• $8,6667
  • €10,1865
  • 491.746
  • 1391.91
24 Eylül 2014 Çarşamba

Çok pis yakalandılar!

“Yuh” diyorum, başka da bir şey demiyorum.

Birazdan okuyunca eminim bir yuh da siz çekeceksiniz.
Çok pis yakalandılar çünkü.
Alman Die Welt gazetesi Türkiye’nin gizli bir nükleer silah programı yürüttüğünü iddia etti.
Ardından da ekledi; Alman gizli servisi Türkiye’yi bu yüzden dinlemiş olabilir.
Yani demek istiyor ki, BND iyi yapmış!
İyi ki dinlemiş!
Haberin altında, Federal Savunma Bakanlığı’nın Planlama Bölümü’nden emekli Hans Rühle’nin imzası var.
Rühle’ye göre Türkiye İran’ın yolundan gidiyor.
Bir başka ifadeyle enerji üretme bahanesiyle nükleer silah üretiyor.
Bunu da bire bir şu cümlelerle ifade ediyor:
“Türkiye nükleer programı uygularken resmi gerekçe olarak; milli ekonomi büyüyor ve bunun için de daha fazla enerjiye ihtiyacımız var diyor”.
Yani Türkiye gizliyor, yalan söylüyor.
Bitmedi!
Rühle, BND'nin elindeki bilgiye göre, Erdoğan'ın emriyle 2010 yılında uranyum zenginleştirme tesisi kurulduğunu da iddia ediyor.
Ve Rühle’nin asıl karın ağrısı.
Rühle Alman politikacılara sesleniyor ve şöyle diyor:
“Almanya'nın buna tepki vermesi gerekir. İsrail ve İran’ın nükleer güce sahip olduğu biliniyor. Bu durum ülkesinin süper güç olmasını isteyen Erdoğan’ın nükleer silahlanmaktan başka bir seçenek bırakmıyor. Aksi takdirde, Türkiye bölgede ikinci güç olarak kalır ki bu durum Erdoğan'ı hiç de memnun etmez”.
Gelelim biz şimdi asıl meseleye.
Sıkı durun, “yuh” demeye hazır olun!
Alman gazetesi bu haberi birkaç gün önce yayımladı.
Biz ise 8 ay öncesine gidelim.
Tarih 14 Ocak 2014.
Zaman Gazetesi.
Şahin Alpay köşesinde şöyle diyor:
“AKP hükümetinin derdi nükleer santrallerden sadece elektrik elde etmek değil. Bölgesel, hatta küresel güç (!) olma iddiası… Tıpkı İran gibi...”
Dahası var, Şahin de Rühle gibi çağrıda bulunuyor.
“…Nükleer enerji programının durdurulması için, sorumluluk sahibi bütün yurttaşların her adımda, tüm demokratik hakları kullanarak mücadele vermeleri gerekiyor” diyor.
Hatırlayacaksınız geçenlerde Cemaat-Almanya yakınlaşmasını gündeme getirmiştim.
Benim anlayamadığım şu.
Türkiye’yi kim dinledi?
BND mi yoksa paraleller mi?
Yahut ortaklaşa mı?
Almanya’nın, Türkiye’nin bölgesel güç olma arzusundan rahatsızlığı anlaşılabilir.
Peki ya Şahin Alpay’ın ki…
Ben anlayamadım doğrusu, ya siz!
Ve son bir not.
Türkiye’nin nükleer silah üretme girişimi, arzusu, çabası var mı yok mu bilmiyoruz?
Ancak Almanların üçüncü havalimanına karşı olduğunu biliyoruz.
Gerek Gezi’de, gerekse 17 Aralık’ta üçüncü havalimanı dâhil birçok büyük projenin hedef alındığını da biliyoruz.
Paraleller de, Geziciler de, Almanlar da bu projelere karşıydı.
Tuhaf değil mi?

<p>Temelini 2017'de Başkan Recep Tayyip  Erdoğan attı.</p><p>New York'un silüetinde yerini alan  yen

Yeni Türkevi binası açılışa hazır

Düzce'de üretilen elektrikli motosiklet ve bisikletler dünya yollarında

Sivas'ta, Hititler dönemine ait ''apartmanlar'' keşfedilmeyi bekliyor

1915 Çanakkale Köprüsü'nün tabliye montajları tamamlanma aşamasına geldi