• $7,4159
  • €8,9888
  • 437.999
  • 1467
26 Ekim 2011 Çarşamba

'Onlar' bizden daha insan!

Enkazın önünde, gözyaşları içinde yakınlarını beklerken 'kızım saatlerdir buradasın al bir lokma ekmek ye' diyerek saçınızı okşayıp kendi ekmeğini paylaşacak kadar temiz 'o' insanlar...
'Aman oralara gitme... Canını sıkarlar... Slogan atarlar' diye uyaracak kadar karanlık konulardan ayrışık!
***
Çocuklar, yol göstermeye, yardım etmeye, imkan bulursa 'abla İstanbul nasıl bir yer, anlatsana azıcık' diye kuracağı hayallere malzeme bulmaya istekli.
***
Tüm ailesini, çocuklarını, torunlarını, gelinlerini, eşini paramparça olmuş 'aile apartmanları' önünde bastonundan güç alarak bekleyen dedeler başlarını omzunuza yaslayarak ağlayacak kadar çaresiz.
***
Orada görev yapan askerler 'su geldi abla al bir yudum iç. Susuzluk en fena şey' diyecek kadar insan...
***
Elektrik kesintisi en büyük sıkıntılardan biri... Jeneratöre ulaşmak neredeyse imkansız! Aşiret reislerinin Kürtçe konuştukları için ne dediklerini anlamasam da gözlerime sevgiyle bakarak kullanmama izin verdikleri küçük jeneratörü unutmam  mümkün değil...
Van'ın merkezinde ve Erciş'te yaşadıklarım, gördüklerim kelimelere sığmaz...
Terör illeti, fakirlik, cehalet ve üzerine bir de bu felaket!
***
İstanbul'a döndüğümden beri okuyorum 'Gölcük depremi kadar korkunç bir bilanço yok' diyorlar...
Doğrudur ama orası da Gölcük değil zaten!
Çok daha derin acılara sahip bir yöre...
***
Her şey çok yavaş ilerliyor... Kurtarma çalışmaları, yardım kamyonlarının bölgeye ulaşımı, yardımların dağıtımı, çadır kentlerin kurulumu ve insanların oralara yönlendirilmeleri...
Orada çaresizliği en derinden hissediyor insan.
Sevgiden, ilgiden, acılarına destek olmaktan, kendi boynundaki kaşkolü çıkartıp bir çocuğun boynuna sarmaktan başka elden bir şey gelmiyor...
Onlarca enkaz ve altında kurtarılmayı bekleyen 'can'lar... Çoğuna geç kalınıyor...
Geç kalındığını hissetmek ve o hisle beklemeye devam etmek ise çok zor...
***
Teknolojinin nimetlerinden faydalanıp göçük altından babasını arayan 'kurtar beni' diye ağlayan genç kız, Twitter'a altında kaldığı evin adresini yazan delikanlı, yakınlarını arayıp evin neresinde olduğunu tarif eden, ağlayan, yardım dilenen insanların çoğundan bir süre sonra haber alınamadı... Kiminin şarjı bitti kiminin nefesi...
***
Biz hep bekledik... Orada ailelerini, sevdiklerini bekleyen insanlarla beraber bekledik...
Arama kurtarma ekibinin 'sessiz olun' komutu bir insan bedeni buldukları için umutlanmamıza, 'makineler çalışsın' komutu bulunan bedende yaşam belirtisi olmadığı için tekrar umutsuzluğa gömülmemize neden oluyordu...
***
Bir ara, öğrenci yurdunun önünde beklerken, pilimiz bitmiş, hepimizi derin bir umutsuzluk kaplamış... AKUT görevlilerinin alkışlarıyla irkildik. Gencecik bir erkek çocuk çıkarılıyordu. 'Yaşıyor' haykırışını duyduğumuz an ayağa fırladık, birbirimize sarılarak ağladık... Oysa hiçbirimiz birbirimizi tanımıyorduk.
***
Şimdi ben yeni döndüm Van'dan... O yüzden duygularım allak bullak...
Ama tek bildiğim bir şey var o da bugün Van'a olan yarın İstanbul'a olabilir.  O yüzden diyeceğim odur ki; insan olun her şeyden önce.. İnsanlık beraberinde merhamet, vicdan, adalet gibi duyguları taşır. Bunlara sahip olursanız o zaman her şeye sahip sayılırsınız!

Neden hala gitmediniz?
Herkes arayıp soruyor 'Van'a ben de gitmeli miyim? Orada bana ihtiyaç var mı?' diye...
Sıradan vatandaşlara 'gitmeyin' derim. Çünkü orada işe yaramazsınız. Hiçbir şeyin ucundan tutamazsınız. Bölgede sadece bu konuda eğitimli insanlar çalışabiliyor. Hatta gitmeniz tehlikeli bile. Çünkü sokaklar henüz yıkılmamış ama yıkılmak üzere binalarla dolu. Ve siz oralarda kontrolsüzce dolaşırken enkaz altında bulabilirsiniz kendinizi!
Ama... Eğer ünlü biriyseniz o zaman da 'hala neden gitmedin?' diye çıkışırım size de..
Çünkü oradaki insanların morale, önemsenmeye, bizlerden biri olduğunu hissetmeye, kabul edildiğini görmeye ihtiyacı var. Ünlü isimlerin oraya gitmesi kuşkusuz büyük moral olacaktır!
Mesela Somali'ye giden ekip gönüllü olabilir bu iş için... Aklıma ilk gelen isimler Ajda Pekkan ve Sertab Erener!

Sarıgül büyük iş yaptı!
Ben Şişli halkıyım. Yani Mustafa Sarıgül'ün bölgesinde oturuyorum. Haliyle zaten kendisinden fazlasıyla memnunum.
Her seçimde gözüm kapalı oyumu ona veriyorum.
Şişli'nin neredeyse tamamı da benle aynı durumda.
Neyse...
Pazar akşamı Mustafa Sarıgül depremzedelere yardım kampanyası başlatmış diye duyunca kaptım yardımımı ve gittim belediye binasına...
Binanın önünde uzun kuyruklar. Ellerinde kolilerle yardım etmek için akın etmiş insanlar.
Uzun zamandır insanların canhıraş, tek vücut haline gelip birbirlerine böylesine yardım yağdırdığını görmemiştim. Kaybettiğim umutlarım yeniden yeşerdi desem yeridir...
Yardımları tek tek elleriyle teslim aldı Sarıgül. Bununla da kalmadı sabah kalktı Van'a geldi... Yardımlardan önce kendi oradaydı. Ben kendi belediye başkanımla gurur duydum, kendisine de söyledim bunu... Ama işin boyutu Şişli'yi çoktan aştı. Erciş'te halk boynuna sarılarak teşekkür etti Başkan'a... Bence tüm Türkiye'nin teşekkürünü hak etti!

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 'Holokost, Bosna, Ruanda, Kamboçya gibi trajedilerin tekerrür etmeme

Başkan Erdoğan'dan uluslararası topluma çağrı: Harekete geçin!

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (27 Ocak 2021)

Rize'de gizlenen temaslılara karşı yeni önlemler uygulanmaya başlandı