• $13,4726
  • €15,2894
  • 793.592
  • 2011.16
21 Mart 2013 Perşembe

Diyarbakır'da temkinli bir heyecan

Diyarbakır'dan izlenimlerimi yazmadan önce Nevruz'un (Newroz) Kürt halkı için ne ifade ettiğine değinmek isterim. Çünkü meseleye uzak olan okurların Nevruz'un neden bu denli önem taşıdığını da anlamaları gerektiğine inanıyorum.
Nevruz, Ortadoğu'da baharın gelişi olarak kutlanırken Kürtler için çok daha farklı bir anlam ifade ediyor. Kürtler, Nevruz'u bir direniş bayramı olarak kutluyor.
PKK'nın öncü kadrolarından Mazlum Doğan'ın Diyarbakır Cezaevi'nde 1982 Nevruz'unda koşulları protesto etmek amacıyla, arkasında yanmış üç kibrit bırakarak hayatına son vermesi ile o güne kadar bahar bayramı olarak kutlanan Nevruz yerini direniş bayramına bırakıyor. Yıllar içinde Nevruz günü hayatına kendini yakarak son veren bir çok kişi de buluyor. Nevruz'un tarihçesi çok eskiye dayanıyor ama son 30 yıldır yaşananlarla beraber bayramın da tanımı değişiyor.
Yani bugün kutlanacak Nevruz tamamen politik bir bayram. Ve direnişe gönül vermiş, mücadeleye inanmış Kürtler için de büyük önem teşkil ediyor.
Yıllar içinde hükümetlerin Kürt meselesine bakışı ile kutlamaların şekli de değişiyor.
Barış söylemlerinin hakim olduğu 'süreç'lerde olaysız, engelsiz bir bayrama dönüşüyor.
Kopuklukların yaşandığı dönemlerde ise Nevruz'a çatışmalar imza atıyor. 
1992'de Cizre ve Şırnak kutlamalarında onlarca kişinin hayatını kaybettiğini hatırlamakta da fayda var..
Bu yıl ise ilk defa bu denli kapsamlı ve coşkulu kutlanacak bir Nevruz' a hazırlanılıyor. 

***
Nevruz alanı Diyarbakır'ın Bağlar semtinde. Bağlar, siyasete tamamen angaje olmuş Kürtler'in yaşadığı bir semt.
Alan oldukça geniş. 
Bugün için devasa bir sahne kurulmuş. Sahnenin sağlı sollu yanlarında 30 yıl içinde hayatını kaybedenlerin fotoğrafları yer alıyor. Son Paris suikastında hayatlarını kaybeden Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan'ın fotoğrafları da sahnede yerini almış.
Bugün hepimizin merakla takip edeceği Nevruz bayramı için 5 bin gönüllü çalışıyor. Genç yaşlı herkes bugünün bayram gibi kutlanabilmesi için seferber olmuş durumda.

ÖCALAN ALANA GELECEK!
Diyarbakır heyecanlı. Gerginlik yok ama heyecan büyük. Bu heyecanın sebebi ise ne barış süreci, ne de izlenecek yol haritası aslında.
Esas sebep 14 yıldır İmralı'da tutuklu olan liderlerinin mektup aracılığıyla kendilerine seslenecek olması.
Öyle ki şehirde bir takım efsaneler dolaşıyor. Nevruz alanına bir helikopter pisti kurulduğuna ve Öcalan'ın gelip mesajını verdikten sonra geri döneceğine inananlar bile var. 
Kimisi de İmralı ile video bağlantısı kurulacağına ve mesajı Öcalan'ın kendi ağzından duyacaklarını umut ediyor.
Diğer yandan bugüne dair bir çok süprizden de bahsediliyor. Sürpriz sanatçılar, sürpriz konuşmacılar olacağı anlatılıyor. Sezen Aksu, Hülya Avşar gibi isimlerden söz ediliyor.
Leyla Zana'nın Öcalan'ın mektubunu okuma olasılığı ise 'Ancak Öcalan onu talep ettiyse' diye yorumlanıyor.

MESAJ OKUNDUKTAN SONRA NE OLACAK?
Kürtler son derece politize olmuş bir halk. Sokakta top koşturan çocuklar bile süreçten haberdar ve üzerine söyleyecek sözleri var. Haliyle biraz sokaklarda gezdiğinizde dahi sürece dair halkın düşüncelerini öğrenebiliyorsunuz. Yazının başında da dediğim gibi heyecan yüksek ancak beklenti düşük. Güven tam oluşmuş değil. Aksine Kürt halkı yaşanacak gelişmelere göre tutum belirlemek taraftarı. Herkes barış istiyor ancak karşılığında yaşanacak sürecin, alınacak hakların da onurlu olması gerektiğini söylüyor. Henüz hükümet kanadından elle tutulur bir hamle görmedikleri için 'süreci' tam olarak benimsedikleri de söylenemez. 
Kısacası Öcalan'a güven tam ama sürece bakış temkinli.

 

<p class='MsoNormal'>Top ustası bu sevimli köpeği mutlaka 'GÖRMELİSİN'</p>

Top ustası sevimli köpeği GÖRMELİSİN

Piton ve timsahın ölümcül mücadelesi! Görenler dehşete kapıldı

Vücudu koruyup virüsleri öldürüyor! İşte o muhteşem besin ve faydaları

Karın ağrısı ile doktora gitti! Midesinden çıkanlar şoke etti