• $8,1259
  • €9,7045
  • 455.704
  • 1378.37
11 Şubat 2014 Salı

Pensilvanya Deniz Baykal‘ı da efsunlamış!

Bunlar insanlara "salak" muamelesi yapmakta çok mahirler.
Her türlü alavere dalavere mevcut.
Sihirli cümleleri de malumunuz:
"Bizimle ilgisi yok".
Kiminle var peki?
Her türlü fırıldağı çevireceksin, sonra da kalkıp "bizimle ilgisi yok" diyeceksin.
Oldu!
Hedefe giden yolda "yalan" da mubah bunlar için.
Yemin etseler başları ağrımaz!
Fetvayı öyle almışlar!
Başbakan Erdoğan geçenlerde açık açık söyledi; "17 Aralık operasyonunu çekenler de, Deniz Baykal'a kaset komplosunu düzenleyenler de aynı" diye.
Detaylarını önümüzdeki günlerde hep birlikte göreceğiz!
Bana kalırsa Deniz Baykal da Erdoğan ile aynı fikirde.
Lakin farkında değil.
Kendisini gerçekten severim.
Saygım vardır, bu yüzden de özür dileyerek ifade ediyorum ki, Deniz Baykal'ı da efsunlamışlar.
Bildiğiniz efsunlamışlar!
İstifa ettiği gün kaleme aldığı metne dikkatle bakacak olursanız, Deniz Baykal'ın bu kaset komplosunun arkasında kimlerin olduğunu açık seçik ifade ettiğini görürsünüz.
Öylesine doğru tespitler ortaya koymuş ki, ben bile bir kez daha okuduğumda dondum kaldım.
Nokta atışı adres vermiş.
O detayları aktaracağım ama önce Baykal'ı kim nasıl efsunladı ona bir bakalım.
Deniz Baykal'a istifa etmeden önce bir telefon geliyor. Telefon eden kişi Pensilvanya'nın iki numarası.
O iki numara Deniz Baykal'a şu sihirli cümleleri sarf ediyor:
"Bu işten çok büyük üzüntü duyduk. Siz Türkiye'nin siyasi hayatı için büyük değer taşıyorsunuz. Bu komployu ayıplıyoruz, kınıyoruz. Samimiyetle ifade ediyorum bizimle ilgisi yok. "
Kulaklarınıza ne kadar aşina değil mi?
Yılların kurt politikacısı bile bu sihirli birkaç cümleyle ikna oluyor.
Hepsi bu.
Sonra da istifası için kaleme aldığı metne, bir cümle daha ekliyor.
"Pensilvanya'nın ilgisi yok" cümlesini.
Sadece ve sadece bir telefon konuşması üzerine.
Şimdi gelelim o istifa konuşmasına.
Deniz Baykal o gün şunları söylemişti:
"…İleri teknoloji kullanımı yoluyla tezgâhlanan bu komplonun, iktidar gücü ve olanakları seferber edilmeden bir muhalefet partisi genel başkanına karşı bu kadar fütursuzca icra edilebilmesi mümkün değildir."
Tam da bu.
Deniz Baykal, o gün kaset komplosundaki profesyonellik karşısında şoke olmuştu. Bu nedenle de haklı olarak meseleyi "iktidarın bilgisi" dâhilinde zannediyordu.
Zira ona yapılan, son dönemin en şiddetli tasfiye operasyonuydu.
Peki biz böylesine şiddetli ve profesyonel bir operasyonu en son nerede gördük?
Tabii ki 17 Aralık'ta.
Yine iktidarın bilgisi yoktu. Başbakan'ın, İçişleri Bakanı'nın, Adalet Bakanı'nın, Vali'nin, Emniyet Müdürü'nün…
Hiç kimseye çaktırmadan böylesi bir komployu, darbeyi tertiplemişlerdi.
O gün Erdoğan'a "senden habersiz bunlar olmaz" diyenler, 17 Aralık'ta "tabii ki haberin olmayacak" dediler.
Peki Deniz Baykal, kaset komplosuyla ilgili iktidarı suçlarken elinde bir belgesi var mı?
Baykal dürüstçe söylüyor.
"Hayır" diyor.
Bunu da görmek gerek.
Ve son bir not.
Acaba diyorum; bugün Pensilvanya ile kol kola girenler, o gün de yine kol kola mıydı?
Ne dersiniz?

<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Esen Koronavirüs'ün kalp rahatsızlığı olanlar üzerindeki etkis

Koronavirüs Kalp Krizine Yol Açar Mı?

Güvenliğin dikkati, hayatını kurtardı

Polisin ikna çalışması sonucu teslim olan terörist ailesiyle buluşturuldu

Osmanlı döneminde padişahların iftar sofralarını süsleyen yemekler