• $7,3922
  • €8,9489
  • 436.774
  • 1457.1
22 Mayıs 2011 Pazar

Bu kız sahnede olmalı!

Cumartesi gecesi Uğur Uludağ'ın yazıp yönettiği Üçüncü Türden Yakın ilişkiler; Başlangıç adlı oyunu izlemek üzere Akatlar Kültür Merkezi'ne gittim.
Biliyorsunuz Uğur Uludağ, bu işte iddialı. Sürekli kendini aşma çabası içinde. Denenmemişi denemek, yapılmamışı yapmak istemekte.
Türk tiyatrosu için 'hiç de fena değil' bir durumdur bu.
Bu sefer otobiyografisini yazmış ve sahnelemiş.
Kadro aynı.
Başrollerde;
Doğa Rutkay, Yosi Mizrahi, Hakan Bilgin ve Yağmur Kaşifoğlu var...
Oyun ilginç.
Yazarın beyninin içinde dönenlerin hayatına yansımalarını ve bazen de beynin yazara hüküm edememesini anlatıyor.
Gündelik konular, gündemden olaylar da katılmış işin içine. Hayli keyifli, gıdıklayıcı bir iş çıkmış ortaya.
Sahnedekilerin hepsi kendini kanıtlamış 'tipler'...
Doğa Rutkay en meşhurları.
Televizyondan, dizilerden ve magazin sayfalarından gayet iyi tanıdığımız biri. Ancak tiyatro sahnesinde farklılaşmış. Başka başka tiplere hızla bürünüyor. Bunu yaparken de sizi etkiliyor. Aşırılıktan, abartıdan uzak bir etkileyicilikten bahsediyorum.
Daha önce televizyonda izlediğimiz kadın o değil sanki.
Bu başka biri.
Enerjisi, oyunculuğu insanı şaşırtıyor.
Belli ki ait olduğu yer tiyatro. Belli ki sahnede sık sık yeniden doğuyor.
E bu izlediğiniz kadın karşısında da büyülenmemek imkansız oluyor. 'Bir tiyatrom olsa Doğa Rutkay'ı alır, her oyunu onun üzerine kurarım' dedirtiyor insana...
İzlediğinizde ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
Televizyondaki Doğa ile tiyatro sahnesindeki Doğa bambaşka iki 'şey'... İnanın bana...
Oyun 27 Mayıs'ta oynanacak.
27 Mayıs'ı yakaladınız yakaladınız yoksa sezon başına kadar beklemeniz gerekecek...

Kral TV gecesini panayıra cevirdiler
Vasat bir ünlüler dünyasına sahip olduğumuz, hepimiz tarafından gayet iyi bilinen bir gerçek.
Ancak vasatlığın ne boyutlarda olduğunu görmemiz için mutlaka toplu halde bir araya gelmeleri gerekiyor.
Son bir araya geliş, Kral TV müzik ödülleri gecesinde yaşandı.
'Bir ödül törenine, özel bir geceye ne giyilmemelidir' dersinde örnek olabilmek için adeta birbirleriyle yarışmış gibiydiler.
Melis Alphan'ın uzmanlık alanına girmek istemezdim ama kendimi tutmam pek de mümkün görünmüyor.
Herkes bir karaktere bürünmüş, adeta kostümlü partiye, panayıra ya da karnavala katılır gibi giyinmiş. Sanki her birine birer konu verilmiş ve o konuya bağlı kalarak giyinmeleri istenmiş...
Mesela;
Ömür Gedik: Denizkızı
Tuğba Özay: Pijama partisi; gecelik.
Yeliz: Rüzgarlı bir hava ve deli dalgalar.
Nilay Dorsa: Alacakaranlık; guguk kuşu.
Nez: Kitsch (kiç) bir yatak örtüsü veya perde.
Ece Gürsel: Zagor'un saldırısına uğramış mağdur bir kadın.
DJ Asuman: Japon çizgi film kahramanı.
Yonca Evcimik: Naylon masa örtüsü. Konulu olursa makbuldür.
Ziynet Sali: Piyano.
Geceye insan kılığında katılan nadir isimlerden bazıları; Diana Şahenk, Hülya Avşar, Tülin Şahin ve Demet Şener'di. Merakım, tüm gece kendilerini 'garip' hissedip hissetmedikleridir.

Başbakan'ı anlamak istiyor musunuz?
Bizim gazetenin Taşkın'ı, Taşkın Su'yu tanır mısınız?
Her hafta kahrımı fazlasıyla ve nezaketiyle çeken mesai arkadaşım olmasının yanı sıra 'sözlükleri'yle medya dünyasının da yakından tanıdığı biridir. Yayınladığı 'Resimli Ansiklopedik Engin Ardıç Sözlüğü'yle kitapseverlerin bildiği bir isimdir.
Taşkın bizlerden arta kalan zamanında yine boş durmamış, bu sefer de yazıişlerinden bir başka arkadaşımız Eren Demir'le '1111 Maddede RTE Sözlüğü' hazırlamış. Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakan koltuğuna oturduğu günden bugüne sarf ettiği tüm 'iddialı' sözleri toplamışlar, o sözlerin ardından yaşanan olayları, yazılan yazıları da bir araya getirmişler. 'Aslında Recep Tayyip Erdoğan ne demek istemişti' diye kafa yoranlara epey yardımcı olacak bir kitap.
Sözlük 1 hafta içinde 2. baskıyı yapmış. Bence edinin bir tane, geçmişe dönük araştırma yapmanız kolaylaşsın. Hele yakında oy kullanacağınızı düşünürsek, 'zararı olmaz faydası olur', derim ben...

Soner Yalçın'a özel not: 19 Mayıs, herkes seyahattedir diye kalktım Lucca'ya gittim. Tesadüf bu ya, son buluşmamızda oturduğumuz masayı verdiler. Fazlaca sosyetik, aklı fikri kılık kıyafet olan bir grubun tam ortasındayım. Fakat şaşırtıcı, konuşulan konular;  12 Haziran seçimleri ve Ergenekon'dan başka şey değil. Komplo teorileri havalarda uçuşuyor. Her şey, her konu dönüp dolaşıp bir bilinmeze bağlanıyor. Kadınlar şüphe içinde bakıyor olaylara. Kafalarında onlarca soru.. 'Hangi oje rengi moda' onu öğrenirim diye oturduğum masadan, içim karardı da kalktım.. Hayırdır, neler oluyor 'bunlara' dersin?

<p><span>MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. HDP E

PKK'nın bir kolu gibi çalışan HDP kapatılacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Trakya beyaza büründü

Çamlıca tepesi ve çevresinde muhteşem kar manzarası