• $8,155
  • €9,7089
  • 457.312
  • 1393.24
05 Haziran 2011 Pazar

Bir sonraki adım bekaret kontrolü mü?

Felaket tellalı değilim, olmak da istemem. Ama haberiniz olsun bekaret konusunun konuşulduğu günlere doğru hızla ilerliyoruz.
12 Haziran seçimlerinden sonra aniden hayatımızda bir bekaret kontrolü olgusu girerse kaçınız şaşırırsınız bilmiyorum ama ben hiç şaşırmam.
Hangi ara buralara kadar geldik diye de sormayın sakın çünkü inanın ben de bilmiyorum.
Tek bildiğim Başbakan'ın çıkıp Hopa'daki olayları protesto etmek için eylem yapan Dilşat Aktaş'ı 'O kadın, kız mıdır kadın mıdır ben bilemem' imasında bulunduğu gerçeğidir.
Bu 2011 Türkiyesinde olacak iş değildir.
Nasıl parklarda alkol kontrolü, restoranlara içki baskını, vatandaşa 'ne içiyorsun' sorgusu yapılacağını beklemiyorduysak bekaret kontrolünü de henüz beklemiyoruz.
Belki de bundan sonra kadınların bakire-bakire olmayan veya dul-bekar olarak ayrılacağı günler gelecek.
Hatta belki de evlenmeden önce genç kızlar bekaret kontrolünden bile geçirilecek.
Şimdi iyi gözlemleyin; birkaç gün sadece bu konu konuşulacak. Eleştirel yazılar yazılacak medya ayaklanacak. Ama sonra yani çok kısa bir süre sonra bu konu unutulacak, aynen diğer konular gibi. Belki aylar sonra bekaret meselesiyle ilgili bir utanç yaşanır ve o zaman tekrar hatırlanır hayatlarımızdaki değişim!

O biçim bir hayat...
Bilmem haberiniz oldu mu; Almanya'nın en ünlü multi milyoner playboy'u Gunter Sachs birkaç gün önce yani 78 yaşında intihar etti. Opel'in torunu, çeşitli spor dallarında şampiyonluğu olan, Brigitte Bardot'nun üçüncü kocası olma unvanlı Sachs'ın en büyük özelliği hayatı boyunca çalışmamış olmasıydı.
Dedikodu sayfaları ve magazin basının en sık konuk ettiği playboy'un elbette ses getirmiş 'girişimleri' var.
Mesela; tanıştıkları gecenin sabahında bir helikopterle Bardot'un Cote d'Azure'daki evinin damından aşağıya 1000'e yakın kırmızı gül döktürmüş.
Çorapsız ayakkabı giyme modasını da o yaratmış.
Sachs, matematik ve ekonomi üzerine eğitim almış olmasına rağmen hiç çalışmamış çünkü yaşamak için çalışmasına gerek yokmuş. Hayatının en önemli konularından biri astrolojiymiş. Modeller, şarkıcılar ve ünlü ailelerin kızlarıyla çıkmış. Üç kez evlenmiş. İki oğlu olmuş.
Bir gün Sachs'a Alzheimer teşhisi konulmuş.
Bunu kaldıramamış, eve gitmiş ve kendini vurmuş.
İşte birkaç gün önceki ölümüne kadarki Gunther Sachs hikayesi böyle.
Özetle pek hoş ama bir o kadar da boş bir hayat hikayesi!

Bende kesin bir problem var!
Türkiye'de yaşıyorum. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Müslümanım. Kadınım. Gazeteciyim.
Ama sanki bende bir tuhaflık varmış gibi hissediyorum.
Neden mi?
Ülkemde beğendiğim, doğru bulduğum herkes ve her şey kötü ilan edilenler listesinde de ondan.
Bir insanın doğruları bu kadar kaymış olabilir mi Allah aşkına?
Bakınız son örnek; Nuray Mert. Siz beğenirsiniz beğenmezsiniz orasını bilemem ama ben beğenirim ve tanıdığım en net, açık, rolsüz kadınlardan biri olarak tanımlarım. Yani ben ona 'mert kadındır' derim. Ama bugün ona 'Namert' diyorlar!

Soner Yalçın'a özel not: Bazen sessizliğe, resimlere uzaktan bakabilmeye muhtaç oluyor insan. Neredeyiz, ne yapıyoruz? Şu halimize bak, neleri tartışıyoruz...

<p>Koronavirüs salgınının uzun süredir kontrolden çıkmış olduğu ABD'de son durum ne? Aşılama süreci

ABD'de koronavirüs salgınında son durum

Beşiktaş, Erzurum'a ayak bastı

Zonguldak'ta dereden akan çamurlu su denizin rengini değiştirdi

Nisan ayında yağan kar Domaniç Dağları'nı beyaza bürüdü