• $8,1992
  • €9,764
  • 458.159
  • 1393.24
22 Şubat 2014 Cumartesi

Böceklenmiş paralel yapı

"Başbakanlık'taki böceği cemaate yıkma komplosu deşifre oldu" diye manşet atmış.
Kendince konuyu kapatmış!
Kim mi?
Zaman Gazetesi.
"Konu kapandı, bize göre böyle, mesele bitti, tartışmanın bir anlamı yok" demeye getiriyor aklı sıra.
Meseleye az şüpheyle yaklaşsa yine sorun olmayacak.
Gel gör ki, telaş içinde daha aklı selim bir manşet düşünülememiş kanımca.
Bizimle ilgisi yok, kestirmeden cumburlop!
Peki kim deşifre etmiş?
TÜBİTAK eski başkan yardımcısı Dr. Hasan Palaz.
Eski; çünkü şubat ayının başında görevden alındı.
Aşağı yukarı 20 gün sonra da çıkıp konuştu, kendince "böcek" olayını deşifre etti!
Allah razı olsun muhterem kardeşimizden!
Rabbim hizmetini boşa çıkarmasın!
Peki nasıl deşifre etti?
Başbakan Erdoğan'ın ofisindeki "böceği" incelesin diye bu muhterem kardeşimize göndermişler. İncelemiş, rapor tanzim etmiş. Sonra bu rapor hükümetin hoşuna gitmemiş! "Sen bu raporu değiştir, şöyle yap" denmiş!
Yılların bilim adamı beyefendi de "hayır, olamaz" diye esmiş gürlemiş!
Dahası var.
Hükümet bu muhterem kardeşimize "Bize biat edeceksin, biz ne dersek o" demiş.
"Bize biat edeceksin"!
Sanırım size de tanıdık gelmiştir. Bu biat-miat işleri en bildik, en klasik, en klişe yaftalama yöntemidir.
Yersen!
Bir vakit CHP de diline dolamıştı, Ertuğrul Özkök de, Emin Çölaşan da.
Muhterem kardeşimiz iddialarını temellendirmek için, zahmetsizce hazır bir algı üzerinden yol almaya kalkışmış.
Ama bilmiyor ki bu biat-miat zırvaları eskidi, artık para etmiyor.
Ama ben yine de şunu merak ediyorum; muhterem kardeşimiz bu biat meselesiyle ilgili telkini "acaba" diyorum, rüyasında görmüş olabilir mi?
Şayet öyleyse söz inanacağım!
Biz gelelim asıl meseleye.
Böcek olayıyla ilgili çember daralıyor. Sanıyorum kamuoyuna yansıyandan daha fazlası savcılığın bilgisi dahilinde.
Gerçi casusluk faaliyetinde bulunanlardan bazıları çoktan arazi olmuşlar.
Amerika'ya "hicret" etmişler.
Şükür ki MİT artık yurtdışında da operasyon yapabiliyor!
Belli mi olur, bakarsın yarın öbür gün bu iki casusu paketleyip getirirler!
Ve son bir not.
Malum telefon konuşmasında, "bu işi Amerika'nın üzerine atıp sıyrılalım" manasındaki diyaloğa ne diyeceğiz peki?
Yok mu sayacağız?
Montaj mı diyeceğiz?
Yahut, uydurulmuş bir teville görmezden mi geleceğiz?
Ne yapacağız?
Bi deyin hele!
Neyse, bence en doğrusu hiçbirimiz bu işi daha fazla kurcalamayalım.
Hafazanallah; Amerika'yla aramız-maramız bozulur, neme lazım!

Paralel İbiş'e küçük birkaç soru

Malum, kamuoyu 28 Şubat darbesinin medya ve sermaye ayağının üzerine gidilmesini bekliyordu.
Maşallah paralelciler ananasla, ihaleyle, ballı sponsorluklarla meseleyi sümen altı etmeyi başarmış.
Biz de saf saf bekliyormuşuz.
Neyse.
Anlaşılıyor ki, devlete sızmış bu son çete temizlendikten sonra "o sayfa" da açılacak.
"Gelin bakalım şöyle" denilecek.
Bizim paralel İbiş, 28 Şubat sürecinde ekranlardan Aydın Doğan'a yönelik sıkı salvolar yapardı.
"Ey Aydın Doğan" diye söze başlar, kükrerdi.
O vakit soralım:
"Ey paralel İbiş; 28 Şubat soruşturması patronuna uzanırsa 'o salvolara' kaldığın yerden devam edecek misin?"
Efendim, duyamadım…
Bir de unutmadan; ey İbiş sen ne ara bu kadar paralel oldun yahu?
Gerçi sen de haklısın.
Patronun övüyor, damadı öpüyor sana da bu düşüyor.

<p>Koronavirüs salgınının uzun süredir kontrolden çıkmış olduğu ABD'de son durum ne? Aşılama süreci

ABD'de koronavirüs salgınında son durum

Beşiktaş, Erzurum'a ayak bastı

Zonguldak'ta dereden akan çamurlu su denizin rengini değiştirdi

Nisan ayında yağan kar Domaniç Dağları'nı beyaza bürüdü