• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
13 Nisan 2013 Cumartesi

Hangi başarı...

Eğitimin her kademesi ve her anı çok önemlidir ama bence Türkiye'de en fazla aksayan ve en büyük sorun liselerde. Öyle ki liselerimiz her anlamada çok sıkıntılı. Liselerin bu kadar sıkıntılı olmasının en temel nedeni yaratılan lise isimlerinin içeriklerinin aynı oranda değerli olmaması, kısacası bizim fen, Anadolu gibi isimlerle andığımız liseler gerçekte sadece dershanelerin biraz daha homojeni olarak işlev yürütüyor olması.
***
Birkaç gündür bizim gazetede lise başarılarıyla ilgili haberler okuyorsunuz. Bu haberleri okurken eminim bazı okullar dikkatinizi çekiyordur. Bir klasik lisenin başarısı veya bir fen lisesinin başarısızlığı gibi. Bunlar tabii ki önemli ama asıl soru bu mu olmalı, ÖSYS'de başarılı ise bir okul başarılı mıdır? Veya tek kriter bu mudur? Eğer üniversite sınavındaki başarı liseyi başarılı saymamız için yeterliyse liseleri kapatıp hepsini bu işi en iyi yapan dershanelere çevirelim daha da başarıları artacaktır. Ama tabii ki bir liseyi lise yapan bu değildir. Liselerin en temel misyonu olan öğrencileri hayata hazırlamak konusunda maalesef liselerimiz sınıfta kalıyor. Liselerimiz işin bu tarafıyla pek ilgilenmiyor. Onun yerine sadece öğrencilerine üniversite sınavını hedef olarak göstermekle yetiniyor zaten bu işi de dershanelere havale edip kurtuluyorlar.
***
Peki liseler ne yapmalı? Bunu başımdan geçen bir olay ile anlatayım. Bundan 4-5 yıl önce çok yüksek puanlı bir fen lisesi öğrencimiz ABD'de bir üniversiteye başvurmuş. Öğrencinin ders dökümünü- transkriptini üniversite çok beğenip kendisine bir form göndermişler. Formda öğrenciden lise hayatında yaptığı sosyal faaliyetler, projeler, hedefleri gibi konuları yazmasını istemişler. Çocuk bana kadar ulaştı öğrenciye ne yapmasını gerektiğini anlattım ama çocuk bana dönüp dedi ki "Hocam tamam ama bunları ben yapmadım ki ben sadece ders çalıştım. Hocalarım bana üniversite sınavına çok çalışırsam her şeyin olacağını söylediler" dedi. İşte bütün sorun burada iyi lise öğrencisini dünya vatandaşı yapar, iyi lise öğrencisini teknoloji okur yazarı yapar, iyi lise öğrencisine girişimcilik inovasyon gibi konuları öğretir, iyi lise öğrencisini sosyalleştirir, iyi lise öğrencisinin kişisel farklılıklarını fark ettirir. İyi lise öğrencisini hayata hazırlar.
***
Şimdi dönelim bize; fen liseleri bunlardan hangisini yapıyor; hiçbirisini yapmıyor. Hatta öğrencilerini bu alanda geriletiyor. Ben fen liselerinin çağa uydurulması gerektiğini hep söylüyorum. Ben liselerin, öğrencilerine teknoloji projeleri, buluşlar yaptırmalarını bekliyorum. Patent alan lisemiz olsun istiyorum. Fen liselerinin patenti yok örneğin, Bahçeşehir Fen ve Teknoloji Lisesi hariç herhangi bir lisemiz patent sahibi değil, yine aynı lise hariç öğrencilerini dünyanın büyük üniversitelerine hazırlayan da yok. Peki o zaman bunu yapmıyorsa Türk liseleri anlı şanlı, en yüksek puanlı öğrencileri alan liseler ne yapıyor? Ben size söyleyeyim sadece "üniversite sınavına öğrenci hazırlıyorlar" yani bir nevi daha homojen öğrencilerden oluşan dershane olarak hizmet veriyorlar.
O zaman ne yapmak lazım. Dünya arenasına sunmak için liselerimizi ne yapmak lazım? Bunun için, birincisi fen liselerini kapatıp fen ve teknoloji lisesi adıyla ve ona uygun liseler açmamız lazım. İkincisi mutlaka hazırlık sınıfı açıp bütün liselerde yabancı dili iyi öğretmek lazım, üçüncüsü proje bazlı müfredata geçip zaten zeki olan çocukları uygulama ve araştırmaya yöneltmek lazım. Dördüncüsü, liselerin öğretmen kadrosunu üniversite ve teknolojiyle desteklemek lazım. Kısacası bu lise yapısı ile bizim eğitim sistemimizdeki problemleri çözmemiz mümkün değil. Gelin ciddi bir lise rönesansı yapalım. Tek çare bu...

<p>İstanbul Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, terör örgütü DHKP-C operasyonuna i

Kılıçdaroğlu'nun iddiası yeniden gündemde

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi