• $13,4842
  • €15,2533
  • 800.512
  • 1945.07
10 Eylül 2014 Çarşamba

Mümtaz‘er Türköne bu yazıyı okumasın…!

Hoca, hamama girip yıkandıktan sonra abdest almadan çıkmak üzere olan Bektaşi’ye çıkışır; “Be adam, bilmez misin, abdest dinin temelidir?” der.

Bunun üzerine Bektaşi, hocaya dönüp:
“Bu nasıl bir temeldir ki bir osuruğa yıkılır?” diye cevap verir.
Meşhur Bektaşi fıkralarından biridir bu.
Farkındayım, pek hoş değil ama Mümtaz ’er Türköne’nin dünkü yazısı da böyle bir şeydi.
O yazıyı okuyunca aklıma bu fıkra geldi.
Soruyor Türköne, diyor ki:
“Hükümet kumdan kale midir ki yıkılsın?”
Bektaşi söyleyince gülüp geçiyorsunuz da, bunu Türköne söyleyince tuhaf oluyor!
Türköne “hükümet kumdan kale midir ki...” sorusunu durup dururken sormuyor elbet. Gezi iddianamesini okumuş, o yüzden soruyor.
Diyor ki:
-İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nın Gezi olayları ile ilgili iddianamesi “cebir ve şiddet kullanarak hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçuna dayandırılmış… Anlaşıldığı kadarıyla Çarşı Grubu’nun Başbakanlık ofislerini ele geçirmek üzere eyleme geçmeleri, “ihtilal başladı” demeleri, “bu hükümeti düşüreceğiz” diye haberleşmeleri bu suçun oluşması için yeterli görülmüş. Böylece Gezi olayları hükümete yönelik bir kalkışmaya, eylemler de “Hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçuna dönüşüyor… Allah aşkına, hükümet dediğiniz çocukların kumdan yaptıkları bir kale midir ki, önüne gelen bir tekmede yıkmaya teşebbüs ediyor.-
Ardından da şu cümleyi kuruyor.
-“Darbe”, “casus”, “ajan”, “hain” laflarını ne kadar sık duyuyorsanız, o ölçüde demokrasi ve özgürlükler için endişe taşımanız gerekir.-
Bak sen!
Bunları sen mi söylüyorsun?
İyi de kuzum, sen değil miydin 17 Aralık darbesi sonrasında “hükümet öldü” diyen?
Dahası zil takıp oynayan, cenazeyi kaldırması için hoca arayan…
Ne bileyim, insanın bir parça yüzü kızarır bunları yazarken!
Neymiş, hükümet kumdan kale miymiş?
Neymiş, darbe, casus, ajan, hain laflarını duyduğumuzda demokrasi için endişe taşımalıymışız!
Peki bu endişeyi geçmişte niçin taşımıyordun?
Bağlı bulunduğun yayın organları akşama kadar Ergenekon ve Balyoz haberleri yapıyor, “darbe” diyor, “casus” diyor, “ajan, hain” diyordu.
Kendisi bu söylemlerin bayraktarlığını yapıyordu.
Ergenekon ve Balyoz darbe girişimlerine karşı göğsünü siper etmişti.
O gün hükümet kumdan kalemiydi ki bir “boruyla” yıkılsın yahut falancanın yazdığı bir kitapla devrilsin?
İzmir’de bir tabur askeri casus bulmuştunuz!
Demek ki neymiş? Mümtaz ‘er Türköne ‘abimizin’ o gün tek derdi birilerine devlet içinde alan açmakmış.
Öyle ya!

<p>İstanbul Ticaret Üniversitesi Ulaştırma Sistemleri Uzmanı  Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı araç içinde

Yolda kalan sürücüler araç içinde ne yapmalı?

256 yaşında ölen adamın sırrı açıklandı!

Rusya'nın en korkutucu köyü! Kimse gitmeye cesaret edemiyor

Akbabalar evcil köpeklerin peşine düştü! Korku dolu anlar