• $8,2751
  • €9,999
  • 482.803
  • 1427.73
31 Aralık 2013 Salı

Erdoğan’ın suç duyurusuna niçin kayıtsızlar?

Gazetelerini iptal ettiriyorlar.
Paralarını çekiyorlar.
Kumandalarından siliyorlar.
Okullarından alıyorlar.
Sohbetlerinden kaçıyorlar.
Bilanço maalesef böyle.
Çok ağır!
7 Şubat kriziyle başlayan kaçış süreci, dershane meselesi ve kirli darbe girişiminin ardından zirve yaptı.
İğrenç kasetler, kayıtlar, hakaretler, kumpaslar...
Hüseyin Gülerce’nin isyan etmesine, “operasyon siyasi” demesine rağmen kirli savaşı sürdürüyorlar.
Gülerce’yi “hocasını satmakla” suçlayacak kadar cüretkârlar.
Adına ister erime deyin, ister çözülme, isterseniz de kaçış.
Lakin inkâr edilemeyecek o acı gerçek şudur:
Kendi gemilerini deldiler, batırıyorlar.
Peki bunu niye yapıyorlar?
Kim adına yapıyorlar?
Hatta kimler yapıyor?
Bunu anlamak için yedi ay önceye gitmek gerek.
Gezi darbesine.
O gün Geziciler ve destekçileri ne yapmıştı bir hatırlayın.
Sokakları ateşe vermişlerdi.
Medya patronlarını, işadamlarını, sanatçıları tehdit ediyorlardı.
Ajanslar gazete ve televizyonları “reklam” silahıyla vurmaya kalkmıştı.
Canları kime isterse ona yönelik en ağır hakaret ve küfürleri rahatça edebiliyorlardı.
Polis panzerleri şu kadar insanı ezip öldürdü diye yalan haberler uyduruyorlardı.
Tüm bunları yaparken de anlaşılmaz bir şekilde hiç mi hiç korkmuyorlardı.
Zira birileri kulaklarına, “Ha gayret, az kaldı, Erdoğan’ı deviriyoruz!” diyordu.
“Hiç korkmayın. Size kimse dava açamaz!” diyordu.
Acı ama gerçek, öyle de oldu!
Gezi darbecilerine ve destekçilerine dokunulamadı.
Gelelim bugüne.
Erdoğan, hükümete yönelik bir darbe girişimi olduğunu açıkça söyledi.
Kamuoyu da çok net gördü.
Başbakan defalarca bu paralel örgüte ilişkin suç duyurusunda bulundu.
Ama nafile.
Başbakan, devlet içindeki paralel yapılanmanın emniyet ayağına müdahaleyi yaptı.
Gel kör ki, ilgili ve görevli savcılar ile HSYK hâlâ kılını bile kıpırdatmıyor.
Yargı içindeki paralel yapılanmaya ilişkin gerekli müdahale yapılmıyor.
HSYK korsan bildirilerle bu hukuksuzluğa destek oluyor.
Sanırım paralelliği anladınız.
Arkasındakileri de.
Ve son bir not.
Bir kez daha söylemek gerek.
Cemaat ile paralel devlet yapılanması suç örgütünü insaf ve izan sahibi herkes ayırt etmek zorundadır.

<p>Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un  aksam.com.tr Genel Yayın Yönetmeni Serkan Fıçıcı'nın konuğu o

Milli Eğitim Bakanı Akşam TV'de... Serkan Fıçıcı'nın soruları yanıtladı

Yusufeli Barajı gövde inşaatında sona gelindi

Kahramanmaraş'ta heyelan sonrası oluşan Turkuaz Göl, turizme kazandırılacak

Mudanya Yat Limanı deniz salyasıyla kaplandı