• $9,3083
  • €10,8386
  • 529.63
  • 1429.85
25 Kasım 2014 Salı

Öğretmenler ve eğitim

Bugün 24 Kasım… Peki, ne farkı var diğer günlerden? Bugün eğitim konuşulan, eğitimcinin bu ülkede var olduğunun farkına varıldığı tek gün. Bu açıdan önemli. Tabi bu günde bu ülke geleceğini sadece eğitimle kurabileceğini fark edebilse daha mutlu oluruz. Ama işte bugün birkaç hoş söz birkaç vaatten öte gitmiyor. Ne diyelim buda kader bu ülkede. Peki, öğretmenlerin durumu ne?

Türkiye'de öğretmenlerin eline "yoksulluk sınırında" bir ücret geçiyor, öğretmenlerin büyük bölümü geçimlerini ikinci, üçüncü işlerle sağlamaya çalışıyor, işportacılık, taksicilik, garsonluk gibi işlerin öğretmenlerin yaptığı ek işler açısından artık olağan görüldüğünü ve izlenen ücret politikaları nedeniyle öğretmenlerin giderek fakirleşmeye başladıklarını görüyoruz. Öğretmenlerin ekonomik, mesleki, özlük sorunlar altında ezildiğini söylemek pek abartılı olmaz.
Peki, 2023 vizyonu olan ve bu vizyonu sadece eğitim ve onun ürünleri ile başarabileceğini bilen bir Türkiye neden inşaat şirketlerine verdiği desteğin yarısını eğitimcilere vermiyor. İnşaat sektörünün yarattığı anlık getiriyi daha mı fazla önemsiyor? Bölgesine rol model olmak isteyen ve küresel oyuncu segmentine çıkmayı arzulayan Türkiye'nin öğretmen yetiştirme politikası ve öğretmenlerin mesleki, özlük, demokratik ve ekonomik hakları ile çalışma hayatı memnuniyeti hususlarında da örnek ülke konumunda olması gerekmiyor mu?
Öğretmenlerin sorun ve taleplerinin sadece ücret merkezli düşünülmemelidir ayrıca, Avrupa da siyaset hakkı verilmeyen öğretmenlerin yalnızca Türk Öğretmenleri olduğunu, Türk öğretmenlerinin kamuda en düşük ücret alan memurlar olduğu gerçeği, biran önce tarihin tozlu sayfalarında yer almalıdır. Milli Eğitim Bakanı Sayın Avcı'nın yaptığı reformlar ve projelerin başarılı bir şekilde hayata geçmesi için nitelikli, birikimli ve donanımlı sağlam bir öğretmenlik ruhu oluşturulması, kararlara katılan, motivasyonu yüksek, meslek kimliğine rengini verebilen eğitim ordusuna sahip olmak adına; eğitim sisteminin ana sorunları çözüme kavuşturmalı, tüm eğitim çalışanlarının ekonomik, sosyal ve özlük durumu iyileştirilmeli ve böylece tüm eğitim bileşenlerinin mazeret üretmesinin önü kesilmelidir. Kaldı ki derinleşme ve yaygınlaşma vizyonunu önüne koymuş Türkiye'nin en çok ihtiyaç duyduğu camia eğitim çalışanlarıdır.
Unutulmamalıdır ki eğitim çağımızda yaşamımız için sudan ve havadan daha değerlidir. 1954 yılında 2.dünya savaşından yerle b,r olarak çıkmış Almanya hükümeti öğretmen maaşlarına %200 zam yapar, beş yeni öğretmen enstitüsü kurar. Alman hükümeti ayrıca toplam bütçesinin %37’sin o yıl eğitime ayırır. Almanya’da halk ve muhalefet ayaklanır. Halk aç ve işsizdir bunun üzerine Almanya başbakanı halka seslenir “eğer çocuklarınızın ve torunluranızın aç kalmasını istemiyorsanız bırakın bütçemizi, eğitime harcayalım. Tersini istiyorsanız bu Almanya’nın yok olması anlamına gelir.” Bugün o Almanya dünyanın bütçesi fazla veren tek ülkesi ayrıca eğitimde PİSA uygulamasında 2006 yılında Alman okul çocukları bilimsel yeteneklerde ortalamanın oldukça üzerinde 3.sırada olup, matematikte 6.sırada ve okuma yeteneklerinde ise 8.sırada bulunarak Almanya’nın o günlerde eğitime yaptığı yatırımları boşa çıkarmamışlardır.
Şimdi bir daha düşünün neye yatırım yapacağınızı…

<p>Cerrahpaşa Tıp Fakültesinde yoğun  bakım yatak kapasitesi 3 kat arttı. 11 yataklı erişkin yoğun b

Cerrahpaşa'ya yeni yoğun bakım

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Togo'ya geldi

Bufalonun hatası canına mal oluyordu! İşte o anlar...

İsrailli dalgıç Akdeniz'de Haçlılardan kalma kılıç buldu