• $7,5422
  • €9,0323
  • 411.169
  • 1538.04
09 Aralık 2014 Salı

Bu nasıl bir pişkinlik Ahmet?

Cumartesi günü, “bu ayıp sana bir ömür yeter Ahmet” diye yazmıştım.
“Vaktiyle Ertuğrul Özkök’ün Ahmet Kaya’ya yaptığıyla, bugün senin Yavuz Bingöl’e yaptığın arasında bir fark yok” demiştim.
Cevap vermiş.
Ama ne cevap?
Ahmet Hakan diyor ki:
“Dönemin egemenlerine, dönemin resmi ideolojisine, dönemin saraylılarına başkaldırdığı için linç edilen Ahmet Kaya…”
Allah için, tespit doğru.
Ahmet Kaya tüm bunlara başkaldırmıştı.
Peki nasıl başkaldırmıştı?
O dönem Ahmet Hakan’ın Haber Dairesi Başkanı olduğu Kanal 7’de sık sık boy gösteriyordu.
Yine Kanal 7 ekranlarına çıkıp başörtüsü mücadelesine destek oluyor, 28 Şubat eleştirileri yapıyordu.
“Şiir okuyanların, şarkı söyleyenlerin tutuklanmadığı” günlerin özlemini haykırıyordu.
Ve o da tıpkı Yavuz Bingöl gibi Erdoğan’la dosttu.
O gün Ahmet Hakan Hürriyet’te yazmadığı için, Ahmet Kaya’yı linç eden Ertuğrul Özkök’e, Aydın Doğan’a ‘çakıyordu’!
Bugün ise Aydın Doğan’a garsonluk yapıyor!
Ahmet Hakan devam ediyor.
“Ahmet Kaya linç edilirken...
Kendisine tek bir destekçi bile bulamamıştı” diyor.
Yalan söylüyor!
O gün Hürriyet “Vay şerefsiz!” diye manşet atarken, Kanal 7 vardı, Yeni Şafak vardı, Vakit vardı…
Tayyip Erdoğan vardı…
Milyonlarca vatan evladı vardı.
Ey Ahmet Hakan! Bugün aklamaya çalıştığın, hakkında bir tek laf edemediğin o çirkin manşeti, o gün yerden yere vuran sen vardın!
O gün Ahmet Kaya’nın arkasında duranlar, bugün de Yavuz Bingöl’e sahip çıkıyor.
Yani hâlâ aynı yerdeler.
Sen neredesin peki?
“Vay şerefsiz!” manşetini atan, attıranların yanında, yatında, sofrasında. (Sofrada ama garson olarak)
Dahası benzer bir linç girişimine imza atarak!
Neyse devam edelim.
Şöyle diyor:
“Yavuz Bingöl linç edilirken...
Devlet arkasında.
Egemenler arkasında.
Egemenlerin gazetecileri arkasında...
Bakanlar arkasında, hükümet arkasında, devlet arkasında.
Savcı arkasında, polis arkasında...
Resmi ideoloji ondan yana.
İstese ekranlar, manşetler, köşeler emrine amade…”
İşte tam da bu!
Bunun adı Yeni Türkiye Ahmet ’cim!
Gezi darbesini eleştiren Yavuz Bingöl, 28 Şubat darbesini eleştiren Ahmet Kaya gibi içeri tıkılmak istenmiyor.
Erdoğan’la dost olduğu için çatal bıçak ‘yemiyor’.
Hakkında sayısız dava açılmıyor.
Ülkesini terk etmek zorunda kalmıyor.
“Saray” linç edenin değil, linç edilenin arkasında duruyor.
Hakkını yemeyelim Hürriyet de hâlâ aynı yerde duruyor.
Uzun lafın kısası, “Ahmet bu ayıpla bir ömür yaşayacaksın”!
Tıpkı Ertuğrul Özkök gibi.
Özkök yıllar sonra benim programımda (Sıradışı ÜLKE TV) o manşet için özür dilemişti.
Geç gelen özür hiçbir işe yaramadı.
Sana tavsiyem bundan bir ders çıkar, gel vakit geçmeden özür dile.
Sıra dışı sana da açık.
Ve son bir not.
Sahi Ahmet, Yavuz Bingöl’ün “işini bitirdikten” sonra yani cumartesi günü, Nişantaşı’ndaki T.H Cafe’de Aydın Doğan’la bir araya gelip ne konuştunuz, çok merak ettim doğrusu?

<p>İnsanların, hayatı boyunca kilosunu sağlıklı bir düzeyde tutabilmesi kalbin de ilerleyen yaşlarda

Kalp hastaları dikkat! Fazla kilolar kalp sağlığımızı nasıl etkiliyor?

Kahramanmaraş'ta 3 mahalle karantinaya alındı

Türkiye'deki yaban hayatı fotokapana yakalandı

Güneş patlamalarının kaynağı ilk kez belirledi