raporunda 2025 yılına kadar yüzde 17'ye çıkması öngörülüyor. Dünya ortalaması ise yüzde 30 seviyesinde.
Toplantıda en fazla yabancı öğrenci konusu konuşuldu. Yabancı öğrenci pazarında durum çok ilginç. 4 milyon öğrencinin 60 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe ve 2023'de ise 7 milyon öğrencinin 120 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe ulaşacağı öngörülüyor. Türkiye şu anda sadece 26 bin öğrenci alabiliyor ki bunların da 14 bini burslu. Bu konuda en büyük sorun devlet üniversitelerinde. Yabancı öğrencilerin anlamsız bir şekilde çok cüzi rakamlarla öğretim görmesi olarak ifade edildi, ben de buna katılıyorum.
Sonuçta bu ülkeye büyük katkı sağladıkları yadsınamaz bir gerçek olan vakıf üniversitelerinin devlet üniversitelerinden daha hızlı, daha çalışkan oldukları kesin, ama buna karşın halen üvey evlat olarak görüldükleri de bir gerçek. Bu konuda sadece şu soruyu Enver Yücel'in ağzından sormak istiyorum:  'Üniversitenin devleti, özeli olmaz. Onların devleti Türkiye de bizim devletimiz kim?' İşte Ankara bu soruya yanıt verdiğinde işler daha güzel olacak sanırım.

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden canlı bağlantıyla AK Parti 7. Olağan

Başkan Erdoğan: Eyvallahımız olmayacak

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Sağlık Bakanlığı koronavirüs aşısı için 10 kuralı belirledi! İşte o detaylar...

Azerbaycan'da 20 Ocak Katliamı'nın kurbanları yad ediliyor