• $ 7,9701
  • € 9,4633
  • 487.203
  • 1190.63
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Bunu niye yapıyor

Dünyanın en zor işi yalanla baş edebilmektir.

Eyvallah, çok zordur ama imkânsız da değildir.

Gel gör ki Ak Parti şu kadar yıllık iktidarında yalanla mücadelede sınıfta kaldı.

Öyle ki, karşısında birbirine sımsıkı kenetlenmiş, yalanla konsolide edilmiş bir tabanın varlığını göremiyor.

Tamam! Yalana karşı bir mücadele veriyor. Her fırsatta ‘doğrusu bu’ diye çırpınıyor. Lakin sorun da tam burada zaten. Zira mesele neyin doğru neyin yalan olduğunu anlatmakta değil; mesele bu yalanın niçin söylendiğini idrak etmekte.

Kemal Kılıçdaroğlu yalan siyasetinin maestrosu. Bu konuda çok da mahir maşallah. Şimdi bu satırları alıp mahkemeye koşup hakaret davası açabilir. Hakimin insafına teslimiz, ne yapalım?

Söylediği onlarca yalan için Erdoğan’a tazminat ödedi. Dahası, dünyada eşi görülmemiş bir fon bile kurdular. Yalan, iftira ve hakaretler nedeniyle CHP’li vekiller bu fona para yatırdılar. Niye? Kemal Bey rahat rahat yalan söylesin, iftira atsın, hakaret etsin diye.

“Erdoğan kendisine saray yaptırdı, klozetleri de altından” diye bir yalan ortaya atmıştı. Muhatabına saç baş yoldurtan bir yalan. Aynı kitle bu yalanı da anında satın aldı. Günün sonunda belki tazminat da ödedi. Muhatabı açısından mesele bitmişti. Yani yalan ortaya çıkmış, tazminata mahkûm edilmişti.

Ak Parti işin olgusal kısmını halletmişti, peki ya algısal kısmı?

Saray, altın klozet, padişah, lüks yaşam… O yalan maalesef geride böylesi bir algı bıraktı.

İşte bir başka yalanı; ’15 Temmuz gecesi bütün oteller kapalıydı, bizi almadılar, ben de Bakırköy Belediye Başkanımızın evine gittim”.

Bu da koca bir yalandı, ispatlandı da. Bütün oteller açıktı. Kemal Bey hiçbir otele başvurmamıştı. Günlerce tartışıldı. Tamam, yalan olduğu ortaya çıktı ama Kemal Bey amacına ulaşmıştı. Bu yalan sayesinde asıl tartışılması gereken konu gündemden düşmüştü. Neydi o?

Ey Kemal Bey, ne oteli? Senin yerin otel değil, meydanlar değil miydi? Hani tankların önüne çıkacaktın?

Kemal Bey otel yalanıyla tüm bu sorulardan paçayı kurtarmayı başarmıştı.

Darbe bastırılmış, millet lideriyle beraber bir destan yazmış, tarihin akışını değiştirmişti. Hal böyle olunca Kemal Bey bir büyük yalana daha başvurdu. Darbeye ‘tiyatro’ dedi, ‘kontrollü’ dedi.

Marmaray gibi devasa bir projeye de yalanlarla saldırıp, ülkenin tamamının gurur duymasının, alkışlamasının önüne geçti.

Aynısını İstanbul Havalimanı’na da yaptılar, yapıyorlar.

Bunların İBB başkanı da aynı. Kanal İstanbul depremi tetikler diye ortaya bir yalan attı. Bir diğeri de ‘Kanal İstanbul kısırlık yapar’ dedi. Amaç ne? Çok basit, bütün kirli kelimelerle, bütün olumsuzluklarla Kanal İstanbul’u yan yana getirip algı oluşturmak.

Yalan siyaseti bir FETÖ taktiğidir. Onlar da Siyonistlerden öğrenmişlerdir. Evet çirkin, evet alçakça ama maalesef etkili. Hiçbir kutsalı olmayanlar için de çok kullanışlı.

Peki bununla nasıl baş edilir?

1-Topluma yalanın nasıl tahrip gücü yüksek bir bela olduğu anlatılır.

2- Yalanla değil, yalancıyla ve yalancılıkla mücadele edilir.

3- Yalanı ortaya çıkarmak yetmez, bununla neyi amaçladığı yüksek sesle anlatılır.

4- Yalancı yalanıyla baş başa bırakılmaz.

5- Hukuki mücadele yetmez, ahlaki mücadele gerekir.

Ve son bir not.

Yalanla mücadelede başarı sağlanırsa, sebepsiz Erdoğan düşmanlığı da geriletilebilir. Zira siyasi tarafgirlik yahut ideolojik saplantı bile ahlaklı insanlar için başarıyı alkışlamaya engel değildir.

Turgay Güler Diğer Yazıları

Ah şu ajans

16.01.2020

KKTC'de seçimi Ersin Tatar'ın kazanması neyi değiştirdi?

KKTC'de seçimi Ersin Tatar'ın kazanması neyi değiştirdi?

24 Ekim çeyrek altın, gram altın fiyatları anlık ne kadar?

24 Ekim çeyrek altın, gram altın fiyatları anlık ne kadar?

Ankara'da asayiş uygulaması! 750 polisin katıldı

Ankara'da asayiş uygulaması! 750 polisin katıldı

İçişleri Bakanı Soylu, İstanbul'da görev yapan kaymakamlar

İçişleri Bakanı Soylu, İstanbul'da görev yapan kaymakamlarla görüştü